WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Temmuz 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2021/8142 E.  ,  2023/1639 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 19.06.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; "müvekkilinin nitelikli olarak konut dokunulmazlığını ihlal etme, binanın eklentileri içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık, mala zarar verme suçlarından Lüleburgaz 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/435 Esas, 2014/491 Karar sayılı kararıyla mahkumiyetine karar verilerek hükmün kesinleşmesi üzerine cezanın infazına 25.06.2015 tarihinde başlandığını, yargılamanın yenilenmesi kararı sonrasında davacının beraatine karar verilerek hükmün kesinleştiğini belirterek 100.000 TL maddi 100.000 TL manevi tazminatın cezanın infazına başlanıldığı tarihten işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini" talep etmiştir.

2. Davalı vekili 26.07.2018 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; "davacının tutuklamaya kendi kusuru ile sebebiyet verdiğini, tazminat talebinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu, talep edilen tazminat miktarlarının yüksek olduğunu, davanın reddi gerektiğini" beyan etmiştir.

3. ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.04.2019 tarihli ve 2018/262 Esas 2019/253 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4. ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 12.11.2019 tarihli ve 2019/2527 Esas 2019/3711 Karar sayılı kararı ile düzeltilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 20.10.2021 tarihli, davalı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi görüşünü içerir tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davalı vekilinin temyiz istemi; tazminat koşullarının oluşmadığına, hükmedilen tazminat miktarlarının yüksek olduğunu, faiz başlangıcının hatalı olduğunu, davanın kısmen reddedilmesi nedeniyle davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin gerektiğine ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince; yapılan incelemede tazminat talebinde bulunan davacı ... hakkında Lüleburgaz Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/435 Esas 2014/491 Karar sayılı 16.12.2014 tarihli hükmüyle konut ve eklentilerinde hırsızlık, mala zarar verme, gece vakti konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından toplamda 2 yıl 12 ay 20 gün hapis cezasına hükmedildiği, kararın kesinleşip infaz aşamasına geçildiği ve davacının bu mahkeme hükmüne istinaden 25.06.2015 - 28.08.2015 tarihlerinde hükümlü olarak cezaevinde bulunduğu, davacı vekili tarafında bu mahkumiyet hükmüne karşı yargılanmanın yenilenmesine yönelik başvurusu üzerine Lüleburgaz CBS tarafından yargılanmanın yenilenmesinin talep edildiği ve Lüleburgaz 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.08.2015 tarihli ek karar ile infazın durdurulurak davacının tahliyesine karar verildiği, Lüleburgaz 1. Asliye Ceza Mahkemesi 2016/16 Esas 2018/11 Karar sayılı 17.01.2018 tarihli yargılanmanın yenilenmesi sonucunda davacının beraatine karar verildiği, bu kararın 12.03.2018 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Lüleburgaz Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/435 Esas 2014/491 Karar sayılı ilamı nedeniyle davacı ...'ün 25.06.2015-28.08.2015 tarihlerinde hükümlü olarak cezaevinde bulunduğu, Lüleburgaz 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.08.2015 tarihli ek karar ile tahliyesine karar verildiği, yapılan yargılamanın yenilenmesi neticesinde ise sanığın beraatine karar verildiği anlaşılmıştır. Davacının talebi beraat ettiği dosyada hükümlü geçirdiği süreler nedeniyle maddi ve manevi tazminata ilişkindir. Davacının ekonomik ve sosyal gelir durumu dikkate alınarak maddi zararlarının tespiti için SMMM Bilirkişisi Erman Arkan'dan rapor alınmıştır. 11.03.2019 tarihli rapor, davacının hükümlü kaldığı süreyi sehven yanlış hesapladığından 18.03.2019 tarihli ek rapor hükme esas alınmıştır. 18.03.2019 tarihli ek raporda davacının ... İl SGK Müdürlüğünün yazısındaki SGK gün dökümüne göre 2015 yılı prime esas kazanç tutarının asgari ücret seviyesinde olduğu ve 01.01.2015-30.06.2015 dönemi için 858,96 TL 1.07.2015-31.12.2015 dönemi için 910,44 TL aylık net ücretlerinin olduğu tespit edilmiştir. Bu rapora göre davacının 25.06.2015 -28.08.2015 tarihleri arasında hükümlü kaldığı 2 ay 3 günlük süre için net asgari ücret hesabı sonucunda oluşan maddi zararının 1.911,93 TL olduğunu tespit edilmiştir. Ancak raporda asgari ücret maaş hesaplaması yapılırken tarihler 25.06.2015-1.07.2015, 1.07.2015 - 1.08.2015, 1.08.2015-28.08.2015 şeklinde kabul edilip maddi zararın 1.901,24 TL tespit edilmesi gerekirken, 25.06.2015-25.07.2015, 25.07.2015-25.08.2015, 25.08.2015-28.08.2015 şeklinde kabul edilip 1.911,93 TL maddi zarar tespit etmiştir. Bu yönüyle. 18.03.2019 tarihli ek bilirkişi raporundan farklı olarak davacının hükümlü kaldığı döneme ilişkin 1.901,24 TL maddi ve 5.000 TL manevi tazminatın tutuklanma tarihi olan 25.06.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince; yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sair istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; maddi tazminat yönünden, dosya içerisinde bulunan belgelere göre davacının gelirinin asgari ücretten düşük olduğu anlaşıldığından, 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret miktarı üzerinden hesaplama yapılarak (2015 6. Ayındaki 6 gün için 949,07/30X6=189,814 TL, 2015 7. ayı için 1.000,54 TL, 2015 8. ayındaki tahliye olduğu gün sayılmayarak 27 gün için 1000,54/30X27=900,485 TL'nin toplamı olan) 2.090,84 TL'nin maddi tazminat olarak davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken, davacının asgari ücretten düşük olan ücretinin esas alınması suretiyle maddi tazminatın az tayin edildiği belirtilerek maddi tazminat miktarına ilişkin "1.901,24 TL" ibaresinin çıkarılarak yerine "2.090,84 TL" yazılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan kararın, CMK'nın 303 ve 280/1-a maddeleri ile HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan Lüleburgaz 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/16 Esas 2018/11 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacı hakkında nitelikli olarak konut dokunulmazlığını ihlal etme, binanın eklentileri içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık, mala zarar verme suçlarından yapılan yargılama neticesinde davacının netice itibariyle 2 yıl 12 ay 20 gün hapis cezası ile mahkumiyetine karar verildiği, kararın kesinleşmesi nedeniyle cezanın 25.06.2015 tarihinde infazına başlanıldığı, davacının yargılanmanın yenilenmesi başvurusu üzerine mahkemece 28.08.2015 tarihli ek karar ile infazın durdurulurak davacının tahliyesine karar verildiği, yeniden yapılan yargılama neticesinde davacının atılı suçlardan beraatine karar verildiği, hükümlerin 12.03.2018 tarihinde kesinleştiği, bu suretle davacının 25.06.2015-28.08.2015 tarihleri arasında 2 ay 3 gün hükümlü olarak cezaevinde bulunduğu, infaz tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

Davalı vekilinin temyiz sebeplerine yönelik olarak
1. Tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 141 ve devamı maddelerine göre, maddi ve manevi tazminat hakkı bulunduğundan, davalı vekilinin, davacının tazminat talebinin reddi gerektiğine yönelik temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.

2. Davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret miktarları üzerinden hesaplama yapılarak maddi tazminata hükmedilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

3. Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunmuş ise de hükmün yalnızca davalı vekili tarafından temyiz edilmiş olduğunun anlaşılması karşısında, temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.

4. Davacının talebi de gözetilerek hükmedilen tazminat miktarlarına zarar doğum tarihi olan infazın başladığı 25.06.2015 tarihinden itibaren faiz işletilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

5. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 gün ve 2 Esas, 63 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarında, ancak davanın tamamen reddi halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmolunabileceğinden, davanın kısmen kabulü halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi hukuka aykırı bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 12.11.2019 tarihli ve 2019/2527 Esas 2019/3711 Karar sayılı kararında davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.05.2023 tarihinde karar verildi.