WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2021/7653 E.  ,  2023/1661 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Davacı hakkında İlk Derece Mahkemesince hükmedilen toplam 12.641,95 TL tazminata ilişkin kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararına karşı davacı vekilinin temyiz yoluna başvurduğu, davacının talep etmiş olduğu toplam tazminat miktarına göre reddedilen tazminat miktarının 109.595,38 TL olduğu ve karar tarihi itibari ile temyiz kesinlik sınırının 58.800,00 TL olduğu, bu kapsamda hükmün davacı bakımından kesin olmadığı ve kararın temyiz incelemesi için Dairemize gönderilmesi nedeniyle henüz kesinleşmiş bir karardan söz edilemeyeceği anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesinin kesinleşme işlemlerinin yapılmasına ilişkin 18.10.2019 tarihli yazısı gereğince İlk Derece Mahkemesince gerçekleştirilen kesinleştirme işleminin yok hükmünde olduğu tespit edilerek yapılan incelemede;

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 11.07.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama, 2313 sayılı kanuna aykırılık suçlarından 22.07.2017 tarihinde tutuklandığını, ... Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/160 Esas numaralı dosyası üzerinden yargılanan davacının aynı mahkemenin 2018/69 Karar sayılı ilamı ile beraat ettiğini, 13.12.2017 tarihinde müvekkilinin tahliye olduğunu ve 4 ay 21 gün haksız yere tutuklu kaldığını, sonuç olarak koruma tedbirleri nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 22.237,33 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 122.237,33 TL tazminatın 22.07.2017 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesini talep etmiştir.

2. Davalı vekili 07.08.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde ve yetkili mahkemede açılıp açılmadığının araştırılması gerektiğini, talep edilen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, tazminat talebinin yasal gerekçesi ve dayanağı olmadığından davanın reddi gerektiğini ve tazminata hükmedildiği takdirde hangi koruma tedbiri nedeniyle tazminata hükmedildiğinin açıklanmasını talep ettiklerini beyan etmiştir.

3. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.05.2019 tarihli ve 2018/791 Esas, 2019/563 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4. ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 10.10.2019 tarihli ve 2019/1277 Esas, 2019/1666 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 24.10.2021 tarihli tebliğnamesi ile davacı lehine eksik manevi tazminata hükmolunduğu gerekçesi ile hükmün bozulmasını talep etmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davalı vekilinin temyiz istemi; eksik manevi tazminata hükmolunduğuna ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Dava konusu haksız koruma tedbirine hükmedilen dosyada davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan yargılandığı, 22.07.2017 tarihinde tutuklandığı, 13.12.2017 tarihinde tahliyesine karar verildiği, ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin 28.03.2018 tarih ve 2018/69 Karar sayılı ilamıyla beraatine karar verildiği, kararın 05.04.2018 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği, kesinleşme şerhinin 16.05.2018 tarihinde davacı vekiline tebliğ edildiği, tazminat dava tarihinin 11.07.2018 olduğu, 21.04.1975 gün ve 3-5 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davacının yasal süresi içerisinde tazminat talebinde bulunulduğu, davacının tutuklu kaldığı sürelerin başka bir cezadan mahsup edilmediği, mahkemenin görevli ve yetkili olduğu, davacı tarafından açılmış başkaca bir koruma tedbirleri nedeniyle tazminat istemli dava bulunmadığı, dosyada alınan 28.03.2019 tarihli bilirkişi raporunda davacının 145 gün tutuklu kaldığı ve aylık asgari ücret üzerinden yapılan hesaplamayla maddi kazanç kaybının 6.141,95 olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır.

Davacının maddi tazminat talebinin değerlendirilmesinde; davacının toplam 145 gün tutukluluk süresinin mevcut olduğu anlaşılmakla dava dilekçesinde ve yargılama aşamasında davacının gelir durumuna ilişkin herhangi bir belge ibraz edilmediğinden davacının tutuklu kaldığı dönemde geçerli net asgari ücret üzerinden yapılan hesaplamada davacının 6,141,95TL kazançtan mahrum kaldığı tespit edilmekle ilk tutuklanma tarihi olan 22.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Davacının manevi tazminat talebinin değerlendirilmesinde; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 17.03.2009 tarih 2008/9-193 Esas ve 2009/160 Karar sayılı kararında yer alan "manevi zarar tutuklanan kişinin sosyal çevresinde itibarının sarsılması, özgürlüğünden yoksun bırakılması nedeniyle duyulan elem, ızdırap ve ruhsal sıkıntıların bir ölçüde de olsa giderilmesi amacına yöneliktir. Uğranılan manevi zararın tümüyle giderilmesinin olanaksız olduğu kuşkusuzdur. Bununla birlikte tayin edilecek manevi tazminat kişinin acı ve ızdıraplarının dindirilmesinde, sıkıntılarının azaltılmasında etken olacaktır." şeklindeki kabul çerçevesinde, davacının sosyal ve ekonomik durumu, maruz kaldığı koruma tedbirleri nedeniyle duyduğu elem ve ızdırap, tutuklu kaldığı süre, ülkenin ekonomik durumu, paranın satın alma gücü gözetildiğinde mahkememizce değerlendirilen manevi tazminat miktarı zenginleşme sonucunu doğurmayacak şekilde, hak ve nesafet kurallarında uygun makul ve makbul bir miktar olması gerektiğinden 6.500,00 TL manevi tazminatın ilk tutuklanma tarihi olan 22.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine dair davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Tazminat talebinin dayanağı olan ... Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/160 Esas – 2018/69 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan 22.07.2017 - 13.12.2017 tarihleri arasında 144 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 05.04.2018 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142 inci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

2. Maddi tazminatın, davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan "6.612,67" TL yerine, hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak bu miktarın altında kalacak şekilde "6.141,95" TL olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı lehine eksik maddi tazminata hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuştur.

3. Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (2) ve (3) numaralı paragraflarında açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 10.10.2019 tarihli ve 2019/1277 Esas, 2019/1666 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ... 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.05.2023 tarihinde karar verildi.