WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2021/6698 E.  ,  2023/5180 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/509 E., 2019/817 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEMYİZ EDENLER : Davacı vekili, davalı vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz talebinin esastan reddi

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin 12.04.2019 tarihinde tebliği üzerine davalı vekilinin aynı tarihte verdiği dilekçesinde hükme ilişkin temyiz sebeplerini bildirerek katılma yolu ile temyiz isteminde bulunduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 13.08.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 07.12.2016 tarihinde gözaltına alındığını, bir gün sonra serbest bırakıldığını, 24.03.2017 tarihinde tutuklandığını, 23.11.2017 tarihinde tahliye edildiğini, yapılan yargılama sonucunda davacının beraatine karar verildiğini, davacı ceza dosyasında kendisini vekille temsil ettirdiğinden avukatlık ücretinin, ailesinin cezaevine ziyareti için harcanan masrafların, davacının cezaevi harcamalarının ve çalışamadığı dönemdeki ek ders ücreti ile eğitim ödeneğinin davacıya ödenmesi gerektiğini ve manevi olarak da zarara uğradığını belirtmiş, bu kapsamda 35.800,00 TL maddi ve 800,000,00 TL manevi tazminatın gözaltına alınma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesini talep etmiştir.

2. Davalı vekili 23.10.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın Yasada belirtilen süre içinde açılıp açılmadığının resen incelenerek dava süre geçirildikten sonra açılmışsa, esasa girilmeden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı cezaevi harcamalarını maddi tazminat olarak talep etmekte ise de cezaevi, iaşe giderleri vb. tazminat olarak talep edilemeyeceğini, davacı kendisini vekille temsil ettirmesi sebebiyle ödediği vekalet ücretini maddi tazminat olarak talep etmekte ise de; dosya sebebiyle yapılan avukatlık ücreti ödemesinin maddi tazminat kapsamına dahil edilmesi mümkün olmadığını, koruma tedbirinden kaynaklanmayan, açıkta kalınan süreden memuriyetten ihraçtan kaynaklanan varsa zararlar eldeki dava yoluyla müvekkil idareden talep edilemeyeceğini, istenilen maddi ve manevi tazminat talebinin de fahiş olduğunu, dava konusu bedelin aslını kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının geriye yönelik tarihten itibaren faiz talep etmesini kabul etmediklerini ve manevi tazminata ise tazminat hukuku kurallarına göre faiz istenemeyeceğini belirtmiş ve bu nedenlerle davacının tüm talepleri yönünden davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.

3. ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.12.2018 tarihli ve 2018/398 Esas, 2018/711 Karar sayılı kararı ile maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4. ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 21.03.2019 tarihli ve 2019/509 Esas, 2019/817 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 28.09.2021 tarihli tebliğnamesi ile temyiz isteminin esastan reddini talep etmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Davacı vekilinin temyiz istemi; davacı ceza dosyasında kendisini vekille temsil ettirdiğinden avukatlık ücretinin, ailesinin cezaevine ziyareti için harcanan masrafların, davacının cezaevi harcamalarının ve çalışamadığı dönemdeki ek ders ücreti ile eğitim ödeneğinin maddi tazminat olarak ödenmesi gerektiğine ve eksik manevi tazminata hükmolunduğuna ilişkindir.

2. Davalı vekilinin temyiz istemi; davanın reddi gerektiğine, hükmedilen manevi tazminatın fazla olduğuna, davanın reddedilen kısmı bakımından davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ve hükmedilen manevi tazminata faiz işletilmesinin hatalı olduğuna ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü;
... 4. Ağır Ceza Mahkemesi gerekçesinde "Yapılan ön inceleme sonucunda dava dilekçesinin yasal koşulları taşıdığı, davanın yasal süresi içinde açıldığı, davacının ...'da ikamet ettiği ve bu sebeple 5271 Sayılı CMK'nın 141. maddesi gereğince talebi incelemeye mahkememizin yetkili olduğu anlaşılmıştır.

... 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/86 E. Sayılı dosyasının incelenmesinde; Davacı ...'ın 07/12/2016 günü saat 10:00 itibariyle gözaltına alındığı, davacının savcılıkça ifadesinin alınmasının ardından Kaş Cumhuriyet Başsavcılığının 08/12/2016 tarih ve 2016/2035 Soruşturma sayılı yazısı ile yurt dışına çıkamamak suretiyle adli kontrol altına alınması talebiyle Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildiği, Kaş Sulh Ceza Hakimliğinin 08/12/2016 tarih ve 2016/67 Sorgu sayılı kararı ile talebin kabulüne ve davacının adli kontrol altına alınmasına karar verildiği;
Yine davacının 23/03/2017 günü saat 23:51 itibariyle gözaltına alındığı, ifadesinin savcılıkça alınmasının ardından Kaş Cumhuriyet Başsavcılığının 24/03/2017 tarih ve 2016/2035 Soruşturma sayılı yazısı ile tutuklanması talebiyle Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildiği, Kaş Sulh Ceza Hakimliğinin 24/03/2017 tarih ve 2017/34 Sorgu sayılı kararı ile davacının tutuklanmasına karar verildiği, Kaş Cumhuriyet Başsavcılığının 26/04/2017 tarih ve 2016/2035 Soruşturma - 2017/20 Karar sayılı yetkisizlik kararı ile soruşturma dosyasının ... Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, yapılan soruşturma sonucunda ... Cumhuriyet Başsavcılığının 15/05/2017 tarih ve 2017/34281 Soruşturma - 2017/8429 Esas sayılı iddianamesi ile davacının Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, ... 10. Ağır Ceza Mahkemesine açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda mahkemenin 23/11/2017 tarih ve 2017/86 Esas - 2017/84 Karar sayılı ilamı ile davacının üzerine atılı suç nedeniyle sonuç olarak 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve hüküm ile birlikte yine 23/11/2017 tarihinde tahliye edildiği, anılan karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 08/05/2018 tarih ve 2018/55 Esas - 2018/1280 Karar sayılı ilamı ile davacı hakkında verilen mahkumiyet kararının kaldırılmasına ve davacının atılı suçtan beraatine karar verildiği, beraat kararının 24/05/2018 tarihinde kesinleştiği, kesinleşme şerhinin davacı vekiline 18/07/2018 tarihinde tebliğ edildiği, ayrıca mahkemece mahkememize verilen cevapta davacının gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin başkaca bir cezasından mahsup edildiğine dair bir kararın bulunmadığının bildirildiği anlaşılmıştır.
Her ne kadar davacı vekili 35.800,00 TL maddi tazminat talep etmiş ise de;
Davacının gözaltında ve tutuklu kaldığı dönem için maddi zararları hesaplanırken cezaevi harcamaları, ziyaret masrafları, avukatın yol harcamaları ve benzeri giderlerinin gerçek maddi zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği, (Yargıtay 12. CD 19/03/2018 tarih ve 2017/10284 E-2018/3050 K. Sayılı ilamı)

Avukata ödenen vekalet ücretine ilişkin tarafların serbest meslek makbuzu ya da yapılan ödemenin maliye kayıtlarına işlendiğini gösteren resmi bir belgeyi dosyaya sunmalarının gerektiği, dosyamızda davacı ile vekili arasındaki vekalet sözleşmesi nedeniyle ödenen paraya ilişkin belirtilen nitelikte bir belgenin bulunmadığı, davacı vekilinin duruşmada serbest meslek makbuzunun olmadığını belirttiği,(Yargıtay 12. CD 19/03/2018 tarih ve 2017/10284 E-2018/3050 K. Sayılı ilamı)

Davacının gözaltında ve tutuklu kaldığı dönemde alamadığı ek ders ücreti, eğitim ödeneğini talep etmiş ise de

Davacının tutuklanmadan önce görevden uzaklaştırılıp KHK ile ihraç edildiği dikkate alındığında söz konusu taleplerin davacıya ödenmemesinin koruma tedbirlerinden kaynaklanmadığı bu hali ile CMK 141 ve devamı maddeleri gereğince maddi zarar olarak kabul edilemeyeceği

Davacının 07/12/2016 tarihinde gözaltına alındığı, 08/12/2016 tarihinde adli kontrol altına alındığı, yine 23/03/2017 tarihinde gözaltına alınıp 23/11/2017 tarihinde tahliye edildiği,
Kaş İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün cevabi yazıları ile, davacı hakkında 11/10/2016 tarihli Makam oluru ile soruşturma başlatıldığı, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 137. maddesi gereği görevden uzaklaştırılma tedbir kararının İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün 13/10/2016 tarihli yazısı ile bildirildiğini, davacının 12/01/2018 tarihli atama kararnamesi ile görevine iade edilip 17/01/2018 tarihinde görevine başladığı, davacının görevine dönmesi sonucu 10 aylık tam maaşının, 2018 ocak ayında göreve başladığından eğitim öğretime hazırlık ödeneğinin %75'inin, açıkta iken 3/2 oranında maaş ödendiğinden göreve dönünce kalan 3/1 oranında maaş ödemesi yapıldığının bildirildiği görülmekle davacının maddi tazminat taleplerinin yasal koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
Somut olayımızda davacının gözaltında ve tutuklulukta kaldığı süre, sosyal ve ekonomik durumu, toplumsal konumu, atılı suçun niteliği, davacının üzerinde bıraktığı olumsuz etkiler ve davacının gözaltında kalmasına neden olan olayın cereyan tarzı dikkate alınarak zenginleşme sonucu doğurmayacak hak ve nesafet kuralları da dikkate alınarak 07/12/2016 - 08/12/2016 tarihleri arasındaki manevi kayıplarına karşılık olarak 100,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 07/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Hazinesinden alınarak davacıya verilmesine; taleple bağlı kalınarak 24/03/2017 - 23/11/2017 tarihleri arasındaki manevi kayıplarına karşılık olarak 20.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 24/03/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Hazinesinden alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir ..." denilmektedir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü;
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan ... 10. Ağır Ceza Mahkemesinin2017/86 Esas, 2017/84 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahı örgüt suçundan 07.12.2016 - 08.12.2016 tarihleri arasında 1 gün gözaltında, 24.03.2017 - 23.11.2017 tarihleri arasında 244 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 18.07.2018 tarihinde kesinleştiği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142 inci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

A. Davacı vekilinin temyiz sebeplerine yönelik olarak;
1. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 29.05.1957 tarihli, 1957/4 Esas, 1957/16 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararında da açıklandığı üzere; vekalet ücreti yargılama giderlerindendir. Buna göre karşı tarafa yüklenmesi gereken vekalet ücretinin bağımsız bir varlığı olamayacağından ayrı bir dava konusu da yapılamayacaktır. Davacının, kendi vekili ile yaptığı ve sadece tarafları bağlayan ücret sözleşmesi niteliğindeki vekalet akdi uyarınca ödenmesi kararlaştırılan bedelin koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilmeyeceği gözetilmelidir.
Anılan ve yerleşik Yargıtay uygulamaları nazara alındığında, tazminat talebinin dayanağını oluşturan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiği, maktu vekalet ücretini aşan ve serbest meslek makbuzu ile ispatlanan kısmın ise davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, bu nedenle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamına dahil edilemeyeceği ve davacı vekilinin dava dilekçesinde bu hususa ilişkin bir talebi de olmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin ceza davasında dolayısıyla davacının ödemek zorunda kaldığı vekalet ücretinin maddi zarar kapsamında ödenmesi gerektiğine yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

2. Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre davacının ailesinin cezaevine ziyareti için harcanan masraflar, davacının cezaevi harcamaları ve çalışamadığı dönemdeki ek ders ücreti ile eğitim ödeneği gerçek zarar kapsamında değerlendirilemeyeceğinden bu bedellerin maddi tazminat hesabına dahil edilmemesinde isabetsizlik görülmemiştir.

3. Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması hukuka aykırı bulunmuştur.

B. Davalı vekilinin temyiz sebeplerine yönelik olarak;
1.Davacının tutuklu kaldığı suçtan yapılan yargılama neticesinde beraat ettiği, davanın süresinde açıldığı, mükerrer dava bulunmadığı, davacının tutuklama müzekkeresinin infaz gördüğü ve davacının tazminat isteyemeyecek kişilerden olmadığı gözetildiğinde tazminat isteme koşullarının oluştuğu anlaşılmakla, davalı vekilinin davanın reddine karar verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

2. Davalı lehine eksik manevi tazminata hükmedilmesi hususu bozma nedeni yapılmış olduğundan, davalı vekilinin hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olduğuna ilişkin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

3. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 19.06.2018 tarihli ve 2015/12-518Esas - 2018/293 Karar numaralı kararında yer alan "Ceza Muhakemesi Kanununun; "maddî ve manevî her türlü zararlarını devletten isteyebilirler" şeklindeki açık hükmü ile haksız fiil niteliğinde kabul edilen bu tür işlemlerin tâbi bulunduğu tazminat hukukunun genel prensipleri, istikrar kazanmış yargısal içtihatlar ve Maliye Bakanlığının koruma tedbirleri nedeniyle tazminat ödenmesi hakkındaki iç genelgesi uyarınca, zarar tazminatla giderileceğine göre, tayin edilecek maddi ve manevi tazminata faiz tahakkuk ettirilmesi ve talebe bağlı olarak, haksız ya da hukuka aykırı koruma tedbirlerinin uygulandığı veya sona erdiği tarihten veyahut dava ya da hüküm tarihinden itibaren kanuni faize de hükmedilmesi gerekmektedir." şeklindeki görüşü dikkate alındığında, davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarları bakımından yasal (kanuni) faize hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, davalı vekilinin bu hususa ilişkin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

4. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 gün ve 2 Esas, 63 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarında, ancak davanın tamamen reddi halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmolunabileceğinden, davanın kısmen kabulü halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünün (A.3) numaralı bendinde açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 21.03.2019 tarihli ve 2019/509 Esas, 2019/817 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ... 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.11.2023 tarihinde karar verildi.