12. Ceza Dairesi 2021/7062 E. , 2023/5340 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/753 E., 2019/528 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : İstinaf Başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 26.07.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; " müvekkilinin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan dolayı 3 gün boyunca gözaltında kaldıktan sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığını ve yapılan yargılama ile beraat ettiğini, yargılama sürecinde kendisini vekil ile temsil ettirdiğini ve 10.000 TL vekalet ücreti ödediğini belirterek; haksız gözaltı ve yargılamadan dolayı 50.000 TL manevi ve 10.000 TL maddi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini" talep etmiştir.
2. Davalı vekili 10.08.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; " davanın süresinde açılmadığını, tazminat talebinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davanın reddi gerektiğini" beyan etmiştir.
3. Sakarya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.02.2019 tarihli ve 2018/370 Esas 2019/65 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin,10.09.2019 tarihli ve 2019/753 Esas 2019/528 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 08.10.2021 tarihli, davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının düşük olduğuna, İlişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü;
İlk Derece Mahkemesince; davacı hakkında Sakarya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/441 esas sayılı dosyası üzerinden silahlı terör örgütüne üye olma suçundan Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma yapıldığı, bu soruşturma kapsamında davacının 23.08.2017-24.08.2017 tarihleri arasında gözaltında kaldığı, daha sonra Sulh Ceza Hakimliği tarafından adli kontrol ile serbest bırakıldığı, davacının bu soruşturma sırasında ev hanımı olduğu, Sakarya 5. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beraat kararı verildiği, kararın 14.03.2018 tarihinde kesinleştiği, davacının 23.08.2017-24.08.2017 tarihleri arasını başka bir dava dosyasından mahsup etmediği, gözaltına alınmasının kendi beyanları ile oluşmadığı, bu tarihler arasında haksız olarak gözaltında kaldığı ve tazminata hak kazandığı, gözaltında kaldığı 1 günlük süre boyunca davacının maddi tazminata hak kazandığı, davacının maddi zararının gözaltına alındığı süreçte ev hanımı olması nazara alınarak ve Sakarya Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odasının cevabi yazısında belirtilen 2017 yılına ait bir kişinin eline geçecek net asgari ücret dikkate alınarak bilirkişiye gerek duyulmadan yapılan hesaplamada bir güne tekabül eden miktarın 46,81 TL olduğu anlaşılmış olup davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne, davacı vekili her ne kadar davacının 10.000 TL vekalet ücreti verdiğini ve bunu tazminat olarak talep etmiş ise de Sakarya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/441 esas 2018/77 karar sayılı ilamı incelendiğinde beraat eden sanığa AAÜT' ye göre belirlenen miktarda vekalet ücreti verilmesine karar verildiği, bu vekalet ücreti dışında davacının vekalet ücreti verdiğine dosyaya herhangi bir delil ibraz etmediği sadece davacının dava dilekçesinde avukatlık ücreti talebinin bulunduğu bunun dışında serbest meslek makbuzu sözleşme ya da delil bulunmadığı anlaşıldığından davacının bu yöndeki talebinin reddine karar verildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 46,81 TL maddi ve 100,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 23.08.2017 tarihinden geçerli olmak üzere yasal faiz ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü;
Bölge Adliye Mahkemesince; vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, toplanıp karar yerinde gösterilen deliller uyarınca oluşan kanaat ve takdirin dosya kapsamına uygun bulunduğu anlaşıldığından, davacı vekili ve davalı hazine vekilinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmeyerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan Sakarya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/441 Esas 2018/77 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 23.08.2017-24.08.2017 tarihleri arasında 1 gün gözaltında kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 14.03.2018 tarihinde kesinleştiği, gözaltına alınma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
1. Davacının maddi zararının koruma tedbirinin uygulandığı süreçte ev hanımı olması nazara alınarak ve kazanç kaybı miktarı konusunda itibar edilebilecek herhangi bir belge ibraz edemediğinden gözaltında kaldığı 1 günlük süreye ilişkin olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret miktarı üzerinden hesaplama yapılarak maddi tazminata hükmedilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
2. Yargıtay İçtihadı birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 29.05.195729.05.1957 tarih ve 1957/4 Esas ve 1957/16 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararında da açıklandığı üzere vekalet ücreti yargılama giderlerindendir. Buna göre karşı tarafa yüklenmesi gereken vekalet ücretinin bağımsız bir varlığı olamayacağından ayrı bir dava konusu da yapılamayacaktır. Davacının kendi vekili ile yaptığı ve sadece tarafları bağlayan ücret sözleşmesi niteliğindeki vekalet akdi uyarınca ödenmesi kararlaştırılan bedelin kuruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilmelidir.
Anılan içtihadı birleştirme kararı ve yerleşik Yargıtay uygulamaları nazara alındığında, tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiği, maktu vekalet ücretini aşan ve serbest meslek makbuzu ile ispatlanan kısmın ise davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, bu nedenle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilemeyeceğinden, maddi tazminat hesabına dahil edilmemesinde isabetsizlik görülmemiştir.
3. Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltı süresi, tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle, hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nesafet kurallarına uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespit edildiği anlaşıldığından davacı hakkında hükmedilen manevi tazminat miktarında isabetsizlik görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin,10.09.2019 tarihli ve 2019/753 Esas 2019/528 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Sakarya 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.12.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!