WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Temmuz 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2021/7140 E.  ,  2023/1770 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 18.11.2015 tarihli dava dilekçesinde özetle; "Müvekkilin beraatine karar verilen ceza dava dosyası kapsamında yağma suçundan 06.09.2014 - 27.01.2015 tarihleri arasında tutuklu kalması sebebiyle 25.000,00 TL maddi, 25.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini arz ve talep ederim." şeklinde beyanda bulunmuştur.

2. Davalı vekili 16.12.2015 tarihli cevap dilekçesinde özetle; "Davanın süre yönünden reddi gerekir. Yasadan kaynaklanan gözaltı - tutuklama işlemi yapıldığından davacının talebi yersiz, talep edilen tazminat miktarı fahiştir. Davacının net geliri, tazminat isteyemeyecek kişilerden olup olmadığı, başka bir tazminat davası açıp açmadığı, yetkili mahkemede dava açılıp açılmadığı araştırılmalıdır. Davacı maddi ve manevi zarara ilişkin iddiasını doğrulayan belgeleri dava dilekçesine eklememiştir. Tazminata hükmedilecek olursa kanunda belirtilen koruma tedbirlerinden hangisi nedeniyle tazminat verildiği kararda açıkça belirtilmelidir." şeklinde beyanda bulunmuştur.

3. ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.10.2016 tarihli ve 2015/531 Esas, 2016/358 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

4. ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 08.12.2016 tarihli ve 2016/213 Esas, 2016/207 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 06.10.2021 tarihli ve 2021/115335 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; davacı hakkında yağma suçundan kurulan hüküm beraat olarak kesinleştirildiğinden davanın kabulü gerektiğine, davalı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine, mahkeme hükmünün gerekçesiz olduğuna, ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davaya esas ... 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/362 Esas, 2015/329 Karar sayılı dava dosyasının incelenmesinde; davacının 04.09.2014 tarihinde saat 00.15 sıralarında yağma, cinsel saldırı, kasten yaralama suçlarından yakalanarak gözaltına alındığı, 06.09.2014 tarihinde ... 1. Sulh Ceza Hakimliğince yapılan sorgusuna mütakiben 2014/122 sorgu sayılı kararı ile birlikte yağma suçundan tutuklandığı, hakkında nitelikli cinsel saldırı, hürriyetten yoksun kılma ve nitelikli yağma suçlarından kamu davası açıldığı, mahkemece yargılama sırasında 27.01.2015 tarihinde tahliyesine karar verildiği, davacının tutuklu kaldığı sürelerin tamamını infaz gördüğü, yapılan yargılama sonunda 20.10.2015 tarihinde davacı hakkında nitelikli cinsel saldırı ve hürriyetten yoksun kılma suçlarından beraat kararı verildiği ayrıca davacı hakkında yağma suçundan açılan kamu davasındaki eylemin niteliğinin değiştirilerek kasten yaralama, taksirle yaralama ve kaybolmuş veya hata sonucu ele geçirilmiş eşya üzerine tasarruf suçlarını oluşturduğu kanaatine varılarak davacı hakkında bu suçlardan şikayetten vazgeçme nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verildiği, 03.12.2015 tarihli kesinleşme şerhinde ise hata yapılarak yağma suçundan beraatine şeklinde düzenlendiği anlaşılmıştır.

Davacı 06.09.2014 tarihinde ... 1. Sulh Ceza Hakimliğince yapılan sorgusuna mütakiben 2014/122 sorgu sayılı kararı ile sadece birlikte yağma suçundan tutuklanmış aynı kararda diğer suçlardan tutuklanmasına yer olmadığına karar verilmiştir. ... 5. Ağır Ceza Mahkemesi ise 2014/362 esas - 2015/329 karar sayılı 20.10.2015 tarihli kararında ise eylemin yağma suçunu değil kasten yaralama, taksirle yaralama ve kaybolmuş veya hata sonucu ele geçirilmiş eşya üzerine tasarruf suçlarını oluşturacağı kanaatine varmış ve bu suçlardan kamu davasının düşürülmesine karar verilmiştir. Davacı vekili talep dilekçesinde davacının yağma suçundan uzun süre tutuklu kaldığını dava sonucunda beraat ettiğini bu nedenle maddi manevi zararın giderilmesi gerekçesiyle dava açmış ise de 5271 sayılı Kanun'un 141 inci maddesi kapsamında kanuna uygun olarak yakalanan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen kişiler lehine tazminat verileceği hükmü getirilmiştir. Tüm dosya kapsamından ise davacının usulüne uygun olarak gözaltına alındığı ve tutuklandığı ancak tutuklandığı suçtan dolayı hakkında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatine karar verilmediği anlaşılmakla; 5271 sayılı Kanun'un 141 inci maddesi kapsamında şartları taşımayan davanın reddine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmamıştır.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan ... 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/362 Esas - 2015/329 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının yağma suçundan 06.09.2014 - 27.01.2015 tarihleri arasında 143 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda sonunda eylemin kasten yaralama, taksirle yaralama, kaybolmuş veya hata sonucu ele geçirilmiş eşya üzerine tasarruf suçlarını oluşturduğu kabul edilerek şikâyetten vazgeçme nedeniyle davanın düşürülmesine dair karar verildiği, kararın 03.11.2015 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle davanın 5271 sayılı Kanun'a tabi olduğu anlaşılmıştır.
Davacı Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden;
5271 sayılı Kanun'un "tazminat isteyemeyecek kişiler" başlıklı 144 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi şöyledir:
"... (c) Genel veya özel af, şikâyetten vazgeçme, uzlaşma gibi nedenlerle hakkında
kovuşturmaya yer olmadığına veya davanın düşmesine karar verilen veya kamu davası geçici
olarak durdurulan veya kamu davası ertelenen veya düşürülenler."
5271 sayılı Kanun'un 144 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde genel veya özel af, şikâyetten vazgeçme, uzlaşma gibi nedenlerle hakkında kovuşturmaya yer olmadığına veya davanın düşmesine karar verilen veya kamu davası geçici olarak durdurulan veya kamu davası ertelenen veya düşürülen kişilerin tazminat isteyemeyeceğinin belirtildiği, tazminata esas dosyada şikayetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı verildiği, mahkemece 03.11.2015 tarihli kesinleşme şerhinin sehven yağma suçundan beraat şeklinde düzenlendiği de dikkate alındığında, davacının tazminat isteyemeyecek kişilerden olması gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Davacı yönünden davanın tümüyle reddedilmesi karşısında, kendisini vekil ile temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedildiği ve mahkeme hükmünün gerekçe ihtiva ettiği anlaşıldığından, davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 08.12.2016 tarihli ve 2016/213 Esas, 2016/207 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.05.2023 tarihinde karar verildi.