12. Ceza Dairesi 2021/8072 E. , 2023/1499 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, davanın niteliğine göre davacı vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Davacı vekili 26.04.2018 havele tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin nitelikli hırsızlık suçundan 20.04.2016 tarihinde gözaltına alındığını, 22.04.2016 tarihinde tutuklandığını, 06.05.2016 tarihinde tahliye edildiği ve hakkında beraat kararı verildiği, haksız olarak tutuklu kaldığı günler için 70.000,00 TL maddi, 70.000,00 TL manevi tazminata gözaltı tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
2. Davalı vekili 17.05.2017 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı hakkında tazminat talepli başkaca dosyaların bulunduğundan derdest dosya olup olmadığı hususu araştırılarak bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, yasal 3 aylık ve 1 yıllık hak düşürücü süreler içerisinde açılmadığından davanın reddi gerektiğini, davanın yetkili mahkemede açılıp açılmadığı hususunun araştırılması gerektiğini, davacı vekilin dava açmak için özel vekaletnamesinin bulunup bulunmadığı hususunun araştırılması gerektiğini, mahsup durumunun araştırılması gerektiğini, talep edilen tazminat miktarlarının sebepsiz zenginleşme yol açacak derecede fazla olduğunu, faiz talebinin reddine karar verilmesi gerektiği, faiz uygulanacak ise de bunun dava tarihi olması gerektiğini, vekalet ücretinin belirlenen maktu vekalet ücretini aşmaması gerektiğini öne sürmüştür.
3.... 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.10.2018 tarihli ve 2018/220 Esas, 2018/408 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4.... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 10.10.2019 tarihli ve 2018/3767 Esas, 2019/2346 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile davanın reddine karar verilmiştir.
5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.10.2021 tarihli tebliğnamesi ile davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile hükmün onanmasını talep etmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi;
Tazminat davasının süresinde açıldığından kabulü gerektiğine, müvekkili hakkında vekalet ücretine ve mahkeme masraflarına hükmedilmesi hak arama özgürlüğü, mahkemeye erişim hakkı ve mahkemeye etkili başvuru hakkının ihlali niteliğinde olduğuna, ilişikindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacının tazminata esas ...(kapatılan) 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/403 Esas – 2016/721 Karar sayılı dava dosyasında davacının herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle hırsızlık suçundan yargılandığı, 20.04.2016 – 06.05.2016 tarihleri arasında gözaltı ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 16.02.2017 tarihinde kesinleştiği ve davanın süresinde açılmadığı, bu nedenle davanın süre yönünden reddedilmesi gerektiği gerekçeli karar yazımı sırasında fark edilmiş ise de davanın kısmen kabulüne karar verilmesi durumunun sehven olduğu karar verildikten sonra fark edildiği, bu durumun sonuca etkili olmadığı belirlenerek, 1.127,36 TL maddi, 2.500,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; Tazminat talebinin dayanağını oluşturan ... (Kapatılan) 26. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/403 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı ...'in "Herkesin Girebileceği Bir Yerde Bırakılmakla Birlikte Kilitlenmek Suretiyle Hırsızlık" suçundan 20.04.2016 tarihinde gözaltında, 22.04.2016-06.05.2016 tarihleri arasında tutuklulukta kaldığı, hakkında ... 26. Asliye Ceza Mahkemesi'ne iddianame ile "Herkesin Girebileceği Bir Yerde Bırakılmakla Birlikte Kilitlenmek Suretiyle Hırsızlık" suçundan dava açıldığı, yargılama sonucunda "Herkesin Girebileceği Bir Yerde Bırakılmakla Birlikte Kilitlenmek Suretiyle Hırsızlık" suçundan beraatine karar verildiği, beraat kararın 16.02.2017 tarihinde kesinleştiği, tazminat davasının ise 26.04.2018 tarihinde açıldığı, 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin 1 inci bendine göre; " [1] Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir..." şeklinde ki düzenleme karşısında, davacının tazminat talebinin süresinde olmadığı ve reddi yerine yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmesi, hukuka aykırı, bu durum itibariyle davalı vekilinin istinaf talebleri yerinde görüldüğünden,
yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin esasını oluşturan ...(kapatılan) 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/403 Esas – 2016/721 Karar sayılı dava dosyasında davacının herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle hırsızlık suçundan yargılandığı, 20.04.2016 – 06.05.2016 tarihleri arasında 16 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 16.02.2017 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanuna tabi olduğu anlaşılmıştır.
Davacı Vekilinin Temyiz Talebi Yönünden;
1.Davanın süresinde olduğuna yönelik temyiz talebi yönünden;
5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin 1 inci bendine göre; " Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir..." şeklinde ki düzenleme karşısında, tazminata esas dosyanın 16.02.2017 tarihinde kesinleştiği, söz konusu tazminat davasının yasal 1 yıllık hak düşürücü süreden sonra açıldığı anlaşıldığından davanın reddine hükmedilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamıştır.
2.Davacı aleyhine vekalet ücreti ve mahkeme masraflarına hükmedilmemesi gerektiğine yönelik temyiz talebi yönünden;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 gün ve 2 Esas, 63 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarında, ancak davanın tamamen reddi halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmedileceği, somut olayda da davalının davayı vekili aracılığıyla takip edip davanın reddi kararı verildiğinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde ve mahkeme masraflarının davacıya hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 10.10.2019 tarihli ve 2018/3767 Esas, 2019/2346 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.05.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!