12. Ceza Dairesi 2021/7608 E. , 2024/1719 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/44 E., 2019/46 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEMYİZ EDENLER : Davacı vekili, Davalı vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, Onama
Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42. maddesi ile değişik 362/1-a maddesi uyarınca kesin olduğu belirlenmiştir.
Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 150.000,00 TL maddi, 250.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile maddi tazminatın redddine, 9.063,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin kararın kesin olduğundan reddine, davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; maddi tazminatın kabul edilmesi gerektiğini, hükmedilen maddi ve manevi tazminatın eksik olduğunu, Davalı vekilinin temyiz istemi; mahkemece usul ve yasaya aykırı karar verdiğini, istinaf merciinin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerini incelemediğini, belirtmiştir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/24746 Soruşturma – 2018/14478 Karar sayılı dava dosyasında silahlı terör örgütüne üye olma, anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçlarından yargılandığı, 15.08.2016 – 11.10.2016 tarihleri arasında toplam 57 gün gözaltı ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda kovuşturmaya yer olmadığına hükmedildiği, hükmünün 12.01.2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş kararın davacı asile tebliğ yapılmadığını, davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, davacının zabıt katibi iken 29.10.2016 tarihinde ihraç olduğunu, göreve iade edilmediği, tutuklulukta kaldığı süre için talep edebileceği maddi kazanç kaybının olmadığı, davacının sabit olan bu haksız eylem ve yargısal işlem nedeniyle maaş kaybına ilişkin maddi kayıpların davacıya iadesinin gerçekleştiği, manevi olarak da elem ve ızdırap çektiği, gerçekleştirmediği bir fiil nedeniyle itham edilmesi ve haksız koruma tedbirlerine muhatap olması nedeniyle manevi açıdan da duygusal bütünlüğüne zarar verilmekle devlet tarafından haksız fiile maruz kaldığı anlaşılmış olup uğradığı manevi zarara karşılık olmak üzere tazminat hukuku ilkelerine göre sebepsiz zenginleşmeye yol açmayacak şekilde tazminata hak kazandığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR
A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
Karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırının 58.800,00 TL olduğu ve silahlı terör örgütüne üye olma, anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan 15.08.2016 – 11.10.2016 tarihleri arasında toplam 57 gün gözaltı ve tutuklu kalan davacının tazminat talebinin kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesince maddi tazminatın reddine, 9.063,00 TL manevi tazminat takdir edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi nedeniyle kabul edilen toplam 9.063,00 TL tazminata ilişkin hükmün davalı açısından kesin olduğu görülmekle; davalı vekilinin temyizinin katılma yolu ile yapılmadığı dikkate alınarak, 6100 sayılı HMK’nın 24.11.2016 tarih ve 6763 sayılı Kanun'un 42. maddesi ile değişik 362. maddesinin 1/a bendinde yer alan temyiz sınırı ve kabul edilen tazminat miktarına göre hükmün kesin olması nedeniyle, davalı vekilinin temyiz istemin CMK'nın 298. maddesi gereğince isteme uygun olarak REDDİNE;
B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, manevi tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, davacı vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Avukatlık ücretinin davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayanması nedeniyle davacı tarafça sunulan serbest meslek makbuzunda belirtilen miktarın maddi zarar miktarının tayininde esas alınamayacağı, ancak; tazminat talebinin dayanağı olan soruşturma dosyasında davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği dikkate alınarak, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde ceza soruşturması evresinde takip edilen işler için belirlenen vekalet ücreti olan 660,00 TL'nin kovuşturmaya yer olmadığına dair karar tarihinden faizi ile birlikte maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-f maddesi gereği hüküm fıkrasının maddi tazminatın reddine ilişkin bölümün çıkartılarak yerine "maddi tazminatın kısmen kabulü ile 660,00 TL vekalet ücreti zararının 04.12.2018 tarihinden yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" ibareleri ile değiştirilmesi ve buna göre vekalet ücretinin de değiştirilmesi gerektiğinden "1.087,56 TL" ibaresinin çıkartılarak "1.166,76 TL" olarak değiştirilmesi suretiyle oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!