12. Ceza Dairesi 2021/8649 E. , 2023/2509 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/553 E., 2019/1586 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 29.03.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin uyuşturucu kaçakçılığı suçundan 16.12.2007 tarihinde gözaltına alındığını, 2 yıl 11 ay tutuklu kaldığını, yapılan yargılama sonu nda beraat ettiğini, haksız tutuklama nedeniyle 50.000,00 TL maddi tazminat 200.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsilini, talep etmiştir.
2. Davalı vekili 18.04.2018 tarihli tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığından reddi gerektiğini, davacı hakkında mahsup kararı bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, davacı hakkında verilen tutuklama kararının kamu düzenine ilişkin olduğunu, talep edilen tazminat miktarlarının yüksek olduğunu, davacının zararını ispat etmesi gerektiğini, davanın kabulüne karar verilmesi halinde faizin dava tarihinden başlaması gerektiğini, davacının açılan davaya muvafakatinin bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, öne sürmüştür.
3.... Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.11.2018 tarihli ve 2018/112 Esas, 2018/318 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
4.Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 25.12.2019 tarihli ve 2019/553 Esas, 2019/318 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
5-Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.11.2021 tarihli tebliğnamesi ile davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile hükmün onanmasını talep etmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz talebi;
Tazminata esas dosyada davacıya tazminat hakkının bulunduğunu kararda belirtmediğini, Anayasa'nın 40 ıncı maddesinde hak ve hürriyetleri ihlal edilen herkes yetkili makamlara başvuracağının belirtildiği, devletin ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorunda olduğunu, kanun ve anayasa gereği davacıya bu hususların bildirilmediği, davacıya kesinleşmiş gerekçeli karar tebliğ edilmediğinden davanın süresinde olduğunu, belirtmiştir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Tazminat davasının dayanağını oluşturan İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/154 Esas, 2016/327 Karar numaralı dosyası kapsamında davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde ihraç etme suçundan, 16.12.2007 – 29.11.2010 tarihleri arasında tutuklu kaldığını, yapılan yargılama sonunda davacı hakkında 18.10.2016 tarihinde beraatine karar verildiği, kararın 15.11.2016 tarihinde kesinleştiği, davacı vekilince 29.03.2018 tarihinde davanın açıldığı, 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci bendi uyarınca koruma tedbiri nedeniyle tazminat davasının "Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir." şeklindeki amir hüküm gereğince 3 ay- 1 yıllık hak düşürücü süreler içerisinde söz konusu davanın açılmadığı sonuç ve kanaatine varıldığından davacı vekilince açılan davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci bendi uyarınca yasal süresinde açılmadığından reddine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Tazminat davasının dayanağını oluşturan İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/154 Esas, 2016/327 Karar numaralı dosyası kapsamında davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde ihraç etme suçundan, 16.12.2007 – 29.11.2010 tarihleri arasında 1079 gün tutuklu kaldığını, yapılan yargılama sonunda davacı hakkında 18.10.2016 tarihinde beraatine karar verildiği, kararın 15.11.2016 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarında dava süresi, 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin birinci fıkrasında "Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her halde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir." şeklindeki düzenlenmiştir. Kararın sanığın yokluğunda verildiği, gerekçeli kararın kesinleşme şerhi ile birlikte tebliğinin sağlanmadığı, bu nedenle 3 aylık sürenin esas alınamayacağının, davacının tazminat davasını hak düşürücü bir yıllık süreden sonra 29.03.2018 tarihinde açtığından davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamış, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin 9 uncu bendine göre, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nispî avukatlık ücreti ödeneceği ancak ödenecek miktarın Tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı dikkate alınarak davalı lehine 4.360,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde davalı hazine lehine 845,00 TL olarak eksik vekalet ücretine hükmedilmesi, temyiz edenin sıfatına göre bozma yapılmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 25.12.2019 tarihli ve 2019/553 Esas, 2019/1586 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.09.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!