12. Ceza Dairesi 2021/6383 E. , 2023/2549 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/3717 E., 2019/806 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 23.07.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 03.04.2018 tarihinde saat 01.00' de gözaltına alınıp ifadesi alındıktan sonra saat 18.00'de serbest bırakıldığını aynı suçla ilgili olarak başka bir soruşturma çervesinde yeniden 09.05.2018-11.05.2018 tarihleri arasında gözaltında tutuldığunu ilk soruşturma hakkında açılan davadan beraat ettiğini diğerin de ise mükerrer dosya olması sebebiyle davanın reddine karar verildiğinden bahisle davacının maddi ve manevi zararlarının tazmini için 50.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
2. Davalı vekili 27.08.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın yasal süre içerisinde ve yetkili mahkemede açılıp açılmadığının mahkemece re’sen incelenmesi gerektiğini, istenilen tazminatın yüksek olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
3. Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.10.2018 tarihli ve 2018/452 Esas, 2018/575 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 26.02.2019 tarihli ve 2018/3717 Esas, 2019/806 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.09.2021 tarih, 2019/46840 sayılı tebliğnamesi ile karara karşı başvurulan temyiz isteminin esastan reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; öğretmen olan ve 23.07.2016 tarihinde çalışma izni iptal edilen davacı hakkında yalnızca gözaltı sürelerinin göz önünde bulundurularak maddi ve manevi tazminata hükmedilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğuna ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mahkeme gerekçesinde "Dava dilekçesinde davacının asgari ücretle öğretmenlik yaptığı belirtildiğinden ve davacı asgari ücreti aşan bir geliri olduğunu belgeleyemediğinden maddi tazminat miktarı asgari ücret üzerinden hesaplanmıştır. Buna göre davacının 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/342 E.,2018/517 K. sayılı dosyası kapsamında 3.04.2018 tarihinde bir gün, Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 09/07/2018 Tarih 2018/567 E.,2018/556 K. sayılı dosyası kapsamında 09/05/2018 - 11/05/2018 tarihleri arasında 2 gün olmak üzere davacının aynı suç isnadıyla toplam 3 gün gözaltında kaldığı, 2018 yılı için aylık net asgari ücret miktarının 1.603,12 TL, günlük asgari ücret miktarının 53.43 TL olduğu, dolayısıyla davacının bu dönemdeki maddi zararının 53.43x3= 160,29 TL olduğu anlaşıldığından maddi tazminat talebinin fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilerek, bu miktar oranında kısmen kabul edilmiştir. Davacının üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında geçirdiği süre gözetilmek suretiyle, zenginleşme sonucu doğurmayacak şekilde, hak ve nesafet kurallarına uygun makul bir miktar olarak davacı yararına maddi ve manevi tazminata hükmedilmesinin uygun olacağı, fazlaya ilişkin talebin takdiren reddine karar verilmesinin gerektiği sonucuna ulaşılmış ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur." denilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Davacının Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/1360 soruşturma numaralı dosyası üzerinde silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan yürütlen soruşturma sırasında hakkında çıkarılan yakalama emrine istinaden 03.04.2018 tarihinde saat 01.00'de yakalanarak ifadesinin ardından saat 18.00'de serbest bırakıldığı, söz konusu dosya hakkında Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/6752 Esas numarasıyla iddianame düzenlenerek açılan dava sonunda Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/342 2018/517 Karar sayılı kararıyla beraatine karar verildiği, kararın 06.07.2018 tarihinde kesinleştiği, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca aynı suç nedeniyle 2018/39895 Soruşturma numarasıyla başka bir soruşturma dosyası daha açıldığı bu dosya kapsamında davacının 09.05.2018-11.05.2018 tarihleri arasında gözaltına alındığı, söz konusu soruşturma sonunda 2018/11567 esas numaralı iddianame düzenlendiği, Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/567 - 2018/11567 Karar sayılı kararıyla 5271 sayılı Kanunun 223 üncü maddesinin yedinci madesi gereğince mükerrer dava sebebiyle davanın reddine karar verildiği, kararın 18.07.2018 tarihinde kesinleştiği, gözaltına alınma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanuna tabii olduğu, süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
Gözaltına alındığı tarihte herhangi bir işte çalışmayan ve daha fazla geliri olduğuna dair belge sunmayan davacının maddi kaybının gözaltına alınma tarihindeki asgari ücret üzerinden hesaplanmasında ve buna göre hükmedilen maddi tazminat miktarında isabetsizlik görülmemiş, davacının çalışma izninin iptal edilmesi dolayısıyla çalışamamasından doğan zararın koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasına konu edilemeyeceği anlaşıldığından bu husustaki temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.
Davacı hakkında hükmedilen tazminat miktarının, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına ve tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin edildiği anlaşıldığından davacı vekilinin manevi tazminata ilişkin temyiz sebebi de yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 26.02.2019 tarihli ve 2018/3717 Esas, 2019/806 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.09.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!