WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Temmuz 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2021/8854 E.  ,  2023/1627 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin olduğu belirlenmiştir.

Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün; 6100 sayılı Kanun’un 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği hükmün temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Davacı vekili 09.10.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; devlet memuru olan müvekkilinin suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak ve ihaleye fesat karıştırma suçlarından 01.04.2011 tarihinde gözaltına alındığını 05.04.2011 tarihinde tutuklandığını, 19.06.2012 tarihinde tahliye edildiği ve hakkında beraat kararı verildiği, kendisi ile birlikte eşi, çocukları ve yakın çevresinin haksız tutuklama nedeni ile derin acı yaşadıklarını, ceza evinde masraflarının olduğunu, haksız olarak tutuklu kaldığı günler için 9.800,00 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminata gözaltı tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı asil 09.09.2019 tarihinde vekilinin azlettiğini bildirir dilekçe sunmuştur.

2.Davalı vekili 02.11.2018 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın yasal süresi içerisinde açılıp açılmadığı araştırılarak açılmamış ise davanın süreden reddi gerektiğini, davanın yetkili mahkemede açılıp açılmadığı araştırılarak açılmamış ise davanın reddi gerektiğini, davacının nüfus kaydının, sabıka kaydının alınması gerektiğini, davacının duruşmada dinlenilmesi gerektiğini, davacı bakımından kanunda belirtilen tazminat isteme koşullarının oluşmadığını, davacının yasa gereği gözaltına alındığını ve tutuklandığını, devletin bir kusurunun olmadığını, davacı hakkında derdest dosya bulunup bulunmadığı hususunun araştırılması gerektiğini, tutuklamanın haksız olmadığı davacının kendi yaptığı fiiller nedeniyle bu duruma sebebiyet verdiğinden tazminat verilmemesi gerektiğini, manevi tazminatın sebepsiz zenginleşmeye yol açmaması gerektiğini, davacı hakkında mahsup yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, faiz talebinin hukuki dayanağı olmadığından reddi gerektiğini, öne sürmüştür.

3. ... 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.12.2018 tarihli ve 2018/347 Esas, 2018/420 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4. ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 25.12.2019 tarihli ve 2019/1719 Esas, 2019/1245 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığın 17.11.2021 tarihli tebliğnamesi ile davalı vekilinin temyiz isteminin kesin nitelikte olduğundan reddi, davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması talep edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Davalı vekilinin temyiz istemi;
İstinaf mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna, ilişkindir.

B. Davacının temyiz istemi;
Fetö örgütü kontrolünde gerçekleşen tazminata esas olayda haksız bir şekilde uzun süre tutuklu kaldığı, ceza evinde zararlarının olduğundan bu zararların maddi tazminat olarak verilmesi gerektiği, memur olduğunu maaşını alsa da refakat ücretinden mahrum kaldığını, tutuklu kaldığı sürede hastalıklarının olduğu, itibarının zedelendiği, görevde yükselemediği, manevi olarak zarar gördüğünden hükmedilen manevi tazminatın eksik olduğuna, ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacının tazminata esas ... 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/102 Esas – 2017/210 Karar sayılı dava dosyasında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme ve ihaleye fesat karıştırma suçlarından yargılandığı, 01.04.2011 – 19.06.2012 tarihleri arasında gözaltı ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün suç işlemek amacıyla kurulan örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan 11.05.2018 tarihinde, ihaleye fesat karıştırma suçundan ise 23.03.2018 tarihinde kesinleştiği kesinleşmiş gerekçeli kararın 10.07.2018 tarihinde tebliğ edildiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, davacının tutuklu kaldığı sürelerin mahsup edilmediği, hakkında aynı taleple açılan başkaca dosyasının bulunmadığı, davacının memur olduğu ve maaşının ödendiği belirlenerek maddi tazminat talebinin reddine, 30.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine, istinaf merci, manevi tazminatın fazla olduğundan 22.000 TL'ye indirilmesi ve buna göre değişen vekalet ücretinin 2.640,00 TL olması gerektiğinden, bu kısmın düzeltilmesi suretiyle, istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan ... 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/102 Esas – 2017/210 Karar sayılı dava dosyasında davacının suç işlemek amacıyla kurulan örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme ve ihaleye fesat karıştırma suçlarından yargılandığı, 01.04.2011 – 19.06.2012 tarihleri arasında 445 gün gözaltı ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün suç işlemek amacıyla kurulan örgüte bilerek isteyerek yardım etme suçundan 11.05.2018 tarihinde, ihaleye fesat karıştırma suçundan ise 23.03.2018 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
Davalı vekilinin temyizinin katılma yolu ile yapılmadığı dikkate alınarak İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırının 58.800,00 TL olması, İlk Derece Mahkemesi tarafından hükmedilen tazminat miktarının 30.0000,00 TL olması ve bu karara yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hükmedilen tazminat miktarının 22.000,00 TL olarak düzeltilerek esastan ret kararının verilmiş olması nedenleriyle 6100 sayılı Kanun’un, 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca davalı açısından kesin olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

B. Davacının Temyiz İstemi Yönünden;
1. Maddi tazminatın kabul edilmesi gerektiği yönünden;
Davacının ceza evi harcamalarının ve memur olmasından kaynaklanan refakat ücretinin 5271 sayılı Kanunun 141 ve devamı maddelerine göre belirlenmesi gereken maddi zarar kapsamında hüküm altına alınamayacağı dikkate alındığında, maddi tazminat olarak verilmemesinde isabetsizlik görülmemiştir.

2. Manevi Tazminat Talebi Yönünden;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuş ve tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
Gerekçe bölümünde A bendinde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 25.12.2019 tarihli ve 2019/11719 Esas, 2019/1245 Karar sayılı kararına yönelik davalı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
Gerekçe bölümünde (B-2) bendinde açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 25.12.2019 tarihli ve 2019/11719 Esas, 2019/1245 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.05.2023 tarihinde karar verildi.