12. Ceza Dairesi 2021/6550 E. , 2023/3990 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/1325 E., 2019/1048 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 04.11.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Kayseri 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/223 esas, 2017/139 karar sayılı dosyasından TCK 314/2 silahlı terör örgütü üyeliğinden dolayı haksız bir şekilde yakalandığını, gözaltına alındığını, tutuklandığını ve yargılanarak 19/10/2017 tarihinde beraat ettiğini, beraat kararının 27/10/2017 tarihinde kesinleştiğini, müvekkilinin zarara uğradığını, müvekkilinin uğradığı tüm zararlardan dolayı 80.000,00 TL maddi, 300.000,00 TL manevi tazminatın yakalama tarihinden itibaren yasal faizi ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep etmiştir.
2. Davalı vekili 26.01.2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
3. Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.03.2018 tarihli ve 2018/47 Esas, 2018/96 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 05.04.2019 tarihli ve 2018/1325 Esas, 2019/1048 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 30.09.2021 tarihli, davacı vekilinin temyiz itirazlarının esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri
1.Hükmedilen maddi tazminat miktarının az olduğuna,
2.Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna,ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü:
Tazminat talebine konu Kayseri 4.Ağır Ceza Mahkemesinin 19/10/2017 tarihli 2017/223 esas 2017/139 karar sayılı kararının 27/10/2017 tarihinde kesinleştiği, davacının tazminat davasını 04/01/2018 tarihinde süresinde açıldığı, Kayseri 4.Ağır Ceza Mahkemesinin 19/10/2017 tarihli 2017/223 esas 2017/139 karar sayılı dosyasında davacı ...'nın Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan 06/09/2016-09/09/2016 tarihleri arasında gözaltında kaldığı, Kayseri 3.Sulh Ceza Hakimliğince çıkarılan 10/09/2016 tarih ve 2016/332 sorgu sayılı tutuklama müzekkeresi ile yüklenen suç nedeni ile tutuklandığı, Kayseri 1.Sulh Ceza Hakimliğinin 08/12/2016 tarihli tahliye müzekkeresi ile serbest bırakıldığı, yapılan yargılama sonucunda davacının Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan beraatine karar verildiği, kararın İstinaf edilmeden 27/10/2017 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Nevşehir E tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü'nün cevabi yazısında davacının 10/09/2016-08/12/2016 tarihleri arasında infazda kaldığı belirtilmiştir.
Her ne kadar davacı vekili dilekçesinde ihraç olmadan önce öğretmen olan davacının haksız yere gözaltı ve tutuklu kaldığı döneme ilişkin olarak bu nedenle davacının hem işini hem de mesleki sosyal haklarını kaybettiğini, açığa alındığı tarih itibariyle maaşının ödenmeyen eksik kısmının tazmin edilmesi gerektiğini ifade etmiş ise de, Mahkememizce yapılan araştırmada Kayseri İl Milli Eğitim Müdürlüğünce 07/02/2018 tarihinde verilen cevap neticesinde davacının Temmuz ayında görevden açığa alındığı, 01/09/2017 tarih ve 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile meslekten çıkarıldığının anlaşıldığı, Yürütme organının yapmış olduğu idari işlemler olan açığa alınma ve ihraç edilme işlemlerinin davacı hakkındaki gözaltı ve tutukluluk tarihlerinden önce gerçekleştiği göz önüne alındığında açığa alınma ve ihraç edilmesinin nedeninin gözaltına alınma veya tutuklanmasından kaynaklanmadığı, davacının idari işlem sonucu mesleğinden açığa alınması sonucu eksik ödenen maaşındaki tutarın tazmin edilmesi yönündeki talebinin davacının bu talebi ile ilgili olarak ancak idare hukukunun genel esasları çerçevesinde idari yargıda devlet aleyhine tazminat davası açabileceği gözetilerek, davacının tazmin edilebilir gerçek bir maddi zararının olmaması nedeniyle bu yöndeki talebinin Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2015/11536 Esas 2016/5326 Karar 30.03.2016 tarihinde sayılı kararından da anlaşılacağı üzere maaşının yarısının veya 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 141/1. maddesi uyarınca üçte birinin kesilmesi nedeniyle uğramış olduğu gelir kaybını, aynı Kanunun 141/2. maddesi uyarınca çalıştığı kurumdan talep edebileceği, talebinin yerine getirilmemesi halinde ise anılan Kanun hükmüne uyulmadığı gerekçesiyle yetkili ve görevli idari yargı yoluna başvurarak yapılan ödemedeki kesilen miktarı talep edebileceği nazara alınarak bu konudaki maddi tazminat talebinin görev yönünden reddine karar verilmiştir. Bu nedenlerle davacı hakkında öğretmenlik mesleğinden ihraç olduğu 01/09/2016 tarihi itibari ile işsiz olduğu ve 30/01/2018 tarihli SGK kaydı da nazara alındığında davacının gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle maddi tazminat isteminin asgari ücrete göre değerlendirilmesi gerektiği, davacının gözaltı ve tutuklu kaldığı sürelere ilişkin maddi kaybının tespiti için Naip Hakim raporu alınmış, 28/02/2018 tarihli rapora göre davacının 06/09/2016-08/12/2016 tarihleri arasında 93 işgünü için toplamda 4.032,48 TL maddi kaybının bulunduğu tespit edilmiştir.
Böylelikle davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 4.032,48 TL maddi tazminatın gözaltına alınma tarihi olan 06/09/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Davacının haksız gözaltı ve tutuklanmadan doğan eleminin kısmen telafisine yönelik, sosyal ekonomik durumuna uygun hak ve nesafet kuralları ile bağdaşır oranda, zenginleşmesine sebebiyet vermeyecek şekilde ve tutuklu kaldığı süre göz önüne alınarak Davacı ...'nın manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; davacı için takdiren 3.000,00 TL manevi tazminatın gözaltına alınma tarihi olan 06/09/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü:
Bölge Adliye Mahkemesince, hükmedilen maddi tazminat miktarının 3.989,70 TL'ye düşürülmesi, manevi tazminat miktarının 6.000,00 TL'ye yükseltilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan Kayseri 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/223 Esas, 2017/139 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 06.09.2016-08.12.2016 tarihleri arasında 93 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama üzerine 19.10.2017 tarihinde beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 27.10.2017 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
1.Hükmedilen maddi tazminat miktarının az olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Davacı vekili her ne kadar maddi tazminatın davacının maaşı üzerinden ödenmesini talep etmiş ise de davacının tutuklanmadan önce 01.09.2016 tarihinde ihraç edildiği, davacının ihraç sebebiyle uğradığı zararın idari işlem niteliğinde olduğu anlaşıldığından gözaltı ve tutukluluk dönemi için maddi zararını ücret bordrosu, vergi kaydı, gelir vergisi beyannamesi gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan davacıya tutuklu kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden hesaplanan miktarın maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
2.Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 05.04.2019 tarihli ve 2018/1325 Esas, 2019/1048 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.10.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!