12. Ceza Dairesi 2021/6771 E. , 2023/4758 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/282 E., 2019/31 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret, bozma
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, davalı vekilinin, davacı vekilinin temyiz dilekçesiyle birlikte gerekçeli kararın kendisine 06.02.2019 tarihinde tebliğinin ardından 06.02.2019 tarihinde verdiği temyiz dilekçesinin katılma yoluyla temyiz olduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 08.05.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin haksız gözaltına alındığı ve cezaevinde haksız olarak tutuklu kaldığı toplam 5 ay 13 gün (163 gün) için uğradığı manevi zararların giderimi için 500.000,00 TL manevi tazminata, gözaltına alındığı 24/01/2017 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı vekili 07.06.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3. Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.10.2018 tarihli ve 2018/201 Esas, 2018/315 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 11.01.2019 tarihli ve 2018/282 Esas, 2019/31 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 02.10.2021 tarihli, davalı vekilinin temyiz talebinin esastan reddi, davacı vekilinin temyiz talebinin kabulü ile hükmün bozulması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Davalı vekilinin temyiz sebepleri
1.Davanın reddi gerektiğine,
2.Hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olduğuna,
3.Reddedilen miktar üzerinden davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine,
ilişkindir.
B. Davacı vekilinin temyiz sebepleri
1.Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna,
2.Hükmedilen vekâlet ücretinin hatalı olduğuna,
ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Tazminata esas dosya incelendiğinde, davacı hakkında yapılan yargılama sonunda Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan 15/02/2018 tarihinde beraatine karar verildiği, bu dosyada davacı ...'ın 24/01/2017-26/01/2017 tarihleri arasında gözaltında, 26/01/2017-05/07/2017 tarihleri arasında tutuklu olarak bulunduğu, kararın 23/02/2018 tarihinde kesinleştirildiği, kesinleşmeden sonra sanık müdafiine 02/03/2018 tarihinde tebligat yapıldığı ve davanın 08/05/2018 tarihinde ve süresinde açılmış olduğu, tazminat davasını açan Av....'un ceza dosyasında da vekil olması sebebiyle davacının tazminat davası açılması konusunda muvafakatının alındığı, davacının haksız tutuklama tarihlerine konu sürenin başka bir cezasından mahsup edilmediğinin anlaşıldığı, davacı hakkında daha önceden tazminat konusunda başka bir mahkemece verilmiş tazminat kararı bulunmadığı ve davacıya Say2000i sisteminde herhangi bir ödeme kaydına rastlanmadığının bildirildiği, davacının haksız gözaltında ve tutuklu kaldığı süre içinde ve tahliye olmasından sonra çevresi tarafından hakir görüldüğü bu durumun davacının kişilik haklarına zarar verdiği, onun manevi olarak elem ve üzüntü duymasına neden olduğu ve bunun giderilmesi gerektiği anlaşılmakla, hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak, zenginleşme sonucu doğurmayacak, adalet ve hakkaniyet ilkeleriyle bağdaşır bir şekilde, hak ve nasafet kurallarına uygun makul bir miktar olarak manevi tazminata hükmedilmesi gerekeceği,
Ayrıca Ceza Genel Kurulu 2004/1-177 E ve 2004/203 K sayılı kararında açıklandığı gibi davacının tazminat talebiyle birlikte faiz yürütülmesini de istediği durumlarda talebi ile bağlı kalınarak talebin aşılıp genişletilmesi mümkün olmadığından herhangi bir tarih belirtilmemişse bunun dava tarihinden itibaren olduğu kabul edilerek ve yahut açıkça dava dilekçesinde faizin haksız tutuklama tarihinden itibaren yürütülmesi talep edilmiş ise değerlendirmenin haksız fiil hükümlerine göre yapılarak tazminat hukukunun genel prensipleri gözetilerek artık bu talebin de kabul edilerek faizin talep doğrultusunda haksız tutuklama tarihinden itibaren yürütülmesinin hem maddi hemde manevi tazminat talepleri yönünden hukuka uygun olacağı, devletin sorumluluğunun bunu gerektireceği kanaatine varılmıştır.
Tüm bu değerlendirmeler ışığında davacı ... için 12.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınıp davacıya verilmesi gerektiği, ayrıca davacı vekili tarafından tazminatın haksız gözaltı tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ödemesi talep edilmiş olmakla, haksız gözaltı tarihi olan 24/01/2017 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması gerektiği,
Davacı taraf vekil vasıtasıyla temsil edildiğinden, 25/08/2017 tarih - 30165 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 144. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesine eklenen 9. fıkra gereğince tazminat davaları nedeni ile nisbi avukatlık ücreti ödeneceği, ancak ödenecek miktarın tarifede Sulh Ceza Hakimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, Ağır Ceza Mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı dikkate alınarak işbu davada nisbi tarifeye göre belirlenen avukatlık ücretinin miktarının tarifede Sulh Ceza Hakimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu vekalet ücretinden fazla olduğu ve karar tarihi itibari ile tarifeye göre 1.440,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan Konya 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/186 Esas, 2018/62 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 24.01.2017-05.07.2017 tarihleri arasında 162 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama üzerine 15.02.2018 tarihinde beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 23.02.2018 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı anlaşılmıştır.
A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
A.1.Davanın reddi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden;
5271 sayılı Kanun’un "Tazminat istemi" kenar başlıklı 141 inci maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
"(1) Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında;
...
e) Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen,
...
Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler.
...
Bu itibarla kanunda öngörülen yasal şartlar oluştuğundan tazminat talebinin kısmen kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
A.2.Hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunduğundan davalı vekilinin hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olduğuna ilişkin temyiz nedeni reddedilmiştir.
A.3.Reddedilen miktar üzerinden davalı lehine vekâlet ücreti ödenmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 tarih, 2007/8-2 Esas, 2007/63 Karar sayılı kararında da belirtildiği gibi haksız tutuklamadan kaynaklanan tazminat davalarında, tazminat miktarının davacı tarafça kesin bilinmesi mümkün olmadığından, davalı lehine avukatlık ücreti ödenebilmesi ancak davanın tamamen reddi halinde mümkün olduğundan davalı lehine vekâlet ücreti ödenmemesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
B.1.Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması bozmayı gerektirmiştir.
B.2.Hükmedilen vekâlet ücretinin hatalı olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden;
15.08.2017 tarihli 694 sayılı KHK ile değişik, 01.02.2018 tarihli 7078 sayılı Kanunun 139 uncu maddesi ile aynen kabul edilen düzenleme ile 5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu dikkate alındığında, mahkemece hükmedilen vekâlet ücreti miktarında hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün ( B.1.) paragrafında açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 11.01.2019 tarihli ve 2018/282 Esas, 2019/31 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.11.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!