12. Ceza Dairesi 2021/6523 E. , 2023/3598 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/254 E., 2019/750 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Esastan ret
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 02.05.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 10.03.2017-07.12.2017 tarihleri arasında gözaltında ve tutuklu kalan davacı hakkında yapılan yargılama sonunda beraat kararı verildiğinden bahisle davacının maddi ve manevi zararlarının tazmini için 600.000,00 TL maddi, 1.000.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
2. Davalı vekili 07.06.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın yasal süre içerisinde yetkili mahkemede açılıp açılmadığının mahkemece re’sen incelenmesi gerektiğini, istenilen manevi tazminatın yüksek olduğunu, gelirine yönelik belge sunmadığını, zararın ispatlanmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
3. Manavgat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.12.2018 tarihli ve 2018/200 Esas, 2018/367 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 18.03.2019 tarihli ve 2019/254 Esas, 2019/750 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28.09.2021 tarih, 2019/50185 sayılı tebliğnamesi ile karara karşı başvurulan temyiz isteminin esastan reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; inşaat mühendisi olan davacının kazanç kaybının asgari ücret üzerinden hesaplanmasının hakkaniyete aykırı olduğun, davacının ceza davasında ödemek zorunda kaldığı avukatlık ücretinin, cezaevinde yaptığı harcamalar ile yakınlarının ziyaret sebebiyle yaptıkları masrafların da maddi tazminata dahil edilmesi gerektiğine ve hükmedilen manevi tazminatın düşük olduğuna ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü:
Mahkeme gerekçesinde "... Davacının sosyal ve ekonomik durumuna ilişkin yapılan araştırmalar neticesi davacının inşaat mühendisi olduğu, ... alım satımı işi yaptığı ancak SGK kayıtlarında gözaltına alınmadan uzun süre önce iş çıkışı yaptığı, davacının da gözaltında ve tutuklulukta kaldığı süre bakımından maddi zararını kanıtlar delil sunmadığı, kaldı ki cezaevinde yapılan harcamalar, ailesinin cezaevi ziyaretleri için yaptığı harcamalar ve dosyaya sunulmayan diğer masrafların maddi zarar olarak değerlendirelemeyeceği anlaşılmış olmakla; belirtilen süre içerisinde çalışıyor olsaydı asgari ücret düzeyinde gelir elde edebileceği değerlendirildiğinden davacının haksız gözaltında ve tutuklulukta kalması nedeniyle denetime olanak verecek biçimde usulüne uygun olarak tespit edilen maddi zararının tazmini gerekmektedir.Davacı, haksız gözaltı ve tutukluluk sonucunda hürriyetinden yoksun kalması nedeniyle acı ve ıstırap çekmiş olup; davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına ve tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında ve tutuklulukta kaldığı süre, manevi tazminat kurumunun amacı ve manevi tazminatın zenginleşme aracı olmaması kuralının da dikkate alınması suretiyle davacının manevi zararının tazmini gerekmektedir.Yukarıda açıklanan ilkelerle davacının gözaltına alındığı tarihteki maddi kaybının ise aldırılan bilirkişi raporuna istinaden maddi zararı 12.730,14 TL olmaktadır.Yukarıda yer verilen hükümler ve deliller doğrultusunda davacı tarafın usulüne uygun bir şekilde belirlenen kazanç kaybına ilişkin 12.730,14 TL maddi zararının ve davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına ve tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında ve tutuklulukta kaldığı süre, manevi tazminat kurumunun amacı dikkate alınarak manevi zararına ilişkin belirlenen 15.000,00 TL manevi tazminatın tazminine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurma netice ve kanaatine varılmıştır." denilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü:
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hükmedilen manevi tazminat miktarı 25.000,00 TL şeklinde, vekalet ücreti ise; 4.360,00 TL şeklinde düzeltilerek esastan ret kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat davasının dayanağını oluşturan Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/60-2018/120 sayılı ceza dava dosyası kapsamında davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 10.03.2017-07.12.2017 tarihleri arasında 272 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonucunda davacının beraatine hükmedildiği, hükmün 21.03.2018 tarihinde kesinleştiği, gözaltına alınma ve tutuklama tarihi itibariyle davanın 5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, kanunda öngörülen yasal koşulların gerçekleştiği anlaşılmıştır.
1.Asgari ücreti aşan bir geliri olduğunu belgeleyemeyen davacı lehine asgari ücret üzerinden hesaplanan maddi tazminat miktarında isabetsizlik görülmemiştir.
2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 29.05.1957 tarihli, 1957/4 Esas, 1957/16Karar sayılı içtihadı birleştirme kararında da açıklandığı üzere; vekalet ücreti yargılama giderlerindendir. Buna göre karşı tarafa yüklenmesi gereken vekalet ücretinin bağımsız bir varlığı olamayacağından ayrı bir dava konusu da yapılamayacaktır. Davacının, kendi vekili ile yaptığı ve sadece tarafları bağlayan ücret sözleşmesi niteliğindeki vekalet akdi uyarınca ödenmesi kararlaştırılan bedelin koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilmeyeceği gözetilmelidir.
Anılan ve yerleşik Yargıtay uygulamaları nazara alındığında, tazminat talebinin dayanağını oluşturan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiği, maktu vekalet ücretini aşan ve serbest meslek makbuzu ile ispatlanan kısmın ise davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, bu nedenle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamına dahil edilemeyeceği anlaşıldığından davacı vekilinin ceza davasında dolayısıyla davacının ödemek zorunda kaldığı vekalet ücretinin de maddi zarar hesabında göz önünde bulundurulması gerektiğine yönelik temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.
3.Dairemiz yerleşik uygulamalarına göre davacının cezaevinde yapılan harcamalar ile yakınlarının ziyaret sebebiyle yaptıkları yol masrafları koruma tedbirleri nedeniyle talep edilebilecek gerçek zarar kapsamında bulunmadığından, bu harcamaların maddi tazminat kapsamına dahil edilmemesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
4.Davacı hakkında hükmedilen manevi tazminat miktarının, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına ve tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin edildiği anlaşıldığından davacının hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğuna yönelik temyiz sebebi de yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 18.03.2019 tarihli ve 2019/254 Esas, 2019/750 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Manavgat 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.10.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!