WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Temmuz 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2021/8631 E.  ,  2023/3969 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1510 E., 2020/133 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 19.02.2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; "Müvekkilin beraatine karar verilen ceza dava dosyası kapsamında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 03.04.2018 - 13.12.2018 tarihleri arasında gözaltında ve tutuklu kalması sebebiyle oluşan zararının karşılığı olarak 50.000,00 TL maddi ve 200.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihi olan 03.06.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini arz ve talep ederim." şeklinde beyanda bulunmuştur.

2. Davalı vekili 03.04.2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; "Davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekir. Davanın süresinde açılıp açılmadığı araştırılmalıdır. Davacı maddi zarara ilişkin iddiasını ispatlamamıştır. Talep edilen manevi tazminat miktarı fazladır." şeklinde beyanda bulunmuştur.

3. Sinop Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.05.2019 tarihli ve 2019/75 Esas, 2019/142 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 20.01.2020 tarihli ve 2019/1510 Esas, 2020/133 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 03.11.2021 tarihli ve 2020/21096 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; davacının haksız tutuklamaya sebebiyle uğradığı manevi zararın tazmin edilmesi gerektiğine, ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacı hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddenin üçüncü fıkrası kapsamında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma suçlamasıyla Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesince yargılama yapıldığı, bu kapsamda davacının 03.06.2018 tarihinde gözaltına alındığı, 04.06.2018 tarihine kadar gözaltında kaldığı, Kastamonu Sulh Ceza Hakimliğinin 04.06.2018 tarih ve 2018/124 sorgu sayılı kararı ile tutuklandığı, daha sonra Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin 13.12.2018 tarihli duruşmasında hükmen tahliye edildiği, yapılan yargılama neticesinde Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin 13.12.2018 tarih, 2018/344 E., 2018/458 K. sayılı kararı ile hakkında beraat kararı verildiği, kararın davacıya tebliğ edildiği ve istinaf edilmeyerek 21.12.2018 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Davacının gözaltında ve tutuklukta geçirdiği sürenin fiilen infaz edildiği ve bu sürenin başka bir dosyadan mahsup edilmediği, davacı tarafından aynı kapsamda açılan başka bir davanın bulunmadığı, davacı hakkındaki yargılamanın sanığın üzerinde yapılan aramada 1,2 gr esrar ve ceketinin cebinde bulunan poşet içinde 520 adet ecstasy hap ele geçirilmesi nedeniyle başladığı, yapılan yargılama neticesinde davacının söz konusu uyuşturucu maddeleri sattığını gösterir başka bir delil elde edilememesi nedeniyle davacı hakkında beraat kararı verildiği görülmekle;

Davacının maddi tazminat talebi yönünden yapılan incelemede; davacının maddi tazminat talep kalemlerinin, tahliye sonrasında geçici görevlendirme neticesinde başka iş yapması nedeniyle uğradığı zarar, cezaevinde kaldığı sürede boyunca yapmış olduğu masraflar ve yapılan yargılamada kendisini müdafii ile temsil ettirmesi sebebiyle ödemek zorunda kaldığı vekalet ücretini kapsadığı; her ne kadar davacı, tahliye sonrasında geçici görevlendirmeyle başka bir göreve atanmasından kaynaklanan zararlarının tazminini talep etmişse de 5271 sayılı Kanun'un 141 ve devamı maddelerinde öngörülen tazminatın, koruma tedbirleri sonucu uğranılan doğrudan zararları kapsadığı, diğer hususlar yönünden davacının zararının koruma tedbirlerinden kaynaklandığını ve aradaki illiyet bağını sunacağı belgelerle ispat etmesi gerektiği, geçici görevlendirme yapılmasının idari bir tasarruf olması, davacının bu görevlendirmenin yargılama sebebiyle değil de salt haksız koruma tedbiri sebebiyle yapıldığını ortaya koyacak herhangi bir delil, belge sunamaması itibariyle 5271 sayılı Kanun'un 141 inci maddesinin üçüncü fıkrası kapsamına girebilecek herhangi bir zararın da tespit edilememesi nazara alınarak davacının bu yöndeki tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Her ne kadar davacı, cezaevinde kaldığı süre içerisinde yaptığı masraflar dolayısıyla uğradığı zararın tazminini talep etmişse de; cezaevi harcamaları ve benzeri giderlerin 5271 sayılı Kanun'un 141 ve devamı maddeleri kapsamında maddi zarar hesabına dahil edilemeyeceğinin anlaşılması karşısında bu yöndeki maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Her ne kadar davacı, yapılan yargılamada kendisini müdafii ile temsil ettirmesi sebebiyle ödemek zorunda kaldığı vekalet ücretinden kaynaklanan zararının tazminin talep etmişse de ödendiği ileri sürülen avukatlık ücreti 4.360,00 TL olup aynı miktara Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesince de davacı lehine hükmedilmiş olduğu, öte yandan bu miktar bakımından serbest meslek makbuzu veya vekalet sözleşmesinin de dosyaya sunulmadığı görülmekle; davacının bu yöndeki maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

Davacının manevi tazminat talebi yönünden yapılan incelemede ise; usulüne uygun arama kararı neticesinde yapılan aramada uyuşturucu madde ele geçirilmesine dayanarak hakkında yargılama yapılan ve bu kapsamda1 gün gözaltı ile 192 gün tutuklu bırakılan davacının, atılı suçu işlediğine dair başkaca somut delil elde edilememesi gerekçeleriyle beraatine karar verildiği, bu itibarla davacının 5271 sayılı Kanun'un 141 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereğince manevi tazminata hak kazandığı anlaşılmakla; sanığın üzerinden 520 adet ecstasy hap çıktığı gözetildiğinde gözaltına alma ve tutuklama kararlarının dayanaksız olmadığı ve haksızlık içeriğinin az olduğu kanaatine varılmış olup delil durumu nazara alınarak manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 4.000,00 TL manevi tazminatın, taleple bağlılık ilkesi gereğince tutuklama tarihi olan 04.06.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Her ne kadar ilk derece mahkemesince davacı hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma suçlamasıyla Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesince yargılama yapıldığı, bu kapsamda davacının 03.06.2018 tarihinde gözaltına alındığı, 04.06.2018 tarihinde gözaltında kaldığı, Kastamonu Sulh Ceza Hakimliğinin 04.06.2018 tarih ve 2018/124 sorgu sayılı kararı ile tutuklandığı, daha sonra Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin 13.12.2018 tarihli duruşmasında tahliyesine karar verilerek, 13.12.2018 tarih ve 2018/344 esas, 2018/458 sayılı kararı ile hakkında beraat kararına istinaden davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 4.000,00 TL manevi tazminatın, haksız tutuklama tarihi olan 04.06.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ise de; davacının yargılama sürecinde alınan beyanlarında uyuşturucu madde kullandığını beyan ettiği ve olay tarihinde üzerinde yapılan aramada uyuşturucu madde ele geçirildiği, ayrıca uyaptan yapılan araştırmada davacı hakkında Kastamonu Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/4694 soruşturma sayılı dosyasından kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak suçundan yürütülen soruşturmanın bulunduğu dikkate alındığında, davacının manevi tazminat talebinin koşulları oluşmamasına rağmen yazılı şekilde hüküm kurulması, kanuna aykırı bulunarak; hüküm fıkrasının (1) numaralı bendininde yer alan "Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 4.000,00 TL manevi tazminatın, haksız tutuklama tarihi olan 04.06.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine," ibaresinin tamamen hükümden çıkarılarak yerine "Davacının manevi tazminat talebinin reddine" yazılması suretiyle düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/344 E., 2018/458 K. sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 03.06.2018 - 13.12.2018 tarihleri arasında 193 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, kararın 21.12.2018 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle davanın yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'a tabi olduğu anlaşılmıştır.

Davacı vekilinin temyiz isteği yönünden;
Davacının adli sicil kaydının incelenmesinde; tazminat talebinin dayanağı olan Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/344 E., 2018/458 K. sayılı ceza dosyası ile aynı suç tarihli 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrasından dava açılmasının ertelenmesi kararının bulunduğu anlaşılmakla; davacının tazminat talebinin dayanağı olan gözaltı ve tutuklamaya ilişkin eylemi ile dava açılmasının ertelenmesi kararı arasında bağlantı bulunup bulunmadığının ve dosyaların bağlantılı olduğunun tespiti halinde akıbetinin araştırılması neticesinde davacının tazminat talebinin değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 20.01.2020 tarihli ve 2019/1510 Esas, 2020/133 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.10.2023 tarihinde karar verildi.