12. Ceza Dairesi 2021/6407 E. , 2023/3356 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/586 E., 2019/513 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin davalı vekiline 17.04.2019 tarihinde tebliğ edilmesinin ardından, davalı vekilinin sunduğu 17.04.2019 tarihli dilekçesinin katılma yoluyla temyiz niteliğinde olduğu,
291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 18.07.2018 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 23.10.2016-16.05.2017 tarihleri arasında gözaltında ve tutuklu kalan davacı hakkında yapılan yargılama sonunda beraat kararı verildiğinden bahisle davacının maddi ve manevi zararlarının tazmini için 92.256,00 TL maddi, 300.000,00 TL manevi tazminatın 23.10.2016 tarihinden işleyecek faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
2. Davalı vekili 02.08.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın yasal süre içerisinde açılmadığını, istenilen tazminatın yüksek olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
3. Konya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.01.2019 tarihli ve 2018/437 Esas, 2019/25 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 08.04.2019 tarihli ve 2019/586 Esas, 2019/513 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı ve davacı vekillerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.10.2021 tarih, 2019/45644 sayılı tebliğnamesi ile tazminat miktarının azaltılmasına yönelik istinaf mahkemesi kararının duruşmalı inceleme sonucu verilmesi gerektiğinde bahisle hükmün bozulması talep edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Davacı vekilinin temyiz istemi; haksız şekilde tutuklanan ve yargılanıp beraat eden davacı için talep edilen miktarların davacının yaşadıklarının karşılığı olmadığına ve tazminat miktarlarının düşürülerek bu şekilde karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
2.Davalı vekilinin temyiz istemi; manevi tazminat miktarının ölçülü olmdığına ve davalı lehine de vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mahkeme gerekçesinde "...Davacı ... tazminat dilekçesinde her ne kadar 92.256,00 TL maddi tazminat talebinde bulunmuş ve bilirkişi raporunda posta masrafları, ceza evi yol masrafları, ceza evi harcamaları ve avukat vekalet ücreti dahil 13.141,35 TL maddi tazminata konu edilebileceğini belirtmiş ise de, CMK'nın 141-144. maddeleri arasında düzenlenmiş olan tazminata konu davaların bölüm başlığında belirtildiği üzere ''Koruma Tedbirleri Nedeniyle'' olması gerektiği, bu çerçevede değerlendirildiğinde davacının maddi tazminat kapsamında talep ettiği hususlardan avukat vekalet ücreti dışında kalan taleplerin koruma tedbirleri kapsamında değerlendirilemeyeceği anlaşılmış ve bu talepler yönünden maddi tazminat istemi kabul edilmemiştir. Vekalet ücretine ilişkin olarak ise ilgili mahkeme tarafından beraat kararı verildiği tarihten önceki tarihe ilişkin 15.000,00 TL tutarında makbuzun dosyaya sunulduğu, ancak Konya 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nin gerekçeli kararında davacı (sanık) lehine 4.360,00TL vekalet ücreti verilmesine hükmedildiği, bu nedenle davacının isteyebileceği tazminat miktarının bakiye miktar olduğu anlaşıldığından, davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilerek mahkememizce 10.640,00 TL davacı lehine maddi tazminata hükmedilmiştir.... Tazminat isteminde bulunan davacı ...'ın işgal ettiği makam, kültürel, sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı "silahlı terör örgütüne üye olma" suçunun nitelik ve kapsamı (ağırlığı), tutuklamaya neden olan olayın cereyan tarzı, uygulanan tedbirin ağırlığı, gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği süre, tazminat davasının kesinleşeceği tarihte elde edilecek parasal değer, olayın özellik ve meydana geliş şekli ile toplumdaki etkileri bir arada değerlendirildiğinde davacı lehine 20.000,00 TL manevi tazminatın hak ve nesafet ilkeleri gözetildiğinde yerinde olduğu, söz konusu miktarın zenginleşmeye neden olmadığı gibi olayı özlenir hale getirecek nitelikte de bulunmadığı anlaşılmıştır." denilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü:
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından maddi tazminat talebinin reddi, manevi tazminat miktarının 13.000,00 TL'ye indirilmesi ve vekalet ücretinin ise; 1.560,00 TL şeklinde değiştirilmesi suretiyle istinaf talebinin düzeltilerek esastan reddine yönelik karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat davasının dayanağını oluşturan Konya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/248-2018/146 sayılı ceza dava dosyası kapsamında davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 23.10.2016-17.05.2017 tarihleri arasında 205 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonucunda davacının beraatine hükmedildiği, hükmün 11.05.2018 tarihinde kesinleştiği, gözaltına alınma ve tutuklama tarihi itibariyle davanın 5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, kanunda öngörülen yasal koşulların gerçekleştiği anlaşılmıştır.
A.Tebliğname yönünden;
Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davaları her ne kadar 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanununda düzenlenmiş ise de özel hukuk yanı ağır basan bir dava olması nedeniyle bu Kanunda düzenlenme bulunmayan hallerde tazminat hukukunun genel prensipleri çerçevesinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun uygulanması gerekmektedir. Ceza Muhakemeleri Kanununun 280/1. maddesinde düzenlenen duruşma açılmadan düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilebilecek haller bir suç kovuşturması sonucu verilen hükümler için geçerli olup doğrudan tazminat davalarında uygulanması mümkün değildir. Bu nedenle Hukuk Muhakemeleri Kanununun istinafa ilişkin hükümlerinin kıyas yolu ile uygulanması gerekmekte olup, aynı Kanunun 353. maddesi gereğince tazminat miktarlarının azaltılması veya artırılmasının duruşma açılmaksızın düzeltilerek esastan reddine karar verilmesinde bir engel bulunmadığından tazminat miktarının artırılmasının duruşma açılarak yapılması gerektiğine ilişkin tebliğnamedeki bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
B.Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden;
1.Tutuklandığı tarihte Türk Silahlı Kuvvetleri mensubu olan ve görevine devam eden davacının maaşını almaya devam etmesi nedeniyle maddi kaybı bulunmadığından, dava dilekçesinde sayılan cezaevi harcamaları, vekalet ücreti vs. gibi giderlerin koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasına konu edilebilecek gerçek zarar kapsamında kalmadığından, davacının maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
2.Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuştur.
C.Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden;
1.Davacı hakkında hükmedilen manevi tazminat miktarının yeteriz oluşu bozma konusu yapıldığından davalı vekilinin tazminatın fazla olduğuna yönelik temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.
2.Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 gün ve 2 Esas, 63 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarında, ancak davanın tamamen reddi halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmolunabileceğinden, davanın kısmen kabulü halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi hukuka aykırı bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (B-2) bendinde açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 08.04.2019 tarihli ve 2019/586 Esas, 2019/513 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Konya 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.09.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!