WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2021/6934 E.  ,  2023/5149 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/857 E., 2019/508 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Davanın niteliğine göre, davacı vekilinin duruşmalı inceleme isteminin, 5271 sayılı Kanunun 299 uncu maddesi gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede;

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 18.06.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 10.07.2017-11.07.2017 tarihleri arasında gözaltına alınan, imza atmak ve yurtdışına çıkmamak şeklinde adli kontrol altına alınan davacı hakkında yapılan yargılama sonunda beraat kararı verildiğinden bahisle davacının maddi ve manevi zararlarının tazmini için 200.000,00 TL maddi, 500.000,00 TL manevi tazminatın 10.07.2017 tarihinden işleyecek faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.

2. Davalı vekili 21.09.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın yasal süre içerisinde açılmadığını, talep edilen tazminat miktarlarının bir günlük gözaltı işlemine göre oldukça yüksek olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.

3. Düzce 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.01.2019 tarihli ve 2018/285 Esas, 2019/31 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 05.09.2019 tarihli ve 2019/857 Esas, 2019/508 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.10.2021 tarih, 2019/103027 sayılı tebliğnamesi ile tazminat miktarının artırılmasına yönelik istinaf mahkemesi kararının duruşmalı inceleme sonucu verilmesi gerektiğinde bahisle hükmün bozulması talep edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; davacının söz konusu soruşturma nedeniyle iş bulamamasından kaynaklı kazanç kaybının ve adli kontrol altına alındığı süreçte de herhangi bir işte çalışamamasından doğan zararında maddi tazminat kapsamında ödenmesi gerektiği ile hükmedilen manevi tazmimat miktarının yetersiz olduğuna ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü:
Mahkeme gerekçesinde "Dosya içeriğinden anlaşıldığı üzere davacının haksız göz altında kalması nedeniyle bu sürelerin herhangi bir suçtan mahsup edilmediği, tutuklama tarihinden öncesinde sanığın SGK kaydının bulunduğu ancak vergi kaydının bulunmadığı, sosyal ve ekonomik araştırma yazısında sanığın tutuklama öncesinde ve sonrasında asgari ücret ile çalıştığının bildirildiği, bu bakımdan sanığın maddi tazminat hesabında 2016 yılı Asgari Ücret Tarifesine göre asgari işçi ücretleri üzerinden günlük olacak şekilde hesaplanan bilirkişi raporuna itibar edilerek sanığın göz altında kaldığı 1 (bir) gün süre zarfında toplam 55,90 TL maddi zarara uğradığı kanaatine varılarak bu miktar üzerinden maddi tazminat talebinin kabulüne, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Manevi tazminat talebi yönünden; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2007/8-2 Esas, 2007/63 Karar sayılı kararında da hükmedildiği üzere manevi zarar, haksız yakalama veya tutuklamaya maruz kalan kişilerin salt bu yüzden duydukları üzüntü ve acıya karşılık olup, mahkemece bu zarar tayin ve takdir edilirken, hukukun genel prensiplerinden hareketle, davacının duyduğu acı ve üzüntünün derecesi, haksız olarak tutuklulukta ve gözaltında geçirdiği süre, günün ekonomik koşulları, paranın satın alma gücü, davacının ekonomik ve sosyal durumu gözönünde bulundurulması gerektiği, yine yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre manevi tazminat cezalandırma ya da zenginleşme aracı olmadığı, bu ilkeler gözetilerek davacı tarafın göz altında geçirdiği süre, atılı suçun vasıf ve mahiyeti nazara alınarak takdiren 100,00 TL manevi tazminat talebinin kabulü ile bu miktarın davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.Dava dilekçesinde haksız göz altı tarihinden (10/07/2017) itibaren faiz istenmiş olup Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2012/25258 E. 2012/21440 K. ve 2012/22694 E. 2012/21434 K. sayılı kararlarında da hükmedildiği üzere bu tarihten itibaren yasal faiz işletilmiştir.05/08/2017 tarih ve 694 sayılı KHK'nın 144. maddesi ile eklenen, 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinin 9. fıkrasında belirtilen, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu dikkate alınarak aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur." denilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hükmedilen manevi tazminat miktarı 250,00 TL şeklinde değiştirilerek, düzeltilerek esastan ret kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tazminat davasının dayanağını oluşturan Düzce 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/359-2018/45 sayılı ceza dava dosyası kapsamında davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 10.07.2017-11.07.2017 tarihleri arasında 1 gün gözaltında kaldığı, yapılan yargılama sonucunda davacının beraatine hükmedildiği, hükmün 22.02.2018 tarihinde kesinleştiği, gözaltına alınma tarihi itibariyle davanın 5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, kanunda öngörülen yasal koşulların gerçekleştiği anlaşılmıştır.

A.Tebliğname yönünden;
Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davaları her ne kadar 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanununda düzenlenmiş ise de özel hukuk yanı ağır basan bir dava olması nedeniyle bu Kanunda düzenlenme bulunmayan hallerde tazminat hukukunun genel prensipleri çerçevesinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun uygulanması gerekmektedir. Ceza Muhakemeleri Kanununun 280/1. maddesinde düzenlenen duruşma açılmadan düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilebilecek haller bir suç kovuşturması sonucu verilen hükümler için geçerli olup doğrudan tazminat davalarında uygulanması mümkün değildir. Bu nedenle Hukuk Muhakemeleri Kanununun istinafa ilişkin hükümlerinin kıyas yolu ile uygulanması gerekmekte olup, aynı Kanunun 353. maddesi gereğince tazminat miktarlarının azaltılması veya artırılmasının duruşma açılmaksızın düzeltilerek esastan reddine karar verilmesinde bir engel bulunmadığından tazminat miktarının artırılmasının duruşma açılarak yapılması gerektiğine ilişkin tebliğnamedeki bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.

B.Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden;
1.5271 sayılı Kanunun 141 inci maddesindeki tazminat talep edilebilecek hallerin tahdidi olarak sayılan koruma tedbirlerinden kaynaklandığı, davacının bir günlük gözaltı işlemi nedeniyle uğradığı maddi kazanç kaybının kendisine ödendiği ancak soruşturma nedeniyle mahrum kalınan kazanç kaybının koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasına konu edilebilecek zararlardan olmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin mahrum kalınan kazanç kaybına ilişkin temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.

2.Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat talep edilebilecek haller 5271 sayılı Kanunun 141 inci maddesinin birinci fıkrasında tahdidi olarak sayılmış olup adli kontrol tedbirinin bunlar arasında sayılmadığı, dolayısıyla davacının adli kontrol altına alınması sebebiyle uğradığı kazanç kaybının maddi tazminata dahil edilmemesinde isabetsizlik görülmemiştir.

3.Davacı hakkında hükmedilen manevi tazminat miktarının, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin edildiği anlaşıldığından davacı vekilinin hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğuna yönelik temyiz sebebi de yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 05.09.2019 tarihli ve 2019/857 Esas, 2019/508 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Düzce 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.11.2023 tarihinde karar verildi.