WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2021/8334 E.  ,  2023/2993 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/2147 E., 2019/2562 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 09.05.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının 18.05.2017 tarihinde Fetö/Pdy kapsamında gözaltına alındığı, 25.05.2017 tarihinde Antalya 4.Sulh Ceza Hakimliğinin 25.05.2017 tarih, 2017/406 sorgu sayılı kararı ile tutuklandığı ve Antalya 10. Ağır Ceza Mahkemesi 2017/153 esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucu 09.12.2017 tarihinde tahliye edildiği, 09.01.2018 tarihinde beraatine karar verildiği, davacının haksız olarak tutuklu kaldığı süre nedeniyle mağduriyetin başladığı tarih olan 18.05.2017 tarihinden itibaren işletilmeye başlanacak yasal faiz ile birlikte 100.000,00 TL maddi, 500.000,00 TL manevi tazminata hükmedilerek, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin de davalı hazineye yükletilmesini talep etmiştir.

2. Davalı vekili 28.05.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; dava konusu edilen maddi ve manevi tazminat miktarı tazminat hukukunun genel prensipleri olan, hakkaniyet, tazminatın haksız zenginleşme aracı olmaması, felaketin özlenir hale getirilmemesi, tazminat miktarının zararla objektif orantılılık arz etmesi ilkelerine aykırı olup, fahiş düzeyde olduğu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3. Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.04.2019 tarihli ve 2018/177 Esas, 2019/197 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 03.10.2019 tarihli ve 2019/2147 Esas, 2019/2562 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 08.11.2021 tarihli, davacı vekilinin temyiz itirazlarının esastan reddi görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri
1.Davacının alamadığı ek ücret, eğitimleri sebebiyle alamadığı döner sermayenin maddi tazminat olarak ödenmesi gerektiğine,

2.Davacının ihraç olması sebebiyle idare mahkemesinde açmış olduğu dava masraflarının ödenmesi gerektiğine,

3.Avukatlık ücretinin ödenmesi gerektiğine,

4.Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna,
ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü:
Antalya 10.Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/153 Esas, 2018/33 Karar sayılı dava dosyasında sanık ...'ın Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan 18/05/2017-25/05/2017 tarihleri arasında gözaltında kaldığı, Antalya 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 25/05/2017 tarih ve 2017/406 sorgu sayılı kararı ile tutuklandığı, 08/12/2017 tarihinde tahliye edildiği, 22/01/2018 tarihinde yapılan duruşmada sanığın beraatine karar verildiği, kararın temyiz edilmeden 30/01/2018 tarihinde kesinleştiği tespit edilmiştir.

Davanın süresinde olduğu ve CMK 141 ve devamı maddeleri uyarınca koruma tedbirlerine dayalı tazminat koşullarının davacı yönünden oluştuğu, mahkemece maddi tazminata ilişkin bilirkişi incelemesi yaptırılmış, davacının gözaltı ve tutuklulukta kaldığı toplam süre nedeniyle 27.619,65 TL kaybının olduğu bildirilmekle beraber, davacının geçmişe dönük maaşını almış olması sebebiyle herhangi bir maddi kaybı olmadığı, muhtemel gelirlerinin ise maddi tazminat konsu olmayacağı bu konuda yerleşmiş Yargıtay içtihatları bulunduğu nedenle maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat yönünden ise talebinin kısmen kabulü ile tutuklulukta geçirdiği sürede uğramış olduğu manevi zarar nedeniyle üzüntü derecesi hak nesafet kuralları gözaltında bulunduğu sürenin uzunluğu, sosyal statüsü, ailevi durumuna göre 35.000 TL manevi tazminatın 18/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü:
Bölge Adliye Mahkemesince, hükmedilen manevi tazminat miktarının 19.000,00 TL'ye düşürülmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan Antalya 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/153 Esas, 2018/33 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 18.05.2017-08.12.2017 tarihleri arasında 204 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama üzerine 22.01.2018 tarihinde beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 30.01.2018 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı anlaşılmıştır.

Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
1.Davacının alamadığı ek ücret, eğitimleri sebebiyle alamadığı döner sermayenin maddi tazminat olarak ödenmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Davacının öğretmen olduğu, görevden uzaklaştırıldığı dönemde ve ihraç sebebiyle alamadığı ek ders ücretlerinin ve eğitimleri sebebiyle alamadığı döner sermayenin muhtemel zarar kapsamında bulunduğu anlaşılmakla; 5271 sayılı Kanun'un 141 inci ve devamı maddeleri gereğince hesaplanması gereken maddi zarar kapsamında olmadığından bu hususa ilişkin olarak maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Davacının ihraç olması sebebiyle idare mahkemesinde açmış olduğu dava masraflarının ödenmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden;
5271 sayılı Kanun'un 141 inci maddesine göre ''suç soruşturması veya kovuşturması sırasında'' uygulanan koruma tedbirlerine karşı devlet aleyhine tazminat davasının açılabileceği belirtilmiş olup, davacının kamu görevinden ihraç edilmesi işleminin idari işlem olduğu, koruma tedbirlerinden kaynaklanmadığı anlaşıldığından bu hususa ilişkin olarak maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3.Avukatlık ücretinin ödenmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 29.05.1957 tarihli, 1957/4 Esas ve 1957/16 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararında da açıklandığı üzere , vekâlet ücreti yargılama giderlerindendir. Buna göre karşı tarafa yüklenmesi gereken vekâlet ücretinin bağımsız bir varlığı olamayacağından ayrı bir dava konusu da yapılamayacaktır. Davacının, kendi vekili ile yaptığı ve sadece tarafları bağlayan ücret sözleşmesi niteliğindeki vekâlet akdi uyarınca ödenmesi kararlaştırılan bedelin koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilmelidir.

Anılan içtihadı birleştirme kararı ve yerleşik Yargıtay uygulamaları nazara alındığında, tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine maktu vekâlet ücretine hükmolunması gerektiği, maktu vekâlet ücretini aşan ve serbest meslek makbuzu ile ispatlanan kısmın ise davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, bu nedenle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamına dahil edilmemesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

4. Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünün (4.) paragrafında açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 03.10.2019 tarihli ve 2019/2147 Esas, 2019/2562 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

18.09.2023 tarihinde karar verildi.