WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2021/6932 E.  ,  2023/5355 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/901 E., 2019/566 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 10.05.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 27.09.2017 tarihinde evinde arama yapıldığını, 28.09.2017 tarihinde yakalandığını, 02.10.2017 - 01.12.2017 tarihleri arasında tutuklu kaldığını, yapılan yargılama neticesinde beraatine hükmedildiğini, davacının yargılama aşamasında kendini vekil ile temsil ettirdiğini, hakkındaki yakalama emrinden dolayı tatilden dönmesi nedeniyle konaklamadığı otelin masraflarını ödemek zorunda kaldığını ve maddi zararına ek olarak manevi zarara da uğradığını belirtmiş, bu kapsamda 6.505,03 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın tahliye tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesini talep etmiştir.

2. Davalı vekili 04.06.2018 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, yalnızca haksız gözaltı süresi için tazminat talep edilebileceğini, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu ve davanın reddi gerektiğini beyan etmiştir.

3. Kocaeli 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.03.2019 tarihli ve 2018/88 Esas, 2019/91 Karar sayılı kararı ile maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 12.09.2019 tarihli ve 2019/901 Esas, 2019/566 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 08.10.2021 tarihli tebliğnamesi ile Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın tazminat miktarının artırılması suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği gerekçesiyle temyiz talebinin kabulü ile hükmün bozulmasını talep etmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; hükmedilen manevi tazminatın eksik olduğuna ve davacının avukata ödediği ücret ile yarıda kalan tatil için ödediği otel masraflarının maddi tazminat olarak ödenmesi gerektiğine ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Kocaeli 7. Ağır Ceza Mahkemesi gerekçesinde "... davacı ... hakkında Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatıldığı, 27.09.2017 tarihinde ikametinde arama yapıldığı, hakkında yakalama emri çıkartılarak 02.10.2017 tarihinde tutuklandığı, Kocaeli 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/413 Esas 2017/149 karar sayılı dosyasında görülen dava sonucu 'Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma' suçundan 01.12.2017 tarihinde cezalandırılmasına karar verilerek kararla birlikte tahliye edildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 13.03.2018 tarih ile 2018/196 E. 2018/458 K. Sayılı kararı ile hakkında beraat kararı verildiği, kararın kesinleştiği, kesinleşen kararın davacıya tebliğ edilmediği, iş bu davanın 10/05/2018 günü açıldığı görülmüştür.

Davanın, CMK'nın 142. Maddesi uyarınca süresi içinde açıldığı ve davacının ikamet ettiği adres itibariyle mahkememizin yetkili olduğu anlaşılmıştır...

Davacıya ait nüfus ve sabıka kaydı UYAP sistemi üzerinden temin edilerek dosyaya eklenmiş olup, sanığın herhangi bir adli sicil ve arşiv kaydı olmadığı anlaşılmıştır. Tazminata konu dava dosyasına ilişkin tevkif ve tahliye müzekkereleri, sorgu zaptı, gerekçeli karar ve kesinleşme şerhi, sanığa kararın tebliğine ilişkin tebligat parçası örneği, Bölge Adliye Mahkemesi kararı ve kesinleşme şerhi ilgili mahkemeden istenmiş ve gelen belgeler üzerinde gerekli inceleme yapılmıştır. Ayrıca, gelen cevabi yazıda da tazminat talep edilen davacının (sanığın) tutuklu kaldığı sürenin davacının (sanığın) herhangi bir mahkumiyetinden mahsubuna ilişkin kayıt bulunmadığı belirlenmiştir. Kocaeli Defterdarlık ve Muhakemat Müdürlüğü'ne yazılan yazı cevabında davacı tarafından haksız tutuklama ve gözaltı nedeniyle açılmış başkaca bir tazminat davasının olmadığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
...
Somut olayda, davacının 6.505,03 TL maddi 100.000,00 TL manevi tazminat istemli dava açmış olduğu anlaşılmakla; davacının davasının kısmen kabulü ile; davacının maddi tazminata ilişkin taleplerinden vekalet ücretine yönelik talep açısından beraat kararı ile birlikte davacı lehine vekalet ücretine hükmedildiği anlaşılmakla reddine, sair maddi tazminat taleplerinin ise Yargıtay 12. Ceza Dairesinin yerleşik uygulamaları nazara alındığında CMK.'nun 141 vd. maddeleri kapsamında zarar hesabına dahil edilemeyeceğinden reddine, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği ve tutuklu kaldığı süre birlikte değerlendirildiğinde hakkaniyet ilkesi de nazara alınarak manevi tazminat olarak takdiren 5.000,00 TL'nin davacının tahliye tarihi olan 01/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir." denilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince manevi tazminatın 10.000,00 TL'ye ve vekalet ücretinin 1.200,00 TL'ye yükseltilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Tazminat talebinin dayanağı olan Kocaeli 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/413 Esas – 2017/149 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahı örgüt suçundan 28.09.2017 - 01.12.2017 tarihleri arasında 64 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 06.04.2018 tarihinde kesinleştiği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142 inci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

2. Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davaları her ne kadar 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanununda düzenlenmiş ise de özel hukuk yanı ağır basan bir dava olması nedeniyle bu Kanunda düzenlenme bulunmayan hallerde tazminat hukukunun genel prensipleri çerçevesinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun uygulanması gerekmektedir. Ceza Muhakemeleri Kanununun 280/1. maddesinde düzenlenen duruşma açılmadan düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilebilecek haller bir suç kovuşturması sonucu verilen hükümler için geçerli olup doğrudan tazminat davalarında uygulanması mümkün değildir. Bu nedenle Hukuk Muhakemeleri Kanununun istinafa ilişkin hükümlerinin kıyas yolu ile uygulanması gerekmekte olup, aynı Kanunun 353. maddesi gereğince tazminat miktarlarının azaltılması veya artırılmasının duruşma açılmaksızın düzeltilerek esastan reddine karar verilmesinde bir engel bulunmadığından tebliğnamede tazminat miktarının artırılmasının duruşma açılarak yapılması gerektiğine ilişkin bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

3. Davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir manevi tazminat tayin edildiği anlaşılmakla, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

4. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 29.05.1957 tarihli, 1957/4 Esas, 1957/16Karar sayılı içtihadı birleştirme kararında da açıklandığı üzere; vekalet ücreti yargılama giderlerindendir. Buna göre karşı tarafa yüklenmesi gereken vekalet ücretinin bağımsız bir varlığı olamayacağından ayrı bir dava konusu da yapılamayacaktır. Davacının, kendi vekili ile yaptığı ve sadece tarafları bağlayan ücret sözleşmesi niteliğindeki vekalet akdi uyarınca ödenmesi kararlaştırılan bedelin koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilmeyeceği gözetilmelidir.

Anılan ve yerleşik Yargıtay uygulamaları nazara alındığında, tazminat talebinin dayanağını oluşturan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiği, maktu vekalet ücretini aşan ve serbest meslek makbuzu ile ispatlanan kısmın ise davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, bu nedenle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamına dahil edilemeyeceği anlaşıldığından davacı vekilinin ceza davasında dolayısıyla davacının ödemek zorunda kaldığı vekalet ücretinin de maddi zarar hesabında göz önünde bulundurulması gerektiğine yönelik temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.

5. Davacının hakkında çıkarılan yakalama emri nedeniyle yarıda kalan tatili için ödediği otel masrafları koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında talep edilebilecek gerçek zarar kapsamında bulunmadığından, bu harcamaların maddi tazminat olarak ödenmemesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 12.09.2019 tarihli ve 2019/901 Esas, 2019/566 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kocaeli 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.12.2023 tarihinde karar verildi.