WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 15 Haziran 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2021/6434 E.  ,  2023/3361 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/3395 E., 2019/225 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

İstinaf ve temyiz kesinlik sınırının hükmedilen veya reddedilen maddi ve manevi tazminat miktarları üzerinden değerlendirileceği, maddi tazminat ve manevi tazminat bakımından ayrı ayrı değerlendirilemeyeceği reddedilen toplam tazmimat miktarı bakımından ise hükmün davacı açısından kesin olmadığı ve dolayısıyla istinaf mahkemesince yapılan kesinleştirme işleminin yok hükmünde olduğu anlaşılmakla hükmün tamamı üzerinde yapılan incelemede;

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 29.03.2018 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 15.09.2017-28.12.2017 tarihleri arasında gözaltında ve tutuklu kalan davacı hakkında yapılan yargılama sonunda beraat kararı verildiğinden bahisle davacının maddi ve manevi zararlarının tazmini için 5.000,00 TL maddi, 200.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.

2. Davalı vekili 13.04.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın yasal süre içerisinde açılmadığını, istenilen manevi tazminatın yüksek olduğunu, zararı ispata yarar belge sunulmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.

3. Cizre 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.09.2018 tarihli ve 2018/71 Esas, 2018/196 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 07.01.2019 tarihli ve 2018/3395 Esas, 2019/225 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30.09.2021 tarih, 2019/44900 sayılı tebliğnamesi ile tazminat miktarının artırılmasına yönelik istinaf mahkemesi kararının duruşmalı inceleme sonucu verilmesi gerektiğinden bahisle hükmün bozulması talep edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; kararın hakkaniyete aykırı olduğuna, tazminat miktarının yetersiz olduğuna ve davacı lehine hükmedilen vekalet ücretnin eksik olduğuna ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mahkeme gerekçesinde "Maddi tazminat talebi bakımından, Davacı ...'un 22/11/2016 tarihinde görevinden ihraç edildiği, Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan dolayı 15/09/2017-20/09/2017 tarihleri arasında 5 gün gözaltına alındığı, 20/09/2017-28/12/2017 tarihleri arasında 100 gün tutuklu kaldığı, Adana 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/300 Esas ve 2018/82 Karar sayılı dosyasından yapılan yargılamada 26/02/2018 tarihinde beraatına karar verildiği, kararın 06/03/2018 tarihinde kesinleştiği, davacının 12/01/2018 tarihinde görevine iade edildiği, davacının görevine iade edilmesinden sonra 09/02/2018 tarih ve 1651 nolu yevmiye ile geçmişe dönük 13 aylık maaş ödemesi yapıldığı, günlük yaşamına kamu çalışanı olarak aldığı maaşı ile sürdüren davacının bu itibarla mali haklarının iadesi sureti ile zararının karşılanmış olduğu, gözaltı ve tutuklama sebebiyle karşılanmamış yoksun kaldığı herhangi bir maddi zararının bulunmadığı anlaşılmakla; maddi tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.

Manevi tazminat talebi bakımından davacının, beraat ile neticelenen dava nedeni ile gözaltında ve tutuklulukta kalmak sureti ile hürriyetinden yoksun kaldığı anlaşılan olayda salt bu yüzden duyduğu üzüntü ve acıya karşılık olarak davacının üzerine atılı suçun niteliğine gözaltında ve tutuklulukta geçen süreye göre uğradığı manevi zararların tazmini gerektiği anlaşılmış olup davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında ve tutuklu kaldığı süre dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekmiş fazlaya ilişkin istemin reddi ile talebin kısmen kabulü sureti ile taktiren 6.300,00-TL manevi tazminata hükmedilmesine, hükmolunan tazminat miktarına, ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 13.11.2004 gün ve 177-203 sayılı kararında açıklandığı üzere gözaltı tarihi olan 15/09/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz işletilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir." denilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hükmedilen manevi tazminat miktarı 12.000,00 TL, vekalet ücreti ise; 1.440,00 TL şeklinde, değiştirilmek suretiyle düzeltilerek esastan ret kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tazminat davasının dayanağını oluşturan Adana 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/300-2018/82 sayılı ceza dava dosyası kapsamında davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 15.09.2017-28.12.2017 tarihleri arasında 104 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonucunda davacının beraatine hükmedildiği, hükmün 06.03.2018 tarihinde kesinleştiği, gözaltına alınma ve tutuklama tarihi itibariyle davanın 5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, kanunda öngörülen yasal koşulların gerçekleştiği anlaşılmıştır.

1. Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davaları her ne kadar 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanununda düzenlenmiş ise de özel hukuk yanı ağır basan bir dava olması nedeniyle bu Kanunda düzenlenme bulunmayan hallerde tazminat hukukunun genel prensipleri çerçevesinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun uygulanması gerekmektedir. Ceza Muhakemeleri Kanununun 280/1. maddesinde düzenlenen duruşma açılmadan düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilebilecek haller bir suç kovuşturması sonucu verilen hükümler için geçerli olup doğrudan tazminat davalarında uygulanması mümkün değildir. Bu nedenle Hukuk Muhakemeleri Kanununun istinafa ilişkin hükümlerinin kıyas yolu ile uygulanması gerekmekte olup, aynı Kanunun 353. maddesi gereğince tazminat miktarlarının azaltılması veya artırılmasının duruşma açılmaksızın düzeltilerek esastan reddine karar verilmesinde bir engel bulunmadığından tazminat miktarının artırılmasının duruşma açılarak yapılması gerektiğine ilişkin tebliğnamedeki bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.

2.Kamu görevinden ihracının ardından görevine iade edilen davacının geriye dönük maaş alacaklarının idare tarafından kendisine ödendiği, mesai ve terör tazminatı gibi ücretleri ise; koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasına konu olabilecek maddi zarar kapsamında bulunmadığından davacının maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

3.Davacı hakkında hükmedilen manevi tazminat miktarının, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında ve tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin edildiği anlaşıldığından davacının hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğuna yönelik temyiz sebebi de yerinde görülmemiştir.

4.15.08.2017 tarihli 694 sayılı KHK ile değişik, 01.02.2018 tarihli 7078 sayılı Kanunun 139 uncu maddesi ile aynen kabul edilen düzenleme ile 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu dikkate alındığında, mahkemece hükmedilen nisbi vekalet ücreti miktarında isabetsizlik bulunmamaktadır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 07.01.2019 tarihli ve 2018/3395 Esas, 2019/225 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Cizre 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

26.09.2023 tarihinde karar verildi.