12. Ceza Dairesi 2021/7267 E. , 2024/287 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1535 E., 2019/679 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
DAVA TARİHİ : 18.02.2019
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 18.02.2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; "müvekkilinin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 25.08.2016 tarihinde göz altına alındığını, 29.08.2016 tarihinde adli kontrol şartıyla serbest bırakıldıktan sonra hakkında yeniden çıkarılan yakalama emri ile 22.09.2016 tarihinde yeniden gözaltına alınarak aynı gün tutuklandığını, 24.03.2017 tarihinde tahliye edildiğini ve yapılan yargılama ile beraat ettiğini, haksız göz altında ve tutuklu kaldığı 6 ay 7 günlük süre için 100.000 TL maddi 1.000.000 TL manevi tazminatın 25.08.2016 tarihinden işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faiz ile davalıdan tahsilini" talep etmiştir.
2.Davalı vekili 29.03.2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; "davanın süresinde açılmadığını, tazminat talebinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davanın reddi gerektiğini" beyan etmiştir.
3.Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.06.2019 tarihli ve 2019/98 Esas 2019/285 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4.Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 30.09.2019 tarihli ve 2019/1535 Esas 2019/679 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
5.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 05.10.2021 tarihli, davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; davacının ihraç tarihine kadar maaşının 1/2 sini alabildiğini ve davacının en son aldığı maaşının bilirkişi raporunda hatalı belirlenmesi nedeniyle maddi tazminat miktarının eksik belirlendiğine ve manevi tazminat miktarının düşük olduğuna ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince davacının infaz koruma memuru olarak çalışmakta iken 29.10.2016 tarihinde kamu görevinden ihraç edildiği, terör örgütüne üye olma suçundan hakkında soruşturma açıldığı, davacının 25.08.2016-29.08.2016 tarihleri arasında gözaltında kaldığı, ... 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 2016/2148 d.iş sayılı kararı ile 22.09.2016 tarihinde tutuklandığı, ... 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 2017/1339 D.iş sayılı kararı ile 24.03.2017 tarihinde tahliye edildiği, ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/173 E. 2018/314 Karar sayılı dosyasından beraatine karar verildiği, beraat kararının 11.12.2018 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği, davacının gözaltı ve tutuklulukta kaldığı süreleri başka mahkumiyetten mahsubuna dair bir bilginin dosyada bulunmadığı, davacının haksız yere gözaltında ve tutuklu kaldığı süreler içinde (Kamu görevinden ihraç edilmesi sebebiyle) asgari ücretten daha fazla bir geliri bulunmadığından ihraç tarihi olan 29.10.2016 tarihinden tahliye tarihi olan 24.03.2017 tarihine kadar olan süre için net asgari ücrete göre hesaplama yapıldığı, davacı vekili dava dilekçesi ile doğduran zarar olmayıp dolaylı zarar niteliğinde olan bazı zarar kalemlerini de talebe konu yapmış ise de doğrudan zararların bu davanın konusu olması yani dolaylı zararların maddi tazminat hesabında dikkate alınmasının mümkün olmaması diğer maddi zarar taleplerin reddine karar belirtilerek; davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile; 6.663,65 TL maddi, 20.000 TL manevi tazminatın talep gibi haksız gözaltı tarihi olan 25.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince; vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, toplanıp karar yerinde gösterilen deliller uyarınca oluşan kanaat ve takdirin dosya kapsamına uygun bulunduğu anlaşıldığından, davacı vekili ve davalı hazine vekili ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmeyerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/173 Esas 2018/314 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 25.08.2016-29.08.2016 tarihleri arasında 4 gün göz altında kaldığı, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldıktan sonra 22.09.2016 tarihinde tutuklandığı, 24.03.2017 tarihinde tahliye edildiği, bu suretle 25.08.2016-29.08.2016 tarihleri arasında 4 gün göz altında kaldığı ve 22.09.2016-24.03.2017 tarihleri arasında ise 183 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 11.12.2018 tarihinde kesinleştiği, göz altına alınma ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
Gerekçeli karar başlığında dava türünün "Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat'' yerine "Haksız Koruma Tedbiri sebebiyle Maddi ve Manevi Tazminat", karar tarihinin "26.06.2019" yerine "29.03.2016", dava tarihinin "18.02.2019" yerine "15.01.2019" olarak yazılması ve gerekçede faiz başlangıç tarihinin "gözaltı" tarihi yerine "tutuklama" tarihi olarak belirtilmesi mahallinde düzeltilebilir maddi yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
1.Davacı vekili her ne kadar maddi tazminatın davacının en aldığı maaşı üzerinden ödenmesini talep etmiş ise de davacının 29.10.2016 tarihinde ihraç edildiği, davacının ihraç sebebiyle uğradığı zararın idari işlem niteliğinde olduğu anlaşıldığından ihraç tarihi ile tahliye tarihi arasındaki tutukluluk dönemi için maddi zararını ücret bordrosu, vergi kaydı, gelir vergisi beyannamesi gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan davacıya tutuklu kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden hesaplanan "6.577,72" TL maddi tazminat yerine bu miktarın üstünde kalacak şekilde "6.663,65" TL maddi tazminata hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı görülmüş ise de temyiz eden sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
2.Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, göz altında ve tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması ve davacının 25.08.2016-29.08.2016 tarihleri arasında 4 gün göz altında kaldığı, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldıktan sonra tutuklanarak 22.09.2016-24.03.2017 tarihleri arasında 183 gün tutuklu kaldığı, bu şekilde davacı hakkında iki farklı dönemde koruma tedbiri uygulandığı dikkate alınarak; her bir koruma tedbiri dönemi için ayrı ayrı manevi tazminat miktarları belirlenip, belirlenen her bir tazminat miktarına ilişkin olduğu tarihten itibaren faiz işletilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 30.09.2019 tarihli ve 2019/1535 Esas 2019/679 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.01.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!