WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Temmuz 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2021/6350 E.  ,  2023/2552 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/605 E., 2019/729 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin davalı vekiline 27.03.2019 tarihinde tebliğ edilmesinin ardından, davalı vekilinin sunduğu 02.04.2019 tarihli dilekçesinin katılma yoluyla temyiz niteliğinde olduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 01.06.2018 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 15.02.2017-25.05.2017 tarihleri arasında gözaltında ve tutuklu kalan davacı hakkında yapılan yargılama sonunda beraat kararı verildiğinden bahisle davacının maddi ve manevi zararlarının tazmini için 31.250,00 TL maddi, 125.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.

2.Davalı vekili 02.07.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, tazminat şartlarınında oluşmadığını, talep edilen miktarın zenginleşme amacına yönelik olduğunu, savunarak davanın reddini talep etmiştir.

3. Nevşehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.07.2018 tarihli ve 2018/201 Esas, 2018/243 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 06.03.2019 tarihli ve 2019/605 Esas, 2019/729 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.09.2021 tarih, 2019/48344 sayılı tebliğnamesi ile karara karşı başvurulan temyiz isteminin esastan reddine karar verilmesi talep edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Davacı vekilinin temyiz istemi; hükmedilen tazminat miktarlarının yetersiz olduğuna, davacının bilirkişilik yapması, ders ücretleri ve sınav ücretleri dolayısıyla da maddi olarak kayba uğradığından uğradığı zararın maddi tazminat olarak ödenmesi gerektiğine ilişkindir.

2.Davalı vekilinin temyiz istemi; davanın süresinde olmadığına, manevi tazminat miktarının hakkaniyete aykırı olduğuna ve davalı lehine de vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mahkeme gerekçesinde "...Gelen bilgi ve belgelere göre davacının gözaltında ve tutuklukta olduğu için mahrum kaldığı maaş ve ödemelerinin kurumu tarafından kendisine iade edildiği anlaşıldığından maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Manevi tazminat talebi hususunda ise , davacının terör örgütü üyeliği gibi ağır bir suç ile yargılandığı sabit olduğundan, davacının üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti itibariyle ağır, rencide edici olması, yargılama süreci, olayın meydana geliş tarzı ve genel hukuk ilkeleri nazara alınarak ve davacının sosyal statüsü gözetilerek, hayatın olağan akışı içinde işbu talebinin yerinde olduğu anlaşılmakla, duymuş olduğu acı ve ızdırabı gidermeye yarayacak, huzur ve tatmin hissi oluşturmaya yönelik ve davacının zenginleşmesine neden olmayacak şekilde, hak ve nesafet kurallarına, davacının gözaltında ve tutuklulukta geçen süreleri ile ekonomik ve sosyal durumuna uygun olmak üzere manevi tazminat miktarı takdiren 17.000 TL olarak belirlenmiştir. Netice olarak davacının tutuklulukta geçirdiği toplam 100 gün süre nedeniyle yukarıda açıklandığı üzere 17.000 TL manevi tazminatın CMK'nın 141. ve devamı maddeleri gereğince taleple bağlı kalınarak davacıya gözaltına alınma tarihi olan 15/02/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine, ayrıca 2.040 TL avukatlık ücretinin davalı hazineden alınarak hazineye verilmesine davacı fazlaya ilişkin taleplerinin reddine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."denilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hükmedilen tazminatlar için tutuklama tarihinden itibaren faiz talebinde bulunulduğundan faiz başlangıç tarihininin 14.10.2017 şeklinde düzeltilerek esastan ret kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tazminat davasının dayanağını oluşturan Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/148-2018/198 sayılı ceza dava dosyası kapsamında davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 15.02.2017-25.05.2017 tarihleri arasında 99 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonucunda davacının beraatine hükmedildiği, hükmün 20.04.2018 tarihinde kesinleştiği, gözaltına alınma ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanuna tabii olduğu, süresinde açıldığı ve tazminat koşullarının gerçekleştiği anlaşılmıştır.

A.Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden;
1.Davacının bilirkişilik görevi, ders ve sınav ücretleri nedeniyle alması muhtemel kazançların koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasına konu edilebilecek gerçek zarar kapsamında bulunmadığından maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.

2.Davacı hakkında hükmedilen manevi tazminat miktarının, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin edildiği anlaşıldığından davacının hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğuna yönelik temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.

B.Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden;
1.Davanın beraat kararının kesinleşmesinden sonra 3 ay içerisinde açıldığı anlaşıldığından davanın süresinde açılmadığına yönelik temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.

2.Davacı hakkında hükmedilen tazminat miktarının, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında ve tutuklu kaldığı süreye göre hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin edildiği anlaşıldığından davalı vekilinin hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna yönelik temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.

3.Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 gün ve 2 Esas, 63 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarında, ancak davanın tamamen reddi halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmolunabileceğinden, davanın kısmen kabulü halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi hukuka aykırı bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 06.03.2019 tarihli ve 2019/605 Esas, 2019/729 Karar sayılı kararında davacı ve davalı vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Nevşehir 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.09.2023 tarihinde karar verildi.