12. Ceza Dairesi 2021/8370 E. , 2024/3521 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1683 E., 2019/1165 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacının haksız gözaltı, tutuklama, arama ve el koyma nedeniyle 60.000,00 TL maddi, 600.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden faizine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile maddi tazminatın reddine, 10.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; müvekkilinin yaklaşık 2 ay tutuklu kaldığını, el konulan materyaller 3 yıl sonra iade edildiğini, tutuklamanın hukuka aykırı olduğunu, arama kararının ölçüsüz olduğunu, el koyma nedeniyle tazminata hükmedilmesi gerektiğini, hükmedilen manevi tazminatın eksik olduğunu, belirtmiştir.
III. DAVA KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/279 Esas – 2019/108 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 02.08.2016 - 07.10.2016 tarihleri arasında 66 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 19.03.2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş kararın davacı asile tebliğ edilmediği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından kanun dışı yakalanan veya tutuklanan kişilere tazminat verilmesi istemli mahkememiz haricinde başkaca bir yerde dava açılmadığı, davacının gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin başka bir cezasından mahsup edildiğine ilişkin dosyada ve uyap kayıtlarında herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılmadığı,davacının 25.07.2016 tarihinden itibaren görevinden uzaklaştırıldığı, 29.03.2019 tarihinde görevine iade edildiği, davacının görevden uzaklaştırıldığı dönemin bir kısmında davacının gözaltında ve tutuklulukta kaldığı, bu süre içerisinde de davacının kamu görevlisi (öğretim üyesi) sıfatının devam ettiği ve başka bir işte çalışmasının yasal olarak mümkün olmadığı, davacının görevine iade edilmiş olması nedeniyle gözaltında ve tutukluluk dönemi ile sınır olmak kaydıyla kendisine eksik ödenen maaşlarını talep edebileceği, davacıya haksız olarak gözaltı ve tutuklulukta geçen süreleri de dahil olmak üzere açıkta geçirdiği süreleri ile ilgili tüm maaşlarının ve sosyal haklarının ödendiğinin ve bu nedenle de talep edebileceği herhangi bir maddi zararın mevcut olmadığı, davacının doçentliğini geç alması, ek ders ücreti gibi diğer zarar taleplerinin somut bir şekilde haksız koruma tedbirlerinden kaynaklandığının ispat edilememesi ve işbu zararların yerleşik Yargıtay kararları uyarınca maddi tazminatın kapsamında değerlendirilmemesi nedeniyle Mahkememizce koruma tedbirlerinden kaynaklı maddi zarar kapsamında ödenmesinin mümkün olmadığı,davacının sosyal ve ekonomik yaşantısı, gözaltında kaldığı ve tutuklu kaldığı dönemde öğretim görevlisi olması, akademik kariyerinin sekteye uğraması, dosya içeriğindeki delil durumu ve işbu delillere rağmen yapılan yargılamanın uzunluğunun davacı üzerinde oluşturduğu menfi psikolojik durum dikkate alınarak zenginleşme sonucunu doğurmayacak şekilde hak ve nesafet kurallarına uygun, makul ve makbul bir miktar manevi tazminata karar verildiği belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1.Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,
2. Davacının tazminat sebebinin zamanında geri verilmemeye ilişkin olduğu, dava dosyası içerisinde yer almayan tazminata konu el koyma işlemlerinin denetime elverişli olacak şekilde aslının ya da onaylı örneğin dosya içerisine alınması, el konulan eşyaların net olarak belirlenmesinden sonra davacının eşyalarına el konulması nedeniyle uğradığı zarar olup olmadığı belirlenerek CMK'nın 141/1-j maddesindeki "zamanında geri verilmeyen" koşullarının oluşup oluşmadığının karar yerinde tartışılması suretiyle hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ve araştırma neticesinde hüküm kurulması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Bandırma Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.07.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!