WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2021/6982 E.  ,  2023/2388 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/607 E., 2019/1715 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 22.05.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının silahlı terör örgütüne üye olma, yargı görevi yapanları etkileme, adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçlarından beraatine karar verilen ceza dosyası kapsamında, 01.06.2010 - 11.06.2010 tarihleri arasında gözaltında ve tutuklu kaldığı ve üzerine atılı suç nedeniyle manevi zarara uğradığı gerekçesi ile 2.000.000,00 TL maddi ve 1.000.000,00

TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı vekili 14.08.2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkili mahkemede açılıp açılmadığının ve mükerrer dava bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, davacının iddia ve taleplerinin yasa kapsamı dışında kaldığını, maddi zararın ispatlanmadığını, talep edilen manevi zararın hak ve nesafet kuralları dışında olduğunu ve davanın reddi gerektiğini beyan etmiştir.

3. Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.12.2018 tarihli ve 2017/318 Esas, 2018/522 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 17.05.2019 tarihli ve 2019/607 Esas, 2019/1715 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 08.10.2021 tarihli tebliğnamesi ile temyiz talebinin esastan reddi ile hükmün onanmasını talep etmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacılar vekilinin temyiz istemi hükmedilen tazminat miktarlarının az olduğuna ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesi gerekçesinde "Davacı Silahlı Terör Örgütüne Üye olma, Adli Yargılamayı Etkilemeye Teşebbüs, Yargı Görevini Yapanı Etkileme suçundan 01/06/2010 tarihinde gözaltına alınmış, 05/06/2010 tarihinde tutuklanmış, 11/06/2010 tarihinde tahliye edilmiştir. İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi sanığın üzerine atılı bu suçtan beraatine karar verilmiştir. Beraat kararı 08/02/2017 tarihinde kesinleşmiş ve davacı 11 gün tutuklu ve gözaltında kalmış olup, bu tutukluluğu başka bir mahkumiyetinden mahsup edilmemiştir. Davacının yargılama aşamasında vefaat etmesi nedeniyle mirasçıları davaya dahil edilmiştir. Mahkememizce davacının maddi zararları yönünden bilirkişi incilemesi yaptırılmış olup, davacının 2010 sonrasına ait 5 Yıllık Gelir vergisi net kazançına göre hesaplama yapılarak bilirkişi raporunda sanığın 786,30 TL gelir kaybına uğradığını belirtmiştir. Bu suretle bilirkişi raporuna uygun olarak davacının talebi kısmen kabulü ile 786,30 TL maddi tazminatın 01/06/2010 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacı mirasçılarına miras hisseleri oranunda verilmesine fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmelidir. Davacının manevi tazminat talepleri yönünden ise; davacının tutuklanmadan önce avukat olarak görev yaptığı, kamuoyunda ergenekon soruşturması olarak bilinen soruşturma kapsamında gözaltına alındığı ve tutuklandığı, tutukluluğu kısa sürmüş olsa dahi yargılamanın 27/12/2016 tarihinde sona erdiği ve yaklaşık 6 yıldan uzun bir süre aldığı, davacının bu yargılama nedeniyle terör örgütü üyeliğiyle suçlandığı, bu durumun davacının ve ailesinin toplum içerisinde zor durumda kalmasına sebep olduğu, bu nedenle davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile davacının ekonomik ve sosyal durumu nazara alınarak 25.000,00-TL manevi tazminatın tutuklama tarihi olan 01/06/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacı mirasçılarına miras hisseleri oranunda

verilmesine fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir." denilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/110 Esas, 2016/335 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma ve yargı görevini yapanı etkileme suçlarından 01.06.2010 - 11.06.2010 tarihleri arasında 10 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, beraat hükmünün 08.02.2017 tarihinde kesinleştiği, gözaltına alınma ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

2. Davacının gözaltında ve tutuklu kaldığı on gün için kazanç kaybı yaşadığına dair bir belge bulunmadığı ve gelir elde ettiği dikkate alınmadan üç günlük kaybının asgari ücret üzerinden hesaplanarak maddi tazminatın 192,19 TL yerine, avukat olan davacının vergi dairesi kayıtlarına göre gelirinin günlük bazda hesaplanarak fazla maddi tazminata hükmedilmesi ve dava dilekçesinde tutuklamadan itibaren faiz talep edilmesine rağmen hükmedilen tazminatlara gözaltından itibaren faize hükmedilmesi temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamış, davacı vekilinin bu hususa ilişkin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

3. Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nefaset ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak ve emsal uygulamaların da üzerinde olacak şekilde fazla manevi tazminata hükmolunması, temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamış, davacı vekilinin bu hususa ilişkin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 17.05.2019 tarihli ve 2019/607 Esas, 2019/1715 Karar sayılı kararında davacılar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.07.2023 tarihinde karar verildi.