WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2021/8823 E.  ,  2023/2720 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/5239 E., 2019/3365 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan Ret

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, davanın niteliğine göre davacı vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Davacı vekili 28.03.2018 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 08.01.2018 tarihinde gözaltına alındığını, 11.01.2018 tarihinde adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığını, gözaltına alındığı suçlar yönünden hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, bu nedenle müvekkilinin tazminat talep hakkının bulunduğunu, 4 gün gözaltı süresince ve hakkında adli kontrol kararı bulunduğu için iş bulamayıp çalışamadığını, haksız gözaltına alınması nedeniyle kazanç kaybına uğradığını, baskı ve kötü muameleye maruz kaldığını, soruşturma aşamasında kendini vekille temsil ettirdiğinden vekalet ücretinin maddi zarar olarak verilmesi gerektiğini, manevi yönden zarara uğradığını, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı, tazminat alma hakkı, ve adil yargılanma hakkı kapsamında tazminat verilmesi gerektiğini, bu nedenle 60.000,00 TL maddi, 60.000,00 TL manevi tazminata gözaltı tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.

2.Davalı vekili 20.04.2018 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın reddi gerektiğini, davanın yetkili ve görevli mahkemede açılmadığını, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu, faizin talep tarihinin dava açma tarihi olması gerektiğini, tazminata hükmedilecekse kararda hangi nedene dayalı olarak tazminata hükmedildiğinin belirtilmesi gerektiğini, davacı hakkında derdest dosya bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, öne sürmüştür.

3.Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.07.2018 tarihli ve 2018/201 Esas, 2018/339 Karar sayılı kararı ile davanın süresinde açılmadığından reddine karar verilmiştir.

4.Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 18.03.2019 tarihli ve 2018/2986 Esas, 2019/575 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinn istinaf başvuruları yerinde görülerek hükmün gerekçe kısmı ile kısa karar arasında çelişki bulunduğu, kabule göre de; davacının gerçek gözaltı tarihinin hangi tarih olduğuna ilişkin gözaltı, gözaltının uzatılması, gözaltından çıkarılma, sorguya sevk, sorgu tutanağı ve varsa tutuklama evraklarının onaylı bir suretinin dosyaya alınarak davacının gözaltında kalıp kalmadığı, kalmış ise hangi suçlar yönünden kaldığı tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile hükmün bozularak İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine hükmedilmiştir.

5.Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.07.2019 tarihli ve 2019/160 Esas, 2019/326 Karar sayılı kararı ile Bölge Adliye Mahkemesi bozma kararına uyularak davanın reddine karar verilmiştir.

6.Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 31.12.2019 tarihli ve 2019/5239 Esas, 2019/3365 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

7.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 12.11.2021 tarihli tebliğnamesi ile davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddini talep edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi;
Yerel mahkemenin sehven hatalı bilgiler ile hüküm kurduğunu, davacının propaganda suçundan gözaltına alınmadığını, tazminat şartlarının oluştuğunu, dosyada herhangi bir mahsup kararının bulunmadığını, mahsup yapılsa bile davacının tazminat hakkının bulunduğunu, mahkeme masrafları ve davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi hak arama özgürlüğü, mahkemeye erişim hakkı ve mahkemeye etkili başvuru hakkının ihlali niteliğinde olduğunu, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı, tazminat alma hakkı, ve adil yargılanma hakkı kapsamında davacı lehine tazminata hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacının tazminata esas Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/11609 Soruşturma sayılı soruşturma dosyasında terör örgütüne üyesi olmak ve örgüt adına faaliyet yürütmek suçundan yargılandığı, soruşturma dosyası kapsamında 08.01.2018 tarihinde yakalandığı, 11.01.2018 tarihinde serbest bırakıldığı, 16.01.2018 tarihinde kez yakalandığı ve 17.01.2018 tarihinde tutuklandığının bildirildiği, davacının 08.01.2018 tarihli eylemi nedeni ile silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan hakıknda ek kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği, terör örgütü propagandası yapmak suçundan ise Adana 2. Ağır ceza Mahkemesine kamu davası açıldığının, ilk yakalama tarihinin 08.01.2018 (gözaltına alma tarihi 09.01.2018) olduğunun, şüphelinin terör örgütünün propagandası yapmak suçu nedeni ile tutuklamaya sevk edildiğinin ve sulh ceza hakimliği tarafından 11.01.2018 tarihinde serbest bırakıldığının, serbest bırakılmasına itiraz edilmesi üzerine sulh ceza hakimliği tarafından itirazın kabulüne karar verildiğinin ve 16.01.2018 tarihinde şüphelinin tekrar yakalandığının, akabinde terör örgütünün propagandası yapmak suçundan 17.01.2018 tarihinde tutuklanmasına karar verildiğinin, şüphelinin gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin verilecek cezasından mahsubu yönünde şüpheli hakkında terör örgütü propagandası yapma suçu nedeni ile açılan kamu davasından talepte bulunulduğunun, Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/38 E sayılı dava dosyası kapsamında verilen cezasından mahsubuna karar verildiği ve kararın 08/05/2019 tarihinde kesinleştiğinin bildirildiği anlaşılmakla,

Her ne kadar davacı haksız gözaltı ve tutuklulukta kaldığı süreler nedeni ile tazminat talep etmiş ise de; davacının, 08.01.2018 tarihinde yakalandığı ve hakkında takipsizlik kararı verilen terör örgütüne üye olmak suçundan ve hakkında mahkumiyet kararı verilen terör örgütü propagandası yapmak suçundan 09.01.2018 tarihinde gözaltına alındığı, 11.01.2018 tarihinde serbest bırakılmasına ve 17.01.2018 tarihinde terör örgütü propagandası yapmak suçundan tutuklanmasına karar verildiği; gözaltına alındığı suçlardan birinden tutuklanmasına karar verilmiş olduğu ve mahkumiyet kagözaltına alındığı suçlardan birinden tutuklanmasına karar verilmiş olduğu ve mahkumiyet kararında gözaltına ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin mahsubuna karar verildiği bu durumda 5271 sayılı kanunun 141 inci maddesinin 1 inci bendi maddesi kapsamında kanuna uygun olarak yakalandıktan ve tutuklandıktan sonra hakkında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatine karar verilmiş olma durumunun dosya kapsamında söz konusu olmadığı anlaşılmakla 5271 sayılı kanunun 141-142 maddesinde belirtilen şartlar oluşmadığından davanın reddine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/11609 Soruşturma sayılı soruşturma dosyasında terör örgütüne üyesi olmak ve örgüt adına faaliyet yürütmek suçundan yargılandığı, 09.01.2018 - 11.01.2018 tarihleri arasında 3 gün gözaltında kaldığı, yapılan soruşturma sonunda silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, kararın tebliğ edildiği, hükme itiraz edilmediği ve davanın 5271 sayılı Kanununa tabi olduğu anlaşılmıştır.

A.Davacı vekilinin temyiz talebi yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, incelenen dosya kapsamına göre delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, tazminat talebinin reddine verilen kararın dosya kapsamına uygun bulunduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz istemi reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 31.12.2019 tarihli ve 2019/5239 Esas, 2019/3365 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.09.2023 tarihinde karar verildi.