WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 02 Temmuz 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2021/7883 E.  ,  2023/1769 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 12.12.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; "Müvekkilin beraatine karar verilen ceza dava dosyası kapsamında 02.05.2011 tarihinde gözaltına alınması, 06.05.2011 tarihinde tutuklanması, 07.08.2012 tarihinde 6 ay denetimli serbestlik ev hapsi kararı ile tahliye edilmesi, 24.01.2013 tarihinde denetimli serbestlik kararının kaldırılması suretiyle 4 gün gözaltında, 459 gün tutuklu, 170 gün ev hapsinde kalması sebebiyle oluşan zararının karşılığı olarak 1.000.000,00 TL manevi tazminatın gözaltına alınma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini arz ve talep ederim." şeklinde beyanda bulunmuştur.

2. Davalı vekili 25.01.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; "Davanın süresinde açılıp açılmadığı, daha önce başka bir tazminat davası açıp açmadığı araştırılmalıdır. Davacı kendi kusurlu hareketleri neticesinde tutuklanmıştır. Talep edilen tazminat miktarı fahiştir." şeklinde beyanda bulunmuştur.

3. ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.07.2018 tarihli ve 2017/463 Esas, 2018/397 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4. ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 12.07.2019 tarihli ve 2018/3615 Esas, 2019/3130 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 21.10.2021 tarihli ve 2019/90669 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davalı vekilinin temyiz istemi; hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna, faiz başlangıç tarihine, reddedilen kısım üzerinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine, ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
... 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/100 Esas sayılı dava dosyasının incelenmesinde; davacının hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, görevi kötüye kullanma, imar kirliliğine neden olma, sahte belge düzenlemek, edimin ifasına fesat karıştırmak ve kamu kurum veya kuruluşlarının ihalesine fesat karıştırmak suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında 02.05.2011 tarihinde gözaltına alındığı, 05.05.2011 tarihinde salıverildiği, 06.05.2011 tarihinde tekrar gözaltına alınıp tutuklandığı, 07.08.2012 tarihinde tahliye edildiği ve hakkında ... 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/100 Esas, 2017/22 Karar sayılı dosyasından beraat kararı verildiği ve kararın kesinleştiği böylece davacının 5271 sayılı Kanun'un 141 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca suç soruşturması ve kovuşturmasından kaynaklı haksız uygulama nedeni ile uğradığı manevi zararı devletten talep etme hakkının doğduğu anlaşılmıştır. Ancak 5271 sayılı Kanun'un 141 ve devamı maddelerinde tazminat istenebilecek koruma tedbirleri arasında adli kontrol tedbiri sayılmadığı için tazminat hesabında bu husus dikkate alınmamıştır.

Dosya kapsamı, davacının üzerine atılı suçların niteliği, gözaltı ve tutuklulukta kaldığı süre, davacının statüsü sosyal ve ekonomik durumu, uğradığı haksızlığın boyutu, gözaltı ve tutukluluk sürecinin davacı üzerindeki olumsuz etkisi, günün ekonomik koşulları, paranın satın alma gücü, tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi, hükmedilecek miktarın davacının ekonomik durumu itibariyle zenginleşme sonucu doğurmayacak şekilde hak ve nefaset kurallarına uygun makul ve makbul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerektiği hususu da gözönünde bulundurularak; davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 67.000,00 TL'nin gözaltına alınma tarihi olan 02.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmamıştır.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan ... 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/100 Esas – 2017/22 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve yönetmek suçundan 02.05.2011 - 05.05.2011 tarihleri arasında 3 gün gözaltında, 06.05.2011 - 07.08.2012 tarihleri arasında 459 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, beraat hükmünün 12.10.2017 tarihinde kesinleştiği, gözaltına alınma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

Davalı vekilinin temyiz isteği yönünden;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nefaset ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerektiği göz önünde bulundurularak, takdir edilen manevi tazminat miktarı ve bu miktara talep doğrultusunda faiz işletilmesi yönünden kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Kendisini vekil ile temsil ettiren davalı lehine ancak davacı yönünden davanın tümüyle reddedilmesi halinde vekalet ücretine hükmedilebileceği göz önünde bulundurularak, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 12.07.2019 tarihli ve 2018/3615 Esas, 2019/3130 Karar sayılı kararında davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.05.2023 tarihinde karar verildi.