WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Temmuz 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2021/6209 E.  ,  2023/2823 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/229 E., 2018/214 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin davalı vekiline 25.01.2019 tarihinde tebliğ edilmesinin ardından, davalı vekilinin sunduğu 25.01.2019 tarihli dilekçesinin katılma yoluyla temyiz niteliğinde olduğu,
aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 13.03.2018 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 25.08.2016-27.09.2016 tarihleri arasında gözaltında ve tutuklu kalan alınan davacı hakkında yürütülen soruşturma sonunda takipsizlik kararı verildiğinden bahisle davacının maddi ve manevi zararlarının tazmini için 500.000,00 TL maddi, 500.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini talep etmiştir.

2. Davalı vekili 05.04.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın yasal süre içerisinde açılıp açılmadığının mahkemece re’sen incelenmesi gerektiğini, istenilen manevi tazminatın yüksek olduğunu, aynı konu ve haksız tutuklama nedenine dayalı olarak davacı hakkında birden fazla dava açılıp açılmadığının tespitinin gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.

3. Konya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.09.2018 tarihli ve 2018/176 Esas, 2018/301 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 31.12.2018 tarihli ve 2018/229 Esas, 2018/214 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23.09.2021 tarih, 2019/12917 sayılı tebliğnamesi ile karara karşı başvurulan temyiz isteminin esastan reddine karar verilmesi talep edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Davacı vekilinin temyiz istemi; maddi tazminat talebinin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğuna ve hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğuna ilişkindir.

2.Davalı vekilinin temyiz istemi; hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olduğuna ve davalı lehine de vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mahkeme gerekçesinde "...Davacının soruşturma yapılmadan önce polis memuru olarak görev yaptığı, 09.08.2016 tarihinde açığa alındığı, verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karar sonucunda davacının 16.01.2018 tarihinde göreve iade edildiği, 657 sayılı Devlet Memurları Kununu'nda görevden uzaklaştırılan devlet memuruna göreve iade edildiği zaman eksik ödenen/ödenmeyen maaaşların ödeneceği ve özlük haklarının değerlendirileceği hususu belirtildiğinden davacının görevinden uzaklaştırılması nedeni ile maaş ve özlük hakları nedeniyle maddi tazminata konu edilebilecek bir alacağının bulunmadığı tespit edilmiş ve davacı vekilinin maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.... Söz konusu emsal nitelikteki kararda belirtilen ilkeler ışığında somut olay incelendiğinde; davacının göz altında ve tutuklukta geçirdiği süre, davacının sosyal ve ekonomik durumu ile konumu nazara alınarak davacı lehine takdiren 3.000,00 TL manevi tazminat miktarı mahkememizce kabul edilmiş fazlaya ilişkin talebin ise reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir." denilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince hükmedilen manevi tazminat miktarı 2.750,00 TL şeklinde, vekalet ücreti ise; 845,00 TL şeklinde düzeltilerek esastan ret kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tazminat davasının dayanağını oluşturan Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/41041 sayılı soruşturma dosyası kapsamında davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 25.08.2016-27.09.2016 tarihleri arasında 33 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan soruşturma sonucunda davacı hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, kararın 15.02.2018 tarihinde kesinleştiği, gözaltına alınma ve tutuklanma tarihi itibariyle davanın yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun hükümlerine tabi olduğu, süresinde açıldığı ve yasal koşulların gerçekleştiği anlaşılmıştır.

A.Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden;
1.Kamu görevinden açığa alındıktan sonra görevine iade edilen davacının geriye dönük maaş alacaklarının idare tarafından kendisine ödeneceği dolayısıyla koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasına konu olabilecek maddi zararı bulunmadığından maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

2.Davacı hakkında hükmedilen manevi tazminat miktarının, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin edildiği anlaşıldığından davacının hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğuna yönelik temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.

3.15.08.2017 tarihli 694 sayılı KHK ile değişik, 01.02.2018 tarihli 7078 sayılı Kanunun 139 uncu maddesi ile aynen kabul edilen düzenleme ile 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu dikkate alındığında, mahkemece hükmedilen vekalet ücreti miktarında isabetsizlik bulunmamış, davalı vekilinin hükmedilen vekalet ücretine yönelik istinaf talebine istinaden vekalet ücretinin düzeltilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

B.Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden;
1.Davacı hakkında hükmedilen manevi tazminat miktarının, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin edildiği anlaşıldığından kararda bu bakımdan hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 gün ve 2 Esas, 63 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarında, ancak davanın tamamen reddi halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmolunabileceğinden, davalı vekilinin kendisine de vekalet ücreti verilmesi gerektiğine yönelik temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 31.12.2018 tarihli ve 2018/229 Esas, 2018/214 Karar sayılı kararında davacı ve davalı vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Konya 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.09.2023 tarihinde karar verildi.