WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 01 Temmuz 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2021/8873 E.  ,  2023/3025 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/338 E., 2020/17 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı

Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin olduğu belirlenmiştir.

Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün; 6100 sayılı Kanun’un 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği hükmün temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1Davacı vekili 03.05.2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin tasarlayarak öldürme suçundan 07.10.2016 tarihinde gözaltına alındığı, 11.10.2016 tarihinde tutuklandığını, 10.01.2019 tarihinde tahliye edildiği ve hakkında beraat kararı verildiği, haksız şekilde gözaltı ve tutuklama işlemi nedeniyle ailesinin ekonomik olarak zarara uğradığını, vekalet ücreti ödediğini, ulusal basında asılsız haberlerin yapıldığını, manevi olarak zarara uğradığından bahisle 200.000,00 TL maddi, 200.000,00 TL manevi tazminata haksız gözaltı tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.

2.Davalı vekili 02.07.2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacının aynı talep nedeniyle başka dosyaların bulunup bulunmadığı hususunun araştırılması gerektiğini, davanın hak düşürücü sürede açılmadığından reddi gerektiğini, davacının kendi eylemleri ile tutuklanmasına sebebiyet verdiğinden haksız tutuklama olmadığını,talep edilen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, davacının dava açılmasında muvafakatinin bulunup bulunmadığı hususunun araştırılması gerektiğini, davanın redd gerektiğini, öne sürmüştür.

3.Van 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.11.2019 tarihli ve 2019/131 Esas, 2019/347 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4. Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 07.01.2020 tarihli ve 2019/338 Esas, 2020/17 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığın 09.11.2021 tarihli tebliğnamesi ile davalı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi talep edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Davacı vekilinin temyiz istemi;
Müvekkilinin haksız şekilde tutuklandığı, ailesinde ve çevresinde saygınlığının bozulduğunu, ruhsal sıkıntılar yaşadığını, ulusal basında asılsız iftiralarda bulunulduğunu, bu nedenle hükmedilen manevi tazminat miktarının eksik olduğunu, müvekkilinin gerçek geliri araştırılmadan eksik maddi tazminat hükmedildiğini bu nedenle kararın bozulması gerektiğini belirtmiştir.

B. Davalı vekilinin temyiz istemi;
Davanın süresinde açılmadığına, mahkemece adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, davacının maddi zararını ispat etmemesine rağmen davacı hakkında maddi tazminata hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, hükmedilen manevi tazminatın fazla olduğuna, davacı hakkında faiz uygulanmaması gerektiğine, davacı hakkında hükmedilen vekalet ücretinin fazla olduğuna, ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacının tazminata esas ... Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/44 Esas – 2019/5 Karar sayılı dava dosyasında kasten öldürme suçundan yargılandığı, 11.10.2016 – 10.01.2019 tarihleri arasında tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 13.03.2019 tarihinde kesinleştiği, davanın 5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, davcı hakkında aynı taleple açılan başkaca dosyasının bulunmadığı, mahsup kararı verilmediği, kazancına ilişkin somut bir belge veya kayıt bulunmadığından net asgari ücret üzerinden hesaplama yapıldığı belirlenerek 36.566,48 TL maddi, 72.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine, istinaf merci, manevi tazminat miktarının fazla olduğundan 60.000,00 TL'ye indirilmesi gerektiğinden, bu kısmın düzeltilmesi suretiyle, istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan ... Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/44 Esas – 2019/5 Karar sayılı dava dosyasında kasten öldürme suçundan yargılandığı, 07.10.2016 – 10.01.2019 tarihleri arasında 825 gün gözaltı ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 13.03.2019 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespit edilmesi gerekirken eksik manevi tazminata hükmedilmesi temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.

A. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Davacı vekilinin temyizinin katılma yolu ile yapılmadığı dikkate alınarak İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırının 72.070,00 TL olması, İlk Derece Mahkemesi tarafından hükmedilen tazminat miktarının 36.566,48 TL maddi, 72.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi üzerine, hükmün sadece davalı tarafça istinaf edilmesi üzerine, bölge adliye mahkemesince manevi tazminatın fazla olduğundan 60.000,00 TL'ye indirilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan ret kararının verilmiş olup, davacının reddedilen tazminat miktarının 12.000,00 TL olması nedeniyle hükmün 6100 sayılı Kanun’un, 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca davacı açısından kesin olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

B. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
Tazminat talebinin dayanağı olan ceza dosyası kapsamında, davacının kasten öldürme suçundan gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, beraat hükmünün 13.03.2019 tarihinde kesinleştiği, gözaltı/tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmakla; davacı lehine maddi ve manevi tazminata hükmedilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, incelenen dosya kapsamına göre delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, davanın kısmen kabulü kararında usul ve Yasaya aykırı bulunmadığı, incelenen dosya kapsamına göre, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespit edilmesi gerekirken eksik manevi tazminata hükmolunduğundan davalı vekilinin manevi tazminatın fazla olduğuna ilişkin temyiz itirazı yerinde görülmemiş, asgari ücreti aşan bir geliri olduğunu belgeleyemeyen davacı lehine asgari ücret üzerinden hesaplanan maddi tazminat miktarında isabetsizlik görülmemiş, davacı vekilinin faiz talebi gibi hükmedilen faiz uygulanmaması itirazı yerinde görülmemiş olup, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin dokuzuncu bendi uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu göre davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

V. KARAR
A. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 07.01.2020 tarihli ve 2019/338 Esas, 2020/17 Karar sayılı kararına yönelik davacı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 07.01.2020 tarihli ve 2019/338 Esas, 2020/17 Karar sayılı kararında davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Van 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

18.09.2023 tarihinde karar verildi.