WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2021/6437 E.  ,  2023/3725 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/2870 E., 2018/3144 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 15.01.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının haksız yere tutuklu kaldığı günler için 145.000,00 TL maddi, 435,000,00 TL manevi olmak üzere toplamda 580.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesini talep etmiştir.

2. Davalı vekili 28.03.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini talep etmiştir.

3. Şanlıurfa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.06.2018 tarihli ve 2018/202 Esas, 2018/541 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 20.11.2018 tarihli ve 2018/2870 Esas, 2018/3144 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 02.10.2021 tarihli, davacı vekilinin temyiz talebinin kabulü ile hükmün bozulması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri
Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna, ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü:
Davacı hakkında Şanliurfa Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma çerçevesinde davacının Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan 27/07/2017 tarihinde gözaltına alındığı, Şanlıurfa 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 03/08/2017 tarih, 2017/571 sorgu sayılı kararı ile tutuklandığı, Şanlıurfa 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 28/12/2017 tarih ve 2017/363 esas sayılı kararı ile tahliye edildiği, hakkında Şanlıurfa 6. Ağır Ceza Mahkemesi'ne açılan davanın yargılaması sonunda 11/01/2018 tarih, 2017/363 esas, 2018/22 karar sayılı ilamı ile beraat kararı verildiği tespit edilmiştir.

19/01/2018 tarihinde kesinleşmiş bulunan karara ilişkin tazminat davasının 22/01/2018 havale tarihli dilekçe ile açıldığı, 5271 sayılı CMK'nun 142/1 maddesinde "Karar ve hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her halde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir" hükmüne göre davanın süresinde açıldığı, davacının Şanlıurfa ilinde bulunduğu ve oturduğu anlaşıldığından dava tarihi itibariyle mahkemenin yetkili bulunduğundan tespit edilmiştir.

Mahkemece davacının tutuklu kaldığı süre içindeki gelirinin 16 yaşında büyükler için belirlenen asgari ücrete göre, davacının sosyal ve ekonomik durumu, tutuklanmasına neden olan olayın niteliği ve cereyan tarzı, tutuklulukta geçirdiği süre, tutukluluk nedeniyle çektiği elem ve ızdırap vb. hususlar da gözetilmek suretiyle zenginleşme sonucu doğurmayacak şekilde, adalet, hak ve nesafet kurallarına uygun makul ve makbul bir miktar olarak manevi tazminat tayin ve tespiti gerektiği kanaati oluşmakla, davacı vekilinin dava dilekçesindeki talebi doğrultusunda dava tarihi olan 22/01/2008 tarihinden itibaren Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarındaki uygulamalarda olduğu gibi yasal faizin başlangıç tarihi olarak kabul edilerek, kabule ters düşen beyanlara itibar edilmeyerek maddi tazminat talebinin reddi ile 15.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü:
''Manevi tazminat miktarının belirlenmesinde din kültürü öğretmeni olan davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, davacının bylock kullandığı iddiasıyla fetö terör örgütüne üye olma suçundan açılan davada bylock kullanmadığının anlaşılması nedeniyle suçu işlemediğinden beraatine karar verilmesi, gözaltı ve tutuklu kaldığı sürenin uzunluğu değerlendirildiğinde, hak ve nesafet ilkelerine uygun makul bir manevi tazminat miktarının belirlenmediği, manevi tazminat miktarının güncel koşullara göre az miktarda tespit edilmesi kanuna aykırı olup, davacı vekilinin istinaf başvurusu bu yönüyle yerinde ise de; bu aykırılık yeniden yargılama yapmayı gerektirmeyen HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, hüküm fıkrasında yer alan 15.000,00 TL manevi tazminat miktarının 20.000,00 TL'ye çıkartılması suretiyle DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURULARININ ESASTAN REDDİNE,

Maddi tazminat talebinin reddine ilişkin karara yönelik davacı vekilinin istinaf talebinin incelenmesinde;

Maddi tazminat talebinin reddine ilişkin verilen kararın gerekçe kısmında davacının tutuklu kaldığı süre için asgari ücret üzerinden tazminat verildiği belirtilmesine rağmen kararın hüküm fıkrasında maddi tazminat talebinin reddine karar verildiği bu şekilde gerekçe ile hüküm fıkrasının çelişmesi nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusu bu yönüyle yerinde görülmekle 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince Şanlıurfa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 29/06/2018 tarih ve 2018/202 Esas 2018/541 karar sayılı kararınının KALDIRILMASINA,'' karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan Şanlıurfa 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/363 Esas, 2018/22 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 27.07.2017-28.12.2017 tarihleri arasında 154 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama üzerine 11.01.2018 tarihinde beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 19.01.2018 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı anlaşılmıştır.

Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklulukta kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti yapıldığından davacı vekilinin hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna ilişkin temyiz nedeni reddedilmiş, aynı gerekçe ile tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe de iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 20.11.2018 tarihli ve 2018/2870 Esas, 2018/3144 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Şanlıurfa 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.10.2023 tarihinde karar verildi.