12. Ceza Dairesi 2021/8067 E. , 2023/1878 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin olduğu belirlenmiştir.
Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün; 6100 sayılı Kanun’un 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği hükmün temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Davacı vekili 11.01.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; erkek kuaförü olan müvekkilinin uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 03.03.2017 tarihinde tutuklandığını, 07.06.2017 tarihinde tahliye edildiği ve hakkında beraat kararı verildiği, haksız tutuklama nedeni ile ... yerini kapatmak zorunda kaldığını, müşteri kaybettiğini, kendisi ve ailesinin maddi ve manevi zorluklar yaşadığından bahisle 20.000,00 TL maddi, 150.000,00 TL manevi tazminata tutuklama tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
2.Davalı vekili 25.01.2018 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü sürede açılıp açılmadığı tespit edilerek süreden reddi gerektiğini, davanın yetkili mahkemede açılıp açılmadığı tespit edilerek yetkili değil ise davanın reddi gerektiğini, davacının dava dilekçesinde iddiasını ispatlayan belge olmadığından taleplerin reddi gerektiğini, davacının net gelirinin hesaplanması gerektiğini, talep edilen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, davacı hakkında tutuklama nedeni ile mahsup kararı verilip verilmediğinin araştırılması gerektiğini, öne sürmüştür.
3.... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.09.2018 tarihli ve 2018/25 Esas, 2018/466 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4.... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 06.11.2019 tarihli ve 2019/1576 Esas, 2019/637 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığın 21.10.2021 tarihli tebliğnamesi ile davalı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi, davacı vekilinin temyiz isteminin ise manevi tazminatın eksik olduğundan bozulması talep edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Davalı vekilinin temyiz istemi;
Davacının yasa gereği toplum asayişinin temini nedeniyle tutuklandığı, devletin kusurunun bulunmadığı, bu nedenle tazminat talebinin reddi gerektiğini, hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğu, reddedilen kısım üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, ilişkindir.
B. Davacı vekilinin temyiz istemi;
Müvekkilinin erkek kuaförü olduğunu, tutuklandığı dönemde ... yerini kapatmak zorunda kaldığı, müşteri kaybettiği bu nedenle tahliye olduktan sonra da dükkanını açmadığı, ailesinin ekonomik zorluk çektiği bu neden hükmedilen maddi tazminat miktarının eksik olduğuna, haksız tutuklama nedeniyle kendisi ve ailesinin elem ve üzüntü çektiği, itibarının zedelendiği, tutuklandığı suçun toplumda itibarını zedelediği, ailevi sorunlar yaşadığından hükmedilen manevi tazminat miktarının eksik olduğuna, ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacının tazminata esas ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/228 Esas – 2017/308 Karar sayılı dava dosyasında davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan yargılandığı, 03.03.2017 – 07.06.2017 tarihleri arasında gözaltı ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 24.10.2017 tarihinde kesinleştiği davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, davacının tutuklu kaldığı sürelerin infaz edildiği ve başka bir dosyadan mahsubunun yapılmadığı, maddi tazminat bakımından bilirkişinin raporu isteklerini karşılar, bilimsel ve teknik izahatlı olduğundan mahkememizce de rapora iştirak edilerek hükme esas alınabileceği kanaati oluşmuş bu meyanda, davacı gelir durumunu belgelerle ispat edemediği için, asgari ücret tarifesi esas alınarak net ücret üzerinden ve sigortalı olduğuna ilişkin bir belge sunmadığından asgari geçim indirimi de bu bedelden düşülerek 4.066,56 TL maddi, 8.500,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine, istinaf merci, maddi tazminat miktarının eksik olduğundan 4.492,99 TL olması gerektiği, manevi tazminat miktarının fazla olduğundan 5.000,00 TL'ye indirilmesi gerektiğinden ve buna göre değişen vekalet ücreti 1.139,00 TL olması gerektiğinden, bu kısmın düzeltilmesi suretiyle, istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/228 Esas – 2017/308 Karar sayılı dava dosyasında davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan yargılandığı, 03.03.2017 – 07.06.2017 tarihleri arasında 96 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 24.10.2017 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Davalı vekilinin temyizinin katılma yolu ile yapılmadığı dikkate alınarak İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırının 58.800,00 TL olması, İlk Derece Mahkemesi tarafından hükmedilen tazminat miktarının 12.566,56 TL olması ve bu karara yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hükmedilen tazminat miktarının 9.492,99 TL olarak düzeltilerek esastan ret kararının verilmiş olması nedenleriyle 6100 sayılı Kanun’un, 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca davalı açısından kesin olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Davacının Temyiz İstemi Yönünden;
1.Hükmedilen maddi tazminat miktarı yönünden;
Davacının dava dilekçesinde ve tazminat yargılanması boyunca esnaf olduğunu beyan etmesi karşısında, söz konusu geliri ve tutuklu kaldığı döneme ilişkin kazanç kaybı miktarı konusunda itibar edilebilecek herhangi bir belge ibraz edemeyen davacının, bahse konu döneme ilişkin olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret miktarı üzerinden hesaplama yapılmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
2.Hükmedilen manevi tazminat miktarı yönünden;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünde A bendinde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 06.11.2019 tarihli ve 2019/1576 Esas, 2019/637 Karar sayılı kararına yönelik davalı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünde (B-2) bendinde açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 06.11.2019 tarihli ve 2019/1576 Esas, 2019/637 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.05.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!