12. Ceza Dairesi 2021/6356 E. , 2023/2558 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/471 E., 2019/511 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin davalı vekiline 09.04.2019 tarihinde tebliğ edilmesinin ardından, davalı vekilinin sunduğu10.04.2019 tarihli dilekçesinin katılma yoluyla temyiz niteliğinde olduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 29.05.2018 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 28.09.2017-02.10.2017 tarihleri arasında gözaltına alınan, 14.10.2017-26.12.2017 tarihleri arasında tutuklanan davacı hakkında yapılan yargılama sonunda beraat kararı verildiğinden bahisle davacının maddi ve manevi zararlarının tazmini için 150.000,00 TL maddi, 300.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
2. Davalı vekili 04.07.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, davacının her hangi bir maddi ve manevi kaybının bulunmadığını, söz konusu maddi kaybın tutuklu kalması ile ilgisinin olmadığını, davacının kendi kusur ve davranışlarıyla tutukluluğa sebep olduğunu, tazminat şartlarınında oluşmadığını, talep edilen miktarın zenginleşme amacına yönelik olduğunu, savunarak davanın reddini talep etmiştir.
3. Bafra Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.12.2018 tarihli ve 2018/94 Esas, 2018/181 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 05.03.2019 tarihli ve 2019/471 Esas, 2019/511 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı ve davacı vekillerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28.09.2021 tarih, 2019/48985 sayılı tebliğnamesi ile karara karşı başvurulan temyiz isteminin esastan reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Davacı vekilinin temyiz istemi; hükmedilen tazminat miktarlarının yetersiz olduğuna ve hesaplanan vekalet ücretinin yanlış olduğuna ilişkindir.
2.Davalı vekilinin temyiz istemi; davanın süresinde olmadığına, tazminat şartlarının oluşmadığına, davacının maddi kaybının bulunmadığına ve manevi tazminat miktarının hakkaniyete aykırı olduğuna ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mahkeme gerekçesinde "...davacı hakkında yapılan sosyal ekonomik araştırması, Sosyal Güvenlik Kurumundan gelen müzekkere cevabı ve tüm dosya kapsamına göre hazırlanan 28/11/2018 tarihli bilirkişi raporunda, davacının 4 gün gözaltında ve 73 gün tutuklu kaldığı günlere ilişkin olarak 3.602,83 TL tazminata hak kazandığı belirtilmiş, maddi tazminat yönünden bu miktar mahkememizce de uygun bulunmuş ve maddi tazminat talebinin 3.602,83 TL olarak haksız gözaltına alınma tarihi olan 28/09/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya verilmesine karar verilmiştir... manevi tazminat miktarı belirlenirken objektif bir kriter olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, davacının üzerine atılı suçun mahiyeti, gözaltına alınmasına ve tutuklu kalmasına neden olan olayın gerçekleşme biçimi, gözaltında ve tutuklulukta kaldığı süre, tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle hakkaniyet ölçüsünü aşmayaçak bir şekilde, hak ve nasafet kurallarına uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekeceğinden, davacının olay nedeniyle haksız gözaltına alınmasından ve tutuklanmasından dolayı duymuş olduğu manevi elem ve acı, olayın gerçekleşme tarzı ile haksız fiil tarihi olan 28/09/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz miktarı ile birlikte davacının elde edeceği parasal değer, manevi tazminatın bir zenginleşme aracı olamayacağı ilkesi ile davacının ekonomik durumu dikkate alınarak davacı lehine 5.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiş, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." denilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hükmedilen tazminatlar için tutuklama tarihinden itibaren faiz talebinde bulunulduğundan faiz başlangıç tarihininin 14.10.2017 şeklinde düzeltilerek esastan ret kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat davasının dayanağını oluşturan Samsun 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/508-2018/71 sayılı ceza dava dosyası kapsamında davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 28.09.2017-02.10.2017 tarihleri arasında 4 gün gözaltında, 14.10.2017-26.12.2017 tarihleri arasında ise 73 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonucunda davacının beraatine hükmedildiği, hükmün 12.03.2018 tarihinde kesinleştiği, gözaltına alınma ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanuna tabii olduğu, süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
A.Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden;
1.Davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir manevi tazminat tayin edildiği ve asgari ücreti aşan bir geliri olduğunu belgeleyemeyen davacı lehine asgari ücret üzerinden hesaplanan maddi tazminat miktarında isabetsizlik görülmemiş olup, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.15.08.2017 tarihli 694 sayılı KHK ile değişik, 01.02.2018 tarihli 7078 sayılı Kanunun 139 uncu maddesi ile aynen kabul edilen düzenleme ile 5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu dikkate alındığında, mahkemece hükmedilen nisbi vekalet ücreti miktarında isabetsizlik bulunmamaktadır.
B.Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden;
1.5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin birinci fıkrasındaki "Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her halde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir." şeklindeki düzenlemeye göre beraat kararında tazminat isteme hakkının davacının yüzüne karşı hatırlatılmasının 3 aylık süreyi başlatmayacağı anlaşıldığından davalı vekilinin süreye ilişkin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
2.Davacının tutuklu kaldığı suçtan yapılan yargılama neticesinde beraat ettiği, davanın süresinde açıldığı, mükerrer dava bulunmadığı, davacının tazminat isteyemeyecek kişilerden olmadığı gözetildiğinde tazminat isteme koşullarının oluştuğu, hükmedilen tazminat miktarlarının hak ve nesafet ilkelerine uygun olduğu, anlaşılmakla, davalı vekilinin diğer temyiz sebepleri de yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 05.03.2019 tarihli ve 2019/471 Esas, 2019/511 Karar sayılı kararında davacı ve davalı vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bafra Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.09.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!