12. Ceza Dairesi 2021/8061 E. , 2024/3517 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/2034 E., 2019/608 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacının haksız gözaltı, tutuklama, el koyma nedeniyle 31.540,00 TL maddi, 500.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden yasal faizine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile maddi tazminatın reddine, 19.500,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; müvekkilinin alamadığı taltifin tazminat kapsamında verilmesi gerektiğini, fazla çalışma ücretinin verilmesi gerektiğini, hükmedilen manevi tazminatın eksik olduğunu, Davalı vekilinin temyiz istemi; davacının tazminat isteme hakkının bulunmadığını, idarenin kusuru bulunmadığını, hükmedilen tazminatın eksik olduğunu, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, belirtmiştir.
III. DAVA KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/106060 Soruşturma, 2018/43599 Karar sayılı ceza dosyasında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 16.08.2016 - 28.02.2017 tarihleri arasında 196 gün gözaltında ve tutuklu kaldığını, yapılan yargılama sonunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, kararın 10.10.2018 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş kararın davacı asile tebliğ edilmediği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılmış başka bir tazminat davasının bulunmadığı, davacının polis memuru olduğunu, maaşından kanun gereği üçte bir oranındaki maaş kesintilerinin, 05.10.2018 tarihinde davacının çalıştığı kurumca davacıya ödenmiş olduğunu, davacı vekilince maddi zarar kalemi içinde talep edilen emsal personele ödenen 15 Temmuz 2016 darbe girişiminin püskürtülmesi görevi taltifi 5.000 TL ile ilgili, maddi zarar kapsamında değerlendirilemediğini, maaş farkı, davacının kızının iptal edilen düğün salonu kaparosu, ailesinin yol masrafları, davacının cezaevindeki harcamaları, maddi tazminat hesabının dikkate alınmadığı, davacı vekilince dava dilekçesinde, müvekkilinin soruşturma sürecinde özel avukatına ödenen zararı ile ilgili olarak; işbu dava dosyası kapsamına sunulu herhangi bir serbest meslek makbuzu bulunmaması sebebiyle bir değerlendirme yaplamadığının bildirildiği, maddi tazminatın reddine karar verildiği, manevi tazminat talebinin ise, günün ekonomik koşulları, davacının ekonomik ve sosyal yaşantı düzeyi, gözaltına alınmasına yol açan olayların gelişim tarzı, çektiği üzüntü, paranın satın alma gücü, hükmedilecek manevi tazminatın zenginleşmeye neden olamayacağı hususları gözetilerek, hak ve adalet kurallarına göre haksız gözaltı süresinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle manevi tazminata hükmedildiği, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin maddi tazminat verilmesi gerektiğine ve sair temyiz itirazlarına, davalı vekilinin davanın reddi gerektiğine, hükmedilen tazminatın fazla olduğuna, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine dair tüm temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.07.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!