12. Ceza Dairesi 2021/6496 E. , 2023/3982 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/665 E., 2019/957 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün; 6100 sayılı Kanun’un 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği hükmün temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 10.05.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının haksız tutuklanması nedeni ile 5.000,00 TL maddi ve 60.000,00 TL manevi olarak toplam 65.000,00 TL tazminata tutuklama tarihi itibariyle yasal faizi ile birlikte ödenmesini talep etmiştir.
Davacı vekilinin 20.06.2018 tarihli duruşmada tazminat miktarına gözaltı tarihinden itibaren faiz talep ettiği anlaşılmıştır.
2. Davalı vekili 01.06.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3. Tarsus 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.07.2018 tarihli ve 2018/179 Esas, 2018/264 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 16.04.2019 tarihli ve 2019/665 Esas, 2019/957 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 28.09.2021 tarihli, davacı vekilinin temyiz talebinin esastan reddi görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri
1.Davacının kadrolu çalışma imkanının olabileceğine,
2.Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna,
3.İlk derece mahkemesi tarafından hükmedilen vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine,
ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü:
Davacının 04/09/2016 tarihinde gözaltına alındığı, 16/09/2016 tarihininde tutuklandığı, 15/11/2016 tarihinde tahliye olduğu, davacının Mersin 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 16/03/2018 tarih 2017/110 Esas - 2018/161 Karar sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beraatine karar verildiği, verilen beraat kararının 26/03/2018 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği, davanın yasal süresinde açıldığı, buna göre haksız yere gözaltına alındığı ve tutuklandığı, CMK'nın 141-142. maddeleri yönünden haksız gözaltına alınması ve tutuklanması nedeniyle maddi/manevi tazminat hakkı olduğu, davacının 04/09/2016-16/09/2016 tarihleri arasında gözaltına alındığı ve 16/09/2016-15/11/2016 tarihleri arasında tutuklu kaldığı, bu sürelerin infaz gördüğü, başka bir cezasından mahsup edilmediği ve bu süreler yönünden açılmış başkaca tazminat davasının bulunmadığı tespit edilmiştir.
Davacının tutuklandığı tarihte sözleşmeli müftü olarak görev yaptığı; Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü Tarsus Hizmet Merkezince verilen cevabi yazıya göre, davacının 06/06/2016-05/12/2016 tarihinde uygulanan Toplum Yararına Program kapsamında çalışırken 05/09/2016 tarihinde programdan ayrıldığı, dosya içeresinde yer alan cevabi yazılara göre davacının SGK'lı olarak çalıştığı, gözaltına alındığı tarih olan 04/09/2016 tarihi ve tahliyesine karar verilen 15/11/2016 tarihleri arasında kendisine herhangi bir ödeme yapılmaması karşısında maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile maddi gelir kaybının asgari ücret tarifesine göre hesap edilmek suretiyle 3.165,74 TL maddi tazminatın davacının dilekçesinde talep etmiş olduğu şekilde haksız gözaltı tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte Hazineden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun kararlarında manevi tazminatın gözaltına alınan ve tutuklanan kişinin sosyal çevresinde itibarının sarsılması, özgürlüğünden yoksun kalınması nedeniyle duyulan elem, ızdırap ve ruhsal sıkıntıların bir ölçüde de olsa giderilmesi, manevi zararının dindirilmesi amacına yönelik olduğu, uğranılan manevi zararın tümüyle giderilmesinin olanaksız olduğu, bununla birlikte tayin edilecek manevi tazminatın kişinin acı ve ızdıraplarının dindirilmesinde, sıkıntılarının azaltılmasında etken olduğu ve bu nedenle tazminata hükmedilirken kişinin gözaltında ve tutuklulukta kaldığı süre, sosyal ve ekonomik durumu, toplumsal konumu, atılı suçun niteliği, gözaltında kalmanın ve tutuklanmanın şahsın üzerinde bıraktığı olumsuz etkiler ve hak ve nesafet kuralları nazara alınarak sebepsiz zenginleşme sonucu doğurmayacak bir miktar da olmasına özen gösterilerek, maaş miktarı da dikkate alınarak 8.000,00 TL manevi tazminatın haksız gözaltı tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte Hazineden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü:
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, hükmedilen manevi tazminat miktarının 6.000,00 TL'ye indirilmesi ve değişen vekâlet ücreti açısından düzeltilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan Mersin 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/110 Esas, 2018/161 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 04.09.2016-15.11.2016 tarihleri arasında 72 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama üzerine 16.03.2018 tarihinde beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 26.03.2018 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
1.Davacının kadrolu çalışma imkanının olabileceğine ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Davacının Toplum Yararına Program kapsamında 06.06.2016-05.12.2016 tarihleri arasında sözleşmeli olarak çalışacağı, davacının kadrolu çalışıp çalışmayacağı ihtimal dahilinde olduğundan davacı vekilinin temyiz istemi reddedilmiştir.
2.Hükmedilen Manevi Tazminat Miktarının Az Olduğuna İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklulukta kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti yapıldığından hükmedilen manevi tazminat miktarında isbetsizlik görülmemiştir.
3.İlk Derece Mahkemesi tarafından hükmedilen vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden;
15.08.2017 tarihli 694 sayılı KHK ile değişik, 01.02.2018 tarihli 7078 sayılı Kanunun 139 uncu maddesi ile aynen kabul edilen düzenleme ile 5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu dikkate alındığında, bölge adliye mahkemesince hükmedilen vekâlet ücreti miktarında hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 16.04.2019 tarihli ve 2019/665 Esas, 2019/957 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Tarsus 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.10.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!