12. Ceza Dairesi 2021/8930 E. , 2024/269 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
DAVA TARİHİ : 24.04.2018
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEMYİZ EDENLER : Davalı vekili, davacı vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin 24.02.2020 tarihinde tebliği üzerine davalı vekilinin 25.02.2020 tarihinde verdiği dilekçesinde hükme ilişkin temyiz sebeplerini bildirerek katılma yolu ile temyiz isteminde bulunduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 24.04.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacı hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan Van C.Başsavcılığınca soruşturma yürütüldüğü, 16/08/2016 tarihinde gözaltına alındığını, 20/08/2016 tarihinde tutuklandığını, 15/05/2018 tarihinde tahliye edildiği, Van 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 14/02/2018 tarihli ve 2017/201 esas 2018/84 karar sayılı kararı ile müvekkili ...'ın beraatine karar verildiği, kararın 22/02/2018 tarihinde kesinleştiği, müvekkilinin tutuklu kaldığı süre içinde ekonomik olarak zarara uğradığını ve ailesinin maddi açıdan çok büyük zorluklar çektiğini, maddi zararların yanında avukat masraflarının da olduğunu, usul kurallarına uymama veya keyfi adli işlemler nedeniyle (haksız işlemler) soruşturma veya kovuşturma sırasında kişilerin uğrayabilecekleri maddi ve manevi zarar halleri ile bu haller gerçekleştiğinde zarar gören kişilerin Devleti dava etmek ve zararların giderilmesini istemek hakkını CMK'nın 141. maddesi düzenlendiğini, bu sebeplerden ötürü 500.000,00 TL maddi, 1.000.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
2. Davalı vekili 04.05.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3. Nazilli Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.10.2018 tarihli ve 2018/143 Esas, 2018/241 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 23.01.2020 tarihli ve 2019/1657 Esas, 2020/35 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 09.11.2021 tarihli, davalı vekilinin temyiz talebinin kesinlikten reddi ile davacı vekilinin temyiz talebinin kabulü ile hükmün bozulması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davalı vekilinin temyiz sebepleri
Davanın reddi gerektiğine, reddedilen miktar üzerinden davalı lehine vekâlet ücreti ödenmesi gerektiğine, faizin karar tarihinden itibaren işletilmesi gerektiğine, ilişkindir.
Davacı vekilinin temyiz sebepleri
Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna, ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacı hakkında Van 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 14/02/2018 tarihli ve 2017/201 esas 2018/84 karar sayılı kararı ile beraat karar verildiği, kararın 22/02/2018 tarihinde kesinleştiği, karara ve eklerine göre davacının 16/08/2016-19/08/2016 tarihleri arasında 4 gün gözaltına alındığı, 20/08/2016 tarihinde tutuklandığı, 10/05/2018 tarihinde tahliye edildiği anlaşılmıştır.
Mahkeme tarafından davacının maddi kaybının tespiti amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılıp, bilirkişi tarafından düzenlenen bilirkişi raporuna göre; Davacının kısıtlandığı süreçte, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 141/1 maddesi uyarınca 2/3 oranında aylık ödemesinin yapılması nedeniyle salt hürriyetinin kısıtlanmasından dolayı herhangi bir kazanç kaybına uğramayacağı sonucuna ulaşıldığı anlaşılmıştır.
Davacının silahlı terör örgütü üyesi olmak suçlamasıyla 16/08/2016-19/08/2016 tarihleri arasında 4 gün gözaltına alındığı, 20/08/2016 tarihinde tutuklandığı, 10/05/2018 tarihinde tahliye edildiği, davacı hakkında beraat kararı verildiği anlaşıldığı, davacının tazminat isteme haklarının bulunduğu anlaşılmıştır.
Davacının Van İl Emniyet Müdürlüğü tarafından 18/07/2016 tarihinde bakanlık emri ile görevinden uzaklaştırıldığı ve 14/07/2017 tarihinde görevden çıkarıldığı ve tutuklu kaldığı süre boyunca görevden uzaklaştırılma idari tedbirinin uygulandığı, bilirkişi raporunda da hesaplandığı şekilde davacıya maaşının 2/3 oranındaki aylık ödemesinin yapıldığı ve salt hürriyeti kısıtlanması dolayısıyla herhangi bir kazanç kaybının bulunmadığı göz önüne alınarak mahkememiz tarafından tespit edilen herhangi bir maddi kaybının bulunmadığı, bilirkişi raporuyla da bu hususun sabit olduğu göz önüne alınarak maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacının tutuklu ve gözaltında geçirdiği süre, tutuklandığı suçun toplumda infial uyandıracak terör örgütü üyeliği olduğu, davacının yapmış olduğu meslek, sosyal konumu ve itibarı, Adnan ... Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi tarafından halk arasında saçkıran olarak bilinen alopesi areata teşhisi koyulmuş olması, tedavi için aldığı 23 adet fototerapi seans sayısı, duruşmadaki görüntüsü itibariyle hastalığının ileri seviyede olduğu, bu nedenle başının aldığı saçsız ve sakalsız görünümle uğradığı diğer manevi zararlar da göz önüne alınarak 70.000 TL'lik manevi zarara hükmedilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Manevi tazminatın 20.000,00 TL'ye indirilmesi suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan Van 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/201 Esas, 2018/84 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 16.08.2016-10.05.2017 tarihleri arasında 267 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama üzerine 14.02.2018 tarihinde beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 22.02.2018 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin 24.02.2020 tarihinde tebliği üzerine davalı vekilinin 25.02.2020 tarihinde verdiği dilekçesinde hükme ilişkin temyiz sebeplerini bildirerek katılma yolu ile temyiz isteminde bulunduğu anlaşıldığından tebliğnamedeki davalı vekilinin temyiz isteminin kesinlikten ret isteyen görüşüne iştirak edilmemiştir.
A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
A.1. 5271 sayılı Kanun’un "Tazminat istemi" kenar başlıklı 141 inci maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
"(1) Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında;
...
e) Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen,
...
Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler.
...
Bu itibarla kanunda öngörülen yasal şartlar oluştuğundan davanın kısmen kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
A.2.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 tarih, 2007/8-2 Esas, 2007/63 Karar sayılı kararında da belirtildiği gibi haksız tutuklamadan kaynaklanan tazminat davalarında, tazminat miktarının davacı tarafça kesin bilinmesi mümkün olmadığından, davalı lehine avukatlık ücreti ödenebilmesi ancak davanın tamamen reddi halinde mümkün olduğundan davalı lehine vekâlet ücreti ödenmemesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
A.3.Davacının dava dilekçesinde talep ettiği tazminat miktarlarına tutuklama tarihinden itibaren yasal faiz talebinde bulunduğu anlaşıldığından taleple bağlılık ilkesi gereği hükmedilen maddi ve manevi tazminatlara gözaltı tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
B.1.Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda çok eksik manevi tazminata hükmolunması, bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (A.3. ve B.1.) paragraflarında açıklanan nedenlerle davalı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 23.01.2020 tarihli ve 2019/1657 Esas, 2020/35 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.01.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!