12. Ceza Dairesi 2021/6413 E. , 2023/2825 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/192 E., 2019/297 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı 09.05.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 28.10.2016-31.10.2016 tarihleri arasında gözaltına alınan davacı hakkında yürütülen soruşturma sonunda takipsizlik kararı verildiğinden bahisle maddi ve manevi zararlarının tazmini için 100.000,00 TL ıslahla 349.642,27 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
2. Davalı vekili 16.10.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın ve ıslah dilekçesinin süresinde olmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
3. Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.01.2019 tarihli ve 2018/318 Esas, 2019/5 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 11.03.2019 tarihli ve 2019/192 Esas, 2019/297 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.10.2021 tarihli 2019/45663 sayılı tebliğnamesi ile hükmün onanması talep edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; davacının gözaltı işleminden sonra ücretsiz izne ayrılmak sorunda bırakılması ve sonrasında işten çıkarılması nedeniyle maddi kayıplarının büyük olduğuna, yalnızca gözaltı süresine ilişkin maddi kaybın değerlendirilmemesi gerektiğine ve hükmedilen manevi tazminatın yetersiz olduğuna ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mahkeme gerekçesinde " Davacı dava dilekçesinde işten ayrılması, çalışmasına bağlı olarak elde edeceği maaş, prim, ikramiye ve meslekte yükselememe nedeniyle toplam 100.000 TL maddi tazminat talep etmiş ise de; dava dosyasına sunmuş olduğu maddi tazminat talebi kapsamına maddi zararlarına ilişkin belge ve delil sunamadığı, böylece talep etmiş olduğu maddi tazminat miktarından sadece gözaltına alınmadan önceki aylık net geliri üzerinden değerlendirilebileceği, 28/10/2016 - 31/10/2016 tarihleri arasında gözaltında geçirmiş olduğu sürelere ilişkin maddi kayıplarını isteyebileceği, bu maddi kaybının da davacının 2 ay tek 1 ay çift maaş alarak çalıştığı ve aylık ortalama (3 aylık maaşının ortalaması ile tespit edilen) 2.401 TL geliri olduğu kabul edilmesi gerektiği, davacının gözaltında geçirdiği 28/10/2016-31/10/2016 tarihleri arasındaki 3 gün (gözaltına alındığı ve serbest bırakıldığı günler 1 gün sayılarak 3 gün olarak kabul edilmiştir) üzerinden hesaplanan gözaltında kaldığı gün x günlük net gelirden oluşan 240 TL maddi tazminatın ilk gözaltı tarihi olan 28/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak, davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar vermek gerekmiştir. Davacının diğer talepleri sabit, kesinlilik ve objektif kriterlere dayanmadığından, ayrıca davacı tarafından ispat edilemediğinden bu yöndeki fazlaya ilişkin talebinde reddine karar verilmesi gerekmiştir.Davacı dava dilekçesinde, gözaltına alınması nedeniyle 100.000 TL manevi tazminat talep etmiş ise de; davacının 28/10/2016-31/10/2016 tarihleri arasında gözaltında geçirdiği, yapılan soruşturma sonucunda hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmış olmakla, davacının duymuş olduğu elem ve ızdırap, isnat edilen suçun ağırlığı, davacının sosyal statüsü, mevkii ve verilecek olan tazminatın sebepsiz zenginleşme aracı olamayacağı hususları bir arada değerlendirilerek, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 300 TL manevi tazminatın 28/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak, davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur." denilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından maddi tazminat talebinin reddine karar verilerek istinaf talebinin düzeltilerek esastan reddine yönelik karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat davasının dayanağını oluşturan Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/4670 sayılı soruşturma dosyası kapsamında davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 28.10.2016-31.10.2016 tarihleri arasında 3 gün gözaltında kaldığı, yapılan soruşturma sonucunda davacı hakkında 09.05.2017 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, kararın 02.06.2017 tarihinde kesinleştiği, gözaltına alınma tarihi itibariyle davanın yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun hükümlerine tabi olduğu, süresinde açıldığı ve yasal koşulların gerçekleştiği anlaşılmıştır.
1.Gözaltına alındığı tarihte bankada çalışan ve gözaltı süresince maaşından bir kesinti yapılmayan davacının maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
2.Davacının gözaltı tarihinden sonra ücretsiz izne çıkarılması ile işten çıkarılması dolayısıyla oluştuğu iddia edilen zararın koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasına konu edilemeyeceği anlaşıldığından davacı vekilinin maddi tazminata yönelik temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.
3.Davacı hakkında hükmedilen manevi tazminat miktarının, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin edildiği anlaşıldığından davacının hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğuna yönelik temyiz sebebi de yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 11.03.2019 tarihli ve 2019/192 Esas, 2019/297 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.09.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!