WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2021/6567 E.  ,  2023/3991 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/2600 E., 2018/2629 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 08.05.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan 10/08/2016 tarihinde gözaltına alındığını, aynı tarihte gardiyan olması sebebiyle bağlı olduğu Antalya Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlığının 2016/616 numaralı kararı ile 23/07/2017 tarihinde yayınlanan 667 sayılı Olağan Üstü Hal Kanun Hükmünde Kararnamesi ile açığa alma disiplin işlemi yapıldığını, müvekkilinin Antalya 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 18/08/2016 tarih ve 2016/508 sorgu nolu kararı ile "yurtdışına çıkamamak ve izinsiz Antalya İli sınırlarını terk etmemek" şeklinde yükümlülüklerle adli kontrol altına alındığını, yapılan soruşturma sonucunda Antalya Cumhuriyet Başsavcılığına 2018/2/26401 soruşturma kararı ile 30/03/2018 tarihinde "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini bu kararın 16/04/2018 tarihinde kesinleştiğini, müvekkilinin 8 gün gözaltında tutularak özgürlüğünden yoksun kalması sonucunda devletten maddi ve manevi tazminat isteme hakkının mevcut olduğunu, olay tarihinde müvekkilinin 657 sayılı Devlet Memurlarına tabi gardiyan olarak çalıştığını, müvekkilinin 15 ay süre ile açıkta kaldığını, 03/11/2017 tarihinde göreve iade edildiğini, maaşının 2/3'ünün ödendiğini, açıkta kaldığı süreler yönünden ödenmeyen ücretlerinin bulunduğunu, bu süreçte bir kısım giderlerin yapıldığını, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla 10.000,00TL maddi tazminatın haksız yakalama tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ve yine müvekkilinin haksız gözaltında bulunduğu süre içerisinde kendisinin de 7 aylık hamile olması nedeniyle gözaltı yerlerinin kısıtlı olması nedeniyle oturacak uyuyacak ve dinlenecek yer bulamadığını, yeterli beslenemediğini, hatta adli kontrol ile kendisine elektronik kelepçe takıldığını, doğum sonrasında çocuğunu hastaneye götürmesi aşamasında bu elektronik kelepçeyi taşımak zorunda kaldığını, kendisinin ne örgüt ile ne darbe ile bir alakası olmadığı halde terör örgütü damgasını yediğini, bu süreçte etrafındaki komşuları, arkadaşları, akrabaları, çalıştığı iş arkadaşlarının kendisine mesafeli davrandığını, bu nedenle manevi yönden elem ve üzüntü içerisinde olduğunu, yaşadığı bu olay nedeniyle 1.000.000,00 TL manevi tazminatın haksız yakalama tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak müvekkiline verilmesini yargılama gideri ve ücreti vekaletini de davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı vekili 01.06.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın yasal süre içerisinde açılıp açılmadığının mahkemece re’sen incelenmesi gerektiğini, davanın süresi dolduktan sonra açılmış olması halinde diğer hususlar araştırılmaksızın davanın süre bakımından reddini talep etmiştir.

3. Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.07.2018 tarihli ve 2018/251 Esas, 2018/351 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 01.11.2018 tarihli ve 2018/2600 Esas, 2018/2629 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 29.09.2021 tarihli, davacı vekilinin temyiz talebinin reddi görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı Vekilinin Temyiz Sebepleri
1.Hükmedilen maddi tazminat miktarının az olduğuna,

2.Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna,ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 17/06/2018 tarih ve 2018/26401 soruşturma sayılı dosyasında verilen karar ve ekleri incelendiğinde; davacının "FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan 10/08/2016 tarihinde gözaltına alındığı, Antalya 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 18/08/2016 tarih ve 2016/508 sorgu nolu kararı ile "yurtdışına çıkamamak ve izinsiz Antalya İli sınırlarını terk etmemek" şeklinde yükümlülüklerle tabi tutularak adli kontrol altına alındığı, Antalya 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 15/03/2017 tarih ve 2017/1696 değişik iş sayılı kararı ile "CMK 109/3-k bir yerleşim bölgesinin terk etmemek," adli kontrol yükümlülüğünün kaldırılmasına karar verildiği, soruşturma sonucunda davacı - şüpheli ... hakkında 30/03/2018 tarih ve 2018/26401 soruşturma - 2018/18928 karar nosu ile hakkında "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan delil yetersizliği nedeniyle kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, Antalya 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 02/04/2018 tarih ve 2018/1843 d. İş sayılı kararı ile hakkında Antalya 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 2016/2744 d. İş sayılı tedbirlerin kaldırılmasına karar verildiği, kararın 02/04/2018 tarihinde Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca elden tebliğ edildiği bildirilmiştir ve bu davanında süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.

Davacının gardiyan olması nedeniyle Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyon Başkanlığına müzekkere yazılarak gözaltı süresinde maaş ödemelerinin ve kesintilerinin ödenip ödenmediği hususu sorulmuş, alınan cevabi yazıda kesintiler de dahil olmak üzere ödendiği belirtilmiştir.

Dosyada davacı tarafından soruşturma aşamasında kendisine vekaletnameli vekil tayin etmesi ve dosyaya da buna ilişkin 14/03/2018 tarihli 5.000,00 TL'lik serbest meslek makbuzunun ibraz edilmesi nedeniyle davacının maaş yönünden herhangi bir maddi zararının söz konusu olmadığı ancak 5.000,00TL'lik vekalet ücreti maddi kayıp olarak belirlenmesi gerektiği, davacının sosyal ve ekonomik durumu ile üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında kaldığı sürede dikkate alınarak 1.500,00 TL manevi olmak üzere toplam 6.500,00 TL tazminatın gözaltı tarihi olan 10/08/2016 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin esasını oluşturan Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/26401 soruşturma sayılı dosyası kapsamında davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 10.08.2016-18.08.2016 tarihleri arasında 8 gün gözaltında kaldığı, yapılan soruşturma sonunda 30.03.2018 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, gözaltına alınma tarihi itibariyle davanın 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı anlaşılmıştır.

Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
1.Hükmedilen maddi tazminat miktarının az olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Davacı vekili her ne kadar davacının açığa alınması sebebiyle uğranılan zararı ödenmesini talep etmiş ise de davacının gözaltına alındığı tarihte görevden uzaklaştırılmasına karar verildiği, davacının açığa alınma sebebiyle uğradığı zararın idari işlem niteliğinde olduğu anlaşıldığından bu taleplere ilişkin maddi tazminat talebinin reddedilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.

Avukatlık ücretinin davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayanması nedeniyle maddi zarar miktarının tayininde esas alınamayacağı, tazminat talebinin dayanağı olan soruşturma dosyasında davacının kendisini özel vekil ile temsil ettirdiğinden, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde ceza soruşturması evresinde takip edilen işler için belirlenen ''660,00 TL'' vekalet ücretinin maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken serbest meslek makbuzundaki tutarın esas alınması temyiz eden sıfatına göre eleştirilmekle yetinilmiştir.

2.Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti yapıldığından hükmedilen manevi tazminat miktarında isabetsizlik görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 01.11.2018 tarihli ve 2018/2600 Esas, 2018/2629 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.10.2023 tarihinde karar verildi.