WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Temmuz 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2021/8833 E.  ,  2023/2712 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/6312 E., 2020/101 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, davanın niteliğine göre davacı vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Davacı vekili 12.02.2019 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 08.02.2017 tarihinde gözaltına alındığını, 10.02.2017 tarihinde serbest bırakıldığını ve hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, haksız gözaltına alınması nedeniyle kazanç kaybına uğradığını, baskı ve kötü muameleye maruz kaldığını, soruşturma aşamasında kendini vekille temsil ettirdiğinden vekalet ücretinin maddi zarar olarak verilmesi gerektiğini, manevi yönden zarara uğradığını, kendisine terörist muamelesi yapıldığını, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı, tazminat alma hakkı, ve adil yargılanma hakkı kapsamında tazminat verilmesi gerektiğini, bu nedenle 100.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminata gözaltı tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.

2.Davalı vekili 25.02.2019 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılıp açılmadığının tespit edilerek süresinde açılmamış ise reddi gerektiğini, davacının yasadan kaynaklanan sebeple gözaltına alındığından tazminat talebinin yersiz olduğunu ve talebin fahiş olduğunu, maddi tazminat hesabı bakımından davacının gelirinin net olarak araştırılması gerektiğini, davacının dava dilekçesinde zararını ispat edemediğini, davacının tazminat istemeyecek kişilerden olup olmadığının araştırılması gerektiğini, davanın yetkili mahkemede açılıp açılmadığının tespit edilerek açılmamış ise reddi gerektiğini, davacı vekilinin iş bu dava açmaya yetkili olup olmadığının araştırılması gerektiğini, tazminat ödenmesine karar verilecekse hangi yasa maddesine dayanılarak tazminat verildiğinin kararda gösterilmesi gerektiğini, öne sürmüştür.

3.Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.04.2019 tarihli ve 2019/77 Esas, 2019/184 Karar sayılı kararı ile maddi tazminat talebinin reddine, 50,00 TL manevi tazminata gözaltı tarihinden tazminata esas dosyada ödenen 600,00 TL vekalet ücretinin kovuşturmaya yer olmadığına dair karar tarihinden faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

4.Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 19.09.2019 tarihli ve 2019/3281 Esas, 2019/1972
Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinn istinaf başvuruları yerinde görülerek hükmün gerekçe kısmı ile kısa karar arasında çelişki bulunduğu, kabule göre de; vekalet ücreti kapsamında ödenecek tazminatın maddi tazminat kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gerekçesi ile hükmün bozularak İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine hükmedilmiştir.

5.Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.11.2019 tarihli ve 2019/384 Esas, 2019/468 Karar sayılı kararı ile Bölge Adliye Mahkemesi bozma kararına uyularak 600,00 TL maddi tazminatın kovuşturmaya yer olmadığına dair karar tarihinden, 50,00 TL manevi tazminatın tarihinden faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

6.Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 21.01.2020 tarihli ve 2019/6312 Esas, 2020/101 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

7.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 13.11.2021 tarihli tebliğnamesi ile davacı vekilinin temyiz isteminin manevi tazminat eksik olduğundan bozulması talep edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi;
Anayasa Mahkemesi içtihatları gereği müvekkili hakkında hükmedilen manevi tazminat miktarının eksik olduğuna, tazminata esas dosyada ödemiş olduğu vekalet ücretinin eksik olarak tazminata hükmedildiğine, müvekkilinin her ne kadar maaşını gözaltına alınsa da tam ödenmişse de müvekkilinin ayrıca serbest işlerde uğraştığından ve bu gelirinden mahrum kaldığından bu kısmın da maddi tazminata eklenmesi gerektiğine, hükmedilen vekalet ücretinin eksik olduğuna, ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacının tazminata esas Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/8873 Soruşturma – 2019/3463 Karar sayılı soruşturma dosyasında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılandığı, 09.02.2017 saat 06:00'da yakalandığı ve aynı gün salıverildiği, yapılan soruşturma sonunda kovuşturmaya yer olmadığına hükmedildiği, kararın tebliğ edilip herhangi bir itirazın bulunmadığı ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, davacının gözaltına alınması nedeniyle maaş kesintisi yapılmadığı maaşını tam aldığından kazanç kaybının olmadığı ancak tazminata esas dosyada kendini vekille temsil ettiği belirlenerek 600,00 TL maddi tazminatın kovuşturmaya yer olmadığına dair karar tarihinden, 50,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/8873 Soruşturma – 2019/3463 Karar sayılı soruşturma dosyasında silahlı terör örgütüne üye olma ve terör örgütü propagandası yapmak suçlarından yargılandığı, 09.02.2017 tarihinde 1 gün gözaltında kaldığı, yapılan soruşturma sonunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, kararın tebliğ edildiği, hükme itiraz edilmediği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

A.Davacı vekilinin temyiz talebi yönünden;
1.Hükmedilen maddi tazminat miktarı yönünden;
Davacının maaş alacağından başka serbest işlerde çalışmasından dolayı gelirinden mahrum kaldığını beyan etmesi karşısında, söz konusu geliri ve gözaltı kaldığı döneme ilişkin kazanç kaybı miktarı konusunda itibar edilebilecek herhangi bir belge ibraz edemeyen davacının, maaş alacağını tam aldığınından maddi zarar talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamıştır.

Avukatlık ücretinin davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayanması nedeniyle maddi zarar miktarının tayininde esas alınamayacağı, tazminat talebinin dayanağı olan soruşturma dosyasında davacının kendisini özel vekil ile temsil ettirdiğinden, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde ceza soruşturması evresinde takip edilen işler için belirlenen “825,00 TL” vekalet ücretinin maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken “600,00 TL” verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

2.Hükmedilen manevi tazminat miktarı yönünden;
Davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltı süresi, tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle, hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nesafet kurallarına uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespit edildiği anlaşıldığından davacı hakkında hükmedilen manevi tazminat miktarında hukuka aykırılık görülmemiş olup, açıklanan nedenle tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.

3.5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin 9 uncu bendi maddesi uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu göre davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünün (A-1) nolu paragrafında açıklanan nedenle davcı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 21.01.2020 tarihli ve 2019/6312 Esas, 2020/101 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin gereği hüküm fıkrasının 1 nolu bendinde yer alan "600,00 TL" ibaresinin çıkartılarak yerine "825,00 TL" ibaresinin eklenmesi ve hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.09.2023 tarihinde karar verildi.