WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Temmuz 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2021/7687 E.  ,  2023/1663 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesince verilen düzeltilerek esastan ret kararının maddi tazminata ilişkin kısmı bakımından kesin olduğu belirtilmiş ise de, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması karşısında, temyiz kesinlik sınırının davacı tarafından talep edilen maddi ve manevi tazminat miktarının toplamının reddedilen kısmı üzerinden değerlendirileceği, maddi tazminat ve manevi tazminat bakımından ayrı ayrı değerlendirilemeyeceği; dolayısıyla bölge adliye mahkemesince maddi tazminat yönünden gerçekleştirilen kesinleştirme işleminin yok hükmünde olduğu tespit edilerek yapılan incelemede;

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 03.10.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının 17.07.2016 tarihinde gözaltına alındığını, 19/09/2016 tarihinde tutuklandığını, daha sonra ... 2. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığını, sonrasında davacının 16.11.2017 tarihinde tahliye olduğunu ve hakkında yurt dışına çıkma yasağı uygulanan müvekkili hakkında ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 26.06.2018 tarih ve 2017/2155 Esas - 2018/1349 Karar sayılı kararı ile beraat ettiğini, davacının tutuklu kaldığı dönemde kazancından mahrum kaldığını, cezaevinde harcama yaptığını, savunmasını üstlenmesi için avukata ücret ödediğini ve ailesinin cezaevine ziyarete gelmek için masraf yaptığını, davacının tutuklu kaldığı ve sonrasında adli kontrol uygulanan süre bakımından büyük manevi zarar uğradığını belirtmiş, tüm bu nedenlerle 34.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesini talep etmiştir. Davacı 20.12.2018 tarihli duruşmada gözaltında geçen süreye ilişkin tazminat talebinden vazgeçmiştir.

2. Davalı vekili 09.11.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde olup olmadığının, mükerrer dava açılıp açılmadığının ve davacının davaya muvafakati olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, koruma tedbiri usul ve yasaya uygun olduğundan davanın reddi gerektiğini, talep edilen maddi ve manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, davacının maddi tazminata ilişkin talebinin delillendirilmediğini, kararın kesinleşmesinden itibaren faiz işletilebileceğini ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi gerektiğini beyan etmiştir.

3. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.12.2018 tarihli ve 2018/485 Esas, 2018/533 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4. ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 25.09.2019 tarihli ve 2019/485 Esas, 2019/1926 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 20.10.2021 tarihli tebliğnamesi ile temyiz talebinin esastan reddini talep etmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; hükmedilen manevi tazminatın eksik olduğuna ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacıya ait nüfus kaydının incelenmesinde yerleşim yerinin Merkez-... olduğu anlaşıldığından mahkemenin yetkili olduğu, davacı hakkındaki beraat kararının 04.09.2018 tarihinde kesinleştiği, davacının davayı 03.10.2018 tarihinde açtığı anlaşıldığından davanın süresi içerisinde olduğu, ve davacının aynı konuda açmış olduğu başka bir davanın bulunmadığı görülmüştür.

Dosya kapsamında davacının 19.072016 tarihinde tutuklandığı, 16.11.2017 tarihinde tahliye edildiği, ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.11.2017 tarih, 2017/21 Esas - 2017/307 Karar sayılı kararı ile davacı (sanık) hakkında mahkumiyet kararı verilerek tahliyesine karar verildiği, dosyanın istinaf edilmesi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 26.06.2018 tarih, 2017/2155 Esas - 2018/1349 Karar sayılı kararı ile davacının (sanığın) beraatine karar verildiği, kararın 04.09.2018 tarihinde kesinleştiği ve tutuklama müzekkerelerinin infaz gördüğü anlaşılmıştır.

Davacı vekilinin dava dilekçesi ile gözaltı ve haksız tutuklama sebebi ile maddi ve manevi tazminat talebinde bulunduğu, yargılama sırasında davacı vekili beyanı ile tutuklanma tarihinden itibaren maddi ve manevi tazminat ile tutuklanma tarihinden itibaren tazminatlara faiz yürütülmesini talep ettiği, bu hali ile davacının gözaltında kaldığı süre, talep doğrultusunda nazara alınmaksızın davacının tutuklu kaldığı süreler itibariyle 21.811,34 TL maddi tazminat ile, davacının tutuklandığı 19.07.2016 ile 16.11.2017 tarihleri arasında davacının sosyal ekonomik durumu, yüklenen suçun niteliği, davacının tutuklulukta kaldığı süre, paranın satın alma gücü, davacının evli ve 4 çocuk sahibi oluşu, davacının eline geçebilecek miktar nazara alınarak 28.500,00 TL manevi tazminatın, davacı vekilinin talebi doğrultusunda davacının tutuklanma tarihi olan 19.07.2016 tarihi itibariyle işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan alınarak davacıya verilmesine hükmedilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince maddi tazminat miktarının 22.131,34 TL'ye ve manevi tazminat miktarının 32.000,00 TL'ye yükseltilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Tazminat talebinin dayanağı olan ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/21 Esas – 2017/307 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı örgüt suçundan 19.07.2016 - 16.11.2017 tarihleri arasında 485 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 04.09.2018 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142 inci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

2. Davacının 20.12.2018 tarihli duruşmada gözaltında geçen süreye ilişkin tazminat talebinden vazgeçtiğini beyan etmesine rağmen, maddi tazminatın, davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan "21.793,16" TL yerine, gözaltında kalınan süre de tazminat hesabına dahil edilerek bu miktarın üstünde kalacak şekilde "22.131,34" TL olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı lehine fazla maddi tazminata hükmolunması temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.

3. Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünün (3) numaralı paragrafında açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 25.09.2019 tarihli ve 2019/485 Esas, 2019/1926 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.05.2023 tarihinde karar verildi.