WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Temmuz 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2021/8654 E.  ,  2023/2508 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/234 E., 2019/224 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Davacı vekilinin 24.05.2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin kasten öldürme suçundan yargılandığı, 28.04.2008 tarihinde gözaltına alındığını, 29.04.2008 tarihinde tutuklandığını, 14.04.2011 tarihinde tahliye edildiğini, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, müvekkilinin hayvancılık işiyle uğraştığını, maddi ve manevi zarara uğradığını, haksız tutuklama nedeniyle 150.000,00 TL maddi, 150.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.

2.Davalı vekili 11.06.2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkili ve görevli mahkemede açılıp açılmadığı, süresinde açılıp açılmadığı hususu araştırılması gerektiğini, davacının gözaltına alınması ve tutuklanmasında idarenin kusurunun bulunmadığını, davacının sosyal ekonomik durumu araştırılarak sebepsiz zenginleşmenin olmaması gerektiğini, faiz talebinin yersiz olduğunu, vekalet ücreti hususunda kanun değişikliğinin dikkate alınması gerektiğini, reddedilen kısım bakımından hazine lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, öne sürmüştür.

3.Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.09.2019 tarihli ve 2019/295 Esas, 2019/460 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4.Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 19.12.2019 tarihli ve 2019/234 Esas, 2019/224 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09.11.2021 tarihli tebliğnamesi ile davalı vekilinin temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanmasını talep etmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davalı vekilinin temyiz istemi;
İlgili yasa ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre bu tür tazminat davalarında davacının sosyal ekonomik durumu, suçun niteliği, olayın cerayan tarzı, tutuklu kalınan süre araştırılarak sebepsiz zenginleşme sonucu doğurmayacak şekilde makul bir tazminat verilmesi gerektiği, buna göre yerel mahkemece yeterince araştırma yapılmadan karar verildiğine, ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Tazminat talebinin esasını oluşturan Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/389 Esas, 2014/503 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının kasten öldürme suçundan yargılandığı, 28.04.2008 - 14.04.2011 tarihleri arasında gözaltı ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama ile beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 18.03.2019 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, davacı hakkında aynı talep nedeniyle açılan davanın bulunmadığını, davacı vekilin tazminat davası açma hususunda özel vekaletnamesinin bulunduğunu, tutuklu kalınan sürelerin fiilen infaz gördüğü ve mahsup edilmediği belirlenerek, 19.962,14 TL maddi ve 40.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine, istinaf merci, davacı hakkında hükmedilen maddi tazminatın fazla olduğundan 19.962,14 TL'ye indirilmesi ve bu kısmın düzeltilmesi suretiyle, istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin esasını oluşturan Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/389 Esas, 2014/503 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının kasten öldürme suçundan yargılandığı, 28.04.2008 - 14.04.2011 tarihleri arasında 1081 gün gözaltı ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama ile beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 18.03.2019 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı anlaşılmıştır.

Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespit edilmesi gerekirken davacı lehine eksik manevi tazminata hükmedilmesi temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.

A.Davalı vekilinin temyiz sebepleri yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, incelenen dosya kapsamına göre delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, davanın kısmen kabulü kararında usul ve Yasaya aykırı bulunmadığı, incelenen dosya kapsamına göre, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespit edilmesi gerekirken eksik manevi tazminata hükmolunduğundan davalı vekilinin manevi tazminatın fazla olduğuna ilişkin temyiz itirazı yerinde görülmemiş ve asgari ücreti aşan bir geliri olduğunu belgeleyemeyen davacı lehine asgari ücret üzerinden hesaplanan maddi tazminat miktarında isabetsizlik görülmemiş olup, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 19.12.2019 tarihli ve 2019/234 Esas, 2019/224 Karar sayılı kararında davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.09.2023 tarihinde karar verildi.