WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 30 Haziran 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2021/8710 E.  ,  2023/3020 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1048 E., 2019/2217 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Davacı vekili 25.09.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin kasten öldürme, olası kastla adam öldürme suçundan 21.06.2010 tarihinde gözaltına alındığını, 23.06.2010 tarihinde tutuklandığını, 23.05.2011 tarihinde tahliye olduğunu, yapılan yargılama sonunda beraat ettiğini, haksız yere ceza evinde kaldığını, ceza evi masrafları ödemek zorunda kaldığını, haksız tutuklama nedeniyle 50.000,00 TL maddi tazminat 100.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsilini, talep etmiştir.

2. Davalı vekili 12.104.2018 tarihli tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığından reddi gerektiğini, ayrıca davacının tazminat isteyebilecek kişilerden olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, derdest dosya bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, davacıya uygulanan koruma tedbiri kanunda öngörülen usulde ve sürede yapıldığını, davacının ceza evi masraflarının tazminat kapsamında verilmemesi gerektiğini, talep edilen tazminat miktarının fazla olduğunu, davanın reddi gerektiğini, öne sürmüştür.

3.Malatya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.01.2019 tarihli ve 2018/369 Esas, 2019/24 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

4.Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 22.10.2019 tarihli ve 2019/1048 Esas, 2019/2217 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

5-Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.11.2021 tarihli tebliğnamesi ile davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile hükmün onanmasını talep etmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz talebi;
Tazminata esas dosyada kesinlemiş beraat kararın kimseye tebliğ edilmediğini, kanuna göre dava açma süresi kesinleşmiş beraat kararının tebliğinden itibaren 3 aylık süre içinde açılması gerektiğinin düzenlendiğini, tebliğ yapılmaması nedeniyle dava açma süresinin başlamayacağını, kesinleşmiş kararın tebliğ edilmesinden sonra işlemeye başlayacak 3 aylık sürede dava açma hakkı 10 yılın geçmesiyle sona ereceğini, Yargıtay kararları, anayasa, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi gereği davanın süresinde olduğundan davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, belirtmiştir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Tazminat davasının dayanağını oluşturan Malatya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/238 Esas, 2011/117 Karar numaralı dosyası kapsamında davacının kasten öldürme ve olası kastla adam öldürmeye teşebbüs suçlarından, 21.06.2010 – 23.05.2011 tarihleri arasında gözaltı ve tutuklu kaldığını, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, kararın 21.11.2012 tarihinde kesinleştiği, davacı hakkında aynı talep nedeniyle başka dosyanın bulunmadığı, 5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinin birinci bendi uyarınca kesinleşme tarihinden itibaren bir yıl içerisinde açılması gereken davanın yasal süre geçtikten sonra açıldığından davanın reddine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarının temyiz incelemeleri sırasında temyiz kesinlik sınırlarının davacı açısından reddedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının toplamı üzerinden hesap edilmesi nedeniyle, hükmedilen maddi tazminat miktarının davacı açısından kesin olduğu gerekçesi ile yapılan kesinleştirme işleminin yok hükmünde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

Tazminat davasının dayanağını oluşturan Malatya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/238 Esas, 2011/117 Karar numaralı dosyası kapsamında davacının kasten öldürme ve olası kastla adam öldürmeye teşebbüs suçlarından, 21.06.2010 – 23.05.2011 tarihleri arasında 336 gün gözaltı ve tutuklu kaldığını, yapılan yargılama sonunda davacı hakkında 23.05.2011 tarihinde davacı sanık ve müdafinin yüzüne karşı beraatine karar verildiği, kararın 21.11.2012 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarında dava süresi, 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin birinci fıkrasında "Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her halde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir." şeklindeki düzenlenmiştir. Kararın davacı sanık ve müdafinin yüzüne karşı verildiği, gerekçeli kararın kesinleşme şerhi ile birlikte tebliğinin sağlanmadığı, bu nedenle 3 aylık sürenin esas alınamayacağının, davacının tazminat davasını hak düşürücü bir yıllık süreden sonra 25.09.2018 tarihinde açtığından davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamış, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 22.10.2019 tarihli ve 2019/1048 Esas, 2019/2271 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Malatya 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.09.2023 tarihinde karar verildi.