12. Ceza Dairesi 2021/7225 E. , 2024/292 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
DAVA TARİHİ : 23.02.2018
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 23.02.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; " müvekkilinin terör örgütüne üye olma suçundan 17.10.2016 tarihinde gözaltına alındığını, 24.10.2016 tarihinde tutuklandığını,24.07.2017 tarihinde tahliye edildiğini ve yapılan yargılama neticesinde beraat ettiğini, davacının haksız olarak tutuklu kaldığı 9 ay 8 gün için toplam 75.000 TL maddi ve 300.000 TL manevi olmak üzere toplam 375.000 TL tazminatın yakalama ve gözaltı tarihi olan 17.10.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini" talep etmiştir.
2.Davalı vekili "davanın süresinde açılmadığını, istenilen tazminat miktarının yüksek olduğunu ve davanın reddi gerektiğini" beyan etmiştir.
3.Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.03.2019 tarihli ve 2018/291 Esas 2019/270 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 08.07.2019 tarihli ve 2019/1285 Esas 2019/1372 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
5.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 07.10.2021 tarihli, davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi görüşünü içerir tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; gerekçe ile hüküm arasında çelişki bulunduğuna, maddi tazminatın öğretmen olan davacının maaşı üzerinden hesaplanması gerektiğine ve hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğuna ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince; davacı ...'ın maddi ve manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, Hesaplanan 12.843,40 TL ve 15.000,00 TL manevi tazminatın gözaltında kaldığı 17.10.2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı Hazinden alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin maddi ve manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince; ilk derece mahkemesince davacının maddi tazminat talebinin 12.843,40 TL'lik ve manevi tazminat talebinin 15.000,00 TL'lik kısmının kabulü ile fazlaya ilişkin talebinin reddine dair ilk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, ancak; İlk derece mahkemesince gerekçe oluşturulurken her ne kadar "......Davacının 13.08.2016- 16.08.2016 tarihleri arasında 3 gün süreyle gözaltında kaldığı, Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan hakkında Trabzon 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/123 esas sayılı dosyası ile kamu davası açıldığı, yapılan muhakeme neticesinde Trabzon 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 27.06.2018 tarihli 2018/123 Esas 2018/200 Karar sayılı ilamla davacının beraatine karar verildiği, kararın 05.07.2018 tarihinde kesinleştiği" ibaresi yer almakta ise de bu bilgilerin başka dosyaya ait olduğu bu dosya ile ilgisi olmamasına rağmen gerekçede gösterilmesinin kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle kararın gerekçe kısmında yer alan bu ibarenin çıkartılmak suretiyle düzeltilerek, davalı vekili ve davacı vekilinin hükme yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan Trabzon 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/51 Esas 2017/36 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan 17.10.2016-24.07.2017 tarihleri arasında 280 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 28.11.2017 tarihinde kesinleştiği, göz altına alınma ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesince hükmün gerekçesinde "......Davacının 13.08.2016- 16.08.2016 tarihleri arasında 3 gün süreyle gözaltında kaldığı, Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan hakkında Trabzon 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/123 Esas sayılı dosyası ile kamu davası açıldığı, yapılan muhakeme neticesinde Trabzon 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 27.06.2018 tarihli 2018/123 Esas 2018/200 Karar sayılı ilamla davacının beraatine karar verildiği, kararın 05.07.2018 tarihinde kesinleştiği" belirtilmiş ise de bu bilgilerin tazminata esas ceza davası ile ilgili olmadığı, yine mahkemece kısa karar ve gerekçeli karar da "tutuklu kaldığı toplam 9 ay 8 gün değerlendirilerek takdir edilen 15.000,00 TL manevi tazminatın gözaltında kaldığı 17.10.2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı Hazinden alınarak davacıya verilmesine" karar verildiği halde, kararın gerekçe kısmında "davacının talebinin kısmen kabulü doğrultusunda gözaltına alınma tarihinden itibaren (13.08.2018) yasal faiziyle birlikte 5.000 TL manevi tazminat ödenmesine" şeklinde ifadeye yer verilerek hüküm ile gerekçe arasında çelişkiye sebebiyet verilmesi, temyiz edenin sıfatına göre sonuca etkili görülmeyerek bozma nedeni yapılmamıştır.
Tutuklulukta geçen sürelerin infaz edilip edilmediği, infaz edilmiş olması halinde, infaz tarihleri ceza infaz kurumlarından sorularak infaz edilen tutukluluk süresinin tereddüde mahal vermeyecek şekilde tespiti ile tutuklu kalınan sürenin mahsup edilip edilmediğinin araştırılarak tazminat koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeyerek, eksik inceleme ile hüküm kurulması temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
1.Davacı vekili her ne kadar maddi tazminatın davacının maaşı üzerinden ödenmesini talep etmiş ise de davacının 01.09.2016 tarihinde ihraç edildikten sonra 17.10.2016 tarihinde göz altına alınarak akabinde tutuklandığı anlaşılmakla; göz altı ve tutukluluk dönemi için maddi zararını ücret bordrosu, vergi kaydı, gelir vergisi beyannamesi gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan davacıya göz altında ve tutuklu kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden maddi tazminat miktarının hesaplanmasında hukuka aykırılık görülmemiş olup, maddi tazminatın net asgari ücret üzerinden hesaplanan "12.697,57" TL yerine, hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak bu miktarın üstünde kalacak şekilde "12.843,40" TL olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı lehine fazla maddi tazminata hükmolunması temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
2.Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda çok eksik manevi tazminata hükmolunması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 08.07.2019 tarihli ve 2019/1285 Esas 2019/1372 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.01.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!