12. Ceza Dairesi 2021/7952 E. , 2024/1887 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/2554 E, 2019/2593 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEMYİZ EDENLER : Davacı vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 100.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 2.251,70 TL maddi, 2.160,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının maddi tazminata davacının maktu vekalet ücreti zararı eklenmesi gerektiğinden maddi tazminatın 2.851,70TL'ye yükseltilmesi gerektiğinden, bu kısmın düzeltilmesi suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin manevi tazminatın eksik olduğundan hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; müvekkilinin haksız tutuklu kaldığını, işini kaybettiğini, sosyal hayatından uzaklaştığın, tazminata esas dosyada avukatlık ücret zararının ödenmesi gerektiğini, hükmedilen maddi ve manevi tazminatın eksik olduğunu, belirtmiştir.
III. DAVA KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/96595 Soruşturma - 2017/53304 Karar sayılı soruşturma dosyasında FETÖ silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 18.10.2016 - 23.11.2016 tarihleri arasında 36 gün gözaltında ve tutuklu kaldığını, yapılan yargılama sonunda 30.11.2017 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına hükmedildiği, kararının 19.12.2017 tarihinde tebliğ edildiği ve itiraz edilmediği, kesinleşmiş kararın davacı asile tebliğ edilmediği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, tutuklama müzekkeresinin infaza alındığı ve tutukluluk süresinin başka cezaya mahsup edilmediği, davacının tutuklama öncesi çalıştığı iş yerine ilişkin maaş bordroları, SGK hizmet dökümleri, iş yeri kayıtları temin edilip bilirkişi incelemesi yapılmış, dinlenen uzman bilirkişi ibraz ettiği raporunda davacının tutuklu kaldığı süredeki gelir kaybının belirlendiği, davacı vekili duruşmadaki beyanında davacının bu tutuklama nedeniyle Temmuz 2017 ye kadar işsiz kaldığını belirterek tahliye olduğu tarih ile işe girdiği Temmuz 2017 tarihleri arasındaki gelir kaybının da maddi tazminat olarak verilmesini talep etmiş ise de; tahliye edildikten sonraki çalışmamanın ve gelir kaybının tutuklamaya bağlı olmaması nedeniyle bunun maddi tazminat olarak değerlendirilmesi mümkün olmadığını, davacının ayrıca gözaltı ve tutuklu kaldığı süre içinde vekalet ücreti ödemek zorunda olduğunu belirtmiş ise de; buna ilişkin serbest meslek makbuzu ibraz edilmediği ve duruşmadaki beyanlarda serbest meslek makbuzu düzenlenmediğinin belirtildiği dikkate alınarak belirtilen ücret ödemesi maddi tazminat olarak değerlendirilmediğini, davacının gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği süre, sosyal ve ekonomik durumu, atılı suçun niteliği dikkate alındığında tutuklulukta geçirdiği her gün için 60 TL olmak üzere manevi tazminata hükmedildiğini, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurularının, düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Davacının iş yerinden hangi sebeple çıkışının yapıldığı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından ve ilgili iş yerinden araştırılıp, özellikle işe giriş ve işten ayrılış bildirgeleri, hizmet döküm belgeleri başta olmak üzere davacı ile ilgili tüm belgelerin ilgili iş yeri ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından temin edilip dosya içerisine alınarak, davacının tutuklanması nedeniyle işten çıkarıldığının tespiti halinde buna ilişkin genel mahkemelerde bir dava açılıp açılmadığı da araştırılarak, ödeme yapılmadığı ve dava da açılmamış olduğunun tespiti halinde davacıya davacının net maaşı üzerinden hesaplama yapılması gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi temyiz eden sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
Tazminat talebinin dayanağı olan soruşturma dosyasında davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği dikkate alınarak, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde ceza soruşturması evresinde takip edilen işler için belirlenen vekalet ücreti olan 600,00 TL'nin kovuşturmaya yer olmadığına dair karar tarihinden faizi ile birlikte maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken, tutuklama tarihinden hüküm kurulması, temyiz eden sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespit edildiğinden manevi tazminatın eksik olduğuna yönelik bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, yukarıda eleştirilen kısım dışında tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!