WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 19 Haziran 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2021/6400 E.  ,  2023/3355 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/3168 E., 2019/758 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 26.04.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 07.01.2017-14.12.2017 tarihleri arasında gözaltında ve tutuklu kalan davacı hakkında yapılan yargılama sonunda beraat kararı verildiğinden bahisle davacının maddi ve manevi zararlarının tazmini için 200.000,00 TL maddi, 110.000,00 TL manevi tazminatın 07.01.2017 tarihinden işleyecek faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.

2. Davalı vekili 05.06.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın yasal süre içerisinde ve yetkili mahkemede açılmadığını, yasal şartların oluşmadığını, istenilen manevi tazminatın makul olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.

3. Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.09.2018 tarihli ve 2018/221 Esas, 2018/398 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 18.03.2019 tarihli ve 2018/3168 Esas, 2019/758 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.10.2021 tarih, 2019/44710 sayılı tebliğnamesi ile tazminat miktarının azaltılmasına yönelik istinaf mahkemesi kararının duruşmalı inceleme sonucu verilmesi gerektiğinde bahisle hükmün bozulması talep edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; davacının cezaevinde yaptığı masraflar, ailesinin ziyaret sebebiyle yaptıkları harcamalar gibi süreçte yapılan giderlerin maddi tazminat kapsamında ödenmesi gerektiğine ve hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğuna ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü:
Mahkeme gerekçesinde "... Davacı ...'ın "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçlaması ile 07/01/2017 tarihinde gözaltına alındığı, 20/01/2017 tarihinde tutuklandığı, yargılama aşamasında 14/12/2017 tarihinde tahliye edildiği, yargılama sonucunda da beraatine karar verildiği, davacının haksız gözaltı ve tutuklama ile karşı karşıya kaldığı, haksız yere tutuklu kalması nedeni ile çalışamadığı, maddi ve manevi zarara uğradığı, davacının Antalya İl Jandarma Komutanlığından gelen cevabi yazıya göre, davacının tutukta kaldığı dönem içerisindeki ödenmeyen maaşının mahkemenin beraat kararına istinaden mart 2018 dönemi içerisinde ödendiği, davacının dava dilekçesinde maddi tazminat kapsamında istemiş olduğu diğer taleplerinin maddi tazminat kapsamına girmediğinden ve maaşla ilgili maddi tazminatın davacıya ödenmiş olması nedeni ile maddi tazminat davasının reddine karar verilmesi gerekmiş, gözaltında ve tutuklu kaldığı süre, davacının sosyal ve ekonomik durumu, tutuklanmasına neden olunan olayın oluş tarzı, tutuklandığı suçun niteliği dikkate alınarak, zenginleşme sonucu doğurmacayak hak ve nesafet kurallarına uygun makul bir miktar olarak 45.000,00 TL'nin manevi tazminat olarak hükmedilmesine karar verilmesi gerektiği ve yine taleple bağlı kalınarak hükmedilen manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 07/01/2017 tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir." denilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü:
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hükmedilen manevi tazminat miktarı 35.000,00 TL şeklinde, vekalet ücreti ise; 4.200,00 TL şeklinde değiştirilmek suretiyle düzeltilerek esastan ret kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tazminat davasının dayanağını oluşturan Antalya 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/52-2018/43 sayılı ceza dava dosyası kapsamında davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 07.01.2017-14.12.2017 tarihleri arasında 341 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonucunda davacının beraatine hükmedildiği, hükmün 01.02.2018 tarihinde kesinleştiği, gözaltına alınma ve tutuklama tarihi itibariyle davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, kanunda öngörülen yasal koşulların gerçekleştiği anlaşılmıştır.

1.Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davaları her ne kadar 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanununda düzenlenmiş ise de özel hukuk yanı ağır basan bir dava olması nedeniyle bu Kanunda düzenlenme bulunmayan hallerde tazminat hukukunun genel prensipleri çerçevesinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun uygulanması gerekmektedir. Ceza Muhakemeleri Kanununun 280/1. maddesinde düzenlenen duruşma açılmadan düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilebilecek haller bir suç kovuşturması sonucu verilen hükümler için geçerli olup doğrudan tazminat davalarında uygulanması mümkün değildir. Bu nedenle Hukuk Muhakemeleri Kanununun istinafa ilişkin hükümlerinin kıyas yolu ile uygulanması gerekmekte olup, aynı Kanunun 353. maddesi gereğince tazminat miktarlarının azaltılması veya artırılmasının duruşma açılmaksızın düzeltilerek esastan reddine karar verilmesinde bir engel bulunmadığından tazminat miktarının artırılmasının duruşma açılarak yapılması gerektiğine ilişkin tebliğnamedeki bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.

2. Davacının hangi suç veya suçlardan gözaltına alınıp tutuklandığının tespiti amacıyla gözaltı, tutuklama, tahliye evraklarının Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde dosya arasına alınması gerektiği ile tutuklama müzekkeresinin infaz edilip edilmediği, infaz edilmiş olması halinde, infaz tarihleri ceza infaz kurumundan sorularak infaz edilen tutukluluk süresinin tereddüde mahal vermeyecek şekilde tespit edilerek tazminat koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmeyerek, eksik inceleme ile hüküm kurulması temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılamamıştır.

3. Tutuklandığı tarihte Türk Silahlı Kuvvetler mensubu olan ve görevine iade edilen davacının geriye dönük maaş alacaklarının idare tarafından kendisine ödenmesi nedeniyle maddi kaybı bulunmadığı, dava dilekçesinde sayılan cezaevi harcamaları, ziyaret masrafları vs. gibi giderlerin koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasına konu edilebilecek gerçek zarar kapsamında kalmadığından davacının maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.

4.Davacı hakkında hükmedilen manevi tazminat miktarının, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin edildiği anlaşıldığından davacının hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğuna yönelik temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 18.03.2019 tarihli ve 2018/3168 Esas, 2019/758 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

26.09.2023 tarihinde karar verildi.