12. Ceza Dairesi 2021/8926 E. , 2023/3300 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/273 E., 2019/231 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 26.02.2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin üzerine kayıtlı ... plakalı kamyonuna 09.12.2011 tarihinde malen sorumlu sıfatıyla yargılandığı dosya kapsamnda el konulduğunu, yapılan yargılamada sonunda aracın iadesine ve şerhin kaldırılmasına karar verildiği, söz konusu kararın kesinleştiği, yargılama sırasında aracın 30.05.3014 tarihinde 35.000,00 TL'ye satıldığını, aracın piyasa fiyatının altında satıldığını, bu nedenle aradaki farkın tazminat olarak ödenmesi gerektiğini, müvekkilinin nakliye işi yaptığını, haksız el koyma nedeniyle aracın gelirinden mahrum kaldığını, manevi olarak da zarara uğradığını bu nedenle 260.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın el koyma tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
2.Davalı vekili 10.04.2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılıp açılmadığının araştırılması gerektiğini, davacı vekilinin özel yetkisinin bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, mahkemenin yetkili olup olmadığının araştırılması gerektiğini, el koyma tedbiri usule uygun olduğundan davacının tazminat talebinin reddi gerektiğini, talep edilen tazminat miktarının fazla olduğunu, faizin ancak kararın esinleşmesinden itibaren uygulanması gerektiğini, davanın reddi gerektiğini, öne sürmüştür.
3.Batman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.09.2019 tarihli ve 2019/206 Esas, 2019/647 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne kararı verilmiştir.
4.Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 19.12.2019 tarihli ve 2019/273 Esas, 2019/231 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14.11.2021 tarihli tebliğnamesi ile davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile hükmün onanmasnı talep etmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi;
Davacının aracının iadesi talep edilmesine rağmen dosyanın mahkeme aşamasına gelmeden değerinin altında satıldığına, müvekkilinin nakliye işi ile uğraşması nedeniyle uzun süren el koyma nedeniyle aracının gelirinden mahrum kaldığından hükmedilen maddi tazminatın miktarının eksik olduğuna, ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Tazminata esas Cizre 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/364 Esas – 2018/123 Karar sayılı dava dosyasında davacının 5607 sayılı kanuna muhalefet suçundan malen sorumlu sıfatıyla ... plakalı kamyonuna 09.12.2013 tarihinde el konulduğu, yapılan yargılama sonunda aracın iadesine ve şerhin kaldırılmasına karar verildiği, kararın 17.01.2019 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, davacı hakkında derdest dosya bulunmadığı, söz konusu aracın 30.05.2014 tarihinde 35.530,95 TL bedelle satıldığı, Diyarbakır Tasfiye İşletme Müdürlüğünden gelen 17.07.2019 havale tarihli cevabi yazısında; ilgiliye bedel iadesinin yapılmadığını, ihale yoluyla satılan eşyanın mahkeme kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde eşya bedelinin ödenmesi için ilgilinin başvuruda bulunması gerektiğinin bildirildiği, bilirkişi ek raporunda, dava konusu aracın rayiç değerinin elkonma tarihi olan 2013 yılındaki değerinin 40.000,00 TL olduğunu, aracın tasfiye edildiği ve tasfiye bedelinin iade edilmediği ancak iadesinin mümkün olduğunun tespit edilmesi nedeniyle sadece el konulan aracın el koyma tarihindeki piyasadaki rayiç bedel farkının davacıya tazminat olarak ödenmesi gerektiği, davacının bedel iadesi için idareye talepte bulunulması durumunda yasal faizi ile birlikte elkonma tarihinden itibaren bedel iadesi yapılacağı anlaşılmakla; bilirkişi raporunda belirtilen 40.000,00 TL ile aracın satış bedeli arasındaki fark hesaplanmakla; 4.469,05 TL'nin (40.000,00-35.530,95=4.469,05) verilmesi gerektiğine, davacının dava dilekçesinde aracı kullanamamaktan kaynaklı kazanç kaybını talep etmiş ise de, aracın el koyma tarihindeki piyasadaki rayiç bedelinin faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiğinin kabul edildiğinden davacının bu yöndeki talebinin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenerek, manevi tazminat talebinin reddine, 4.469,05 TL maddi tazminatın el koyma tarihinden faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin esasını oluşturanCizre 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/364 Esas – 2018/123 Karar sayılı dava dosyasında davacının 5607 sayılı kanuna muhalefet suçundan malen sorumlu sıfatıyla ... plakalı kamyonuna 09.12.2013 tarihinde el konulduğu, yapılan yargılama sonunda aracın iadesine ve şerhin kaldırılmasına karar verildiği, kararın 17.01.2019 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı Vekilinin Temyiz Talebi Yönünden;
Tazminata esas ceza davasında davacının malen sorumlu sıfatıyla aracına el konulduğu, yargılama sırasında aracın 30.05.2014 tarihinde 35.530,95 TL bedelle satıldığı, ihale yoluyla satılan eşyanın mahkeme kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde eşya bedelinin ödenmesi için ilgilinin başvuruda bulunması gerektiğinin bildirildiğinden davacıya iadesinin yapılmadığı, bununla alakalı davacının idareden tasfiye bedelinin alabileceği, dava konusu aracın rayiç değerinin elkonma tarihi olan 2013 yılındaki değerinin 40.000,00 TL olduğunu, aracın tasfiye edildiği ve tasfiye bedelinin iade edilmediği ancak iadesinin mümkün olduğunun tespit edilmesi nedeniyle sadece el konulan aracın el koyma tarihindeki piyasadaki rayiç bedel farkının davacıya tazminat olarak ödenmesi gerektiği, davacının bedel iadesi için idareye talepte bulunulması durumunda yasal faizi ile birlikte elkonma tarihinden itibaren bedel iadesi yapılacağı anlaşılmakla; bilirkişi raporunda belirtilen 40.000,00 TL ile aracın satış bedeli arasındaki fark hesaplanmakla; 4.469,05 TL'nin (40.000,00-35.530,95=4.469,05) verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Davacıya ait olan ve nakliye işi uğraştığı tespit edilen kamyona fili el koyma tarihi olan 09.12.2013 tarihinden, kamyonun iadesine ilişkin kararının kesinleştiği 17.01.2019 tarihine kadar oluşan maddi zararın tespiti için bu süreçte, ticaret odasından ve şoförler odasından dava konusu marka ve model kamyonun ne kadar süreklilikle bu işi yapabildiği, bakım, sigorta, amortisman, şoför vs. giderleri giderleri çıkardıktan sonra sefer başı ne kadar kazanç sağlandığı hususu da sorularak el koyma sebebi ile oluşan net kazancı belirlenerek, bu miktarın maddi tazminat kapsamında hüküm altına alınması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ve bu nedenle tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 19.12.2019 tarihli ve 2019/273 Esas, 2019/231 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Batman 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.09.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!