WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Temmuz 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2021/6191 E.  ,  2023/2541 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/144 E., 2019/217 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 14.05.218 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 31.07.2016-10.10.2016 tarihleri arasında gözaltında ve tutuklu kalan davacı hakkında yürütülen soruşturma sonunda takipsizlik kararı verildiğinden bahisle davacının maddi ve manevi zararlarının tazmini için 35.256,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.

2. Sinop Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.07.2018 tarihli ve 2018/130 Esas, 2018/227 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

3. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 29.01.2019 tarihli ve 2019/144 Esas, 2019/217 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

4.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22.09.2021 tarihli 2019/26520 sayılı tebliğnamesi ile hükmün onanması talep edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; öğretmen olan davacının alamadığı ek ders, kurs ücreti vs gibi daha çok kaybının olduğuna, avukatına ödediği bedelin de maddi tazminat kapsamında ödenmesi gerektiğine ve hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğuna ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü:
Mahkeme gerekçesinde "...Davacı her ne kadar hakkındaki soruşturma sebebiyle açığa alındığı tüm süre için ek ders ve diğer kalemlere ilişkin tazminat talebinde bulunmuşsa da... yalnızca davacı hakkında haksız koruma tedbirlerinin uygulandığı döneme ilişkin olabileceği, kalan dönem için genel idari hükümlerine göre başvuruda bulunabileceği nazara alınarak davacının gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği 30.07.2016-10.10.2016 dönemi arasındaki maddi kayıpları hususunda yapılan incelemede, Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2017/8844 esas ve 2018/414 karar sayılı ilamı itibariyle davacının çalıştığı kuruma müzekkere yazıldığı, cevabi yazıda, davacı tarafından bu konuda açılan idari bir dava bulunmadığının ve davacının bu dönemde çalışması halinde alacağı ek ders ve nöbet ücreti ile öğretim yılı hazırlık ödeneği toplamının 2.280,14 TL olduğunun bildirildiği görülmekle bu miktarın maddi tazminat olarak ödenmesine ve haksız gözaltında alındığı tarih olan 31.07.2016 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verildiği,davacı vekilince dosyaya serbest meslek makbuzu sunulmadığı, dosya arasına alınan soruşturma evrakı örneğinde davacı vekiline ait vekaletnameye rastlanmadığı, davacı hakkında kovuşturmanın yer olmadığına dair karar verilmesi itibariyle davacı yana soruşturma sonucunda yüklenen herhangi bir avukatlık ücret gideri de olmadığı görülmekle Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2016/12408 esas ve 2017/2139 karar, 2018/768 esas ve 2018/5402 karar sayılı ilamları da nazara alınarak davacının bu yöndeki maddi tazminat talebinin de reddedildiği... davacının, öğretmenlik görevi yürütmesi itibariyle toplum önünde ve bilinir olması da nazara alınarak davacının bu suçlama dolayısıyla duyacağı manevi ıstırabın daha fazla olacağı kanaatiyle hak ve nesafet kuralları çerçevesinde, ortalama gelir düzeyine sahip davacının sebepsiz zenginleşmesine de imkan vermeyecek şekilde ve manevi tazminat miktarının belirlenmesinde gözaltında geçen sürenin devamı boyunca duyulan ıstırabın, başlangıçtakine göre nispeten hafif olacağı da nazara alınarak manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 9.000,00 TL manevi tazminatın haksız gözaltı tarihi olan 31.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine karar verildiği..." denilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü:
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hükmedilen manevi tazminat miktarı 5.000,00 TL şeklinde, vekalet ücreti ise; 873,60 TL şeklinde düzeltilerek esastan ret kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tazminat davasının dayanağını oluşturan Sinop Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/667 sayılı soruşturma dosyası kapsamında davacının Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs ve silahlı terör örgütüne üye olmak suçlarından 31.07.2016-10.10.2016 tarihleri arasında 71 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yürütülen soruştuma sonunda davacı hakkında 12.03.2018 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, kararın 27.03.2018 tarihinde davacıya tebliğ üzerine itiraz edilmemesiyle kesinleştiği, gözaltına alınma ve tutuklanma tarihi itibariyle davanın yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun hükümlerine tabi olduğu, süresinde açıldığı kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

1.Tutuklu kaldığı süreçte öğretmen olan davacının maaşının sonradan tamamen ödenmiş olması ve ek ders kayıpları gibi ücretlerin muhtemel zarar kapsamında değerlendirilebileceğinden maddi tazminat kapsamına dahil edilemeyeceği dolayısıyla; maddi tazminat talebine ilişkin talebin reddine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de; temyiz edenin sıfatına göre bu husus bozma nedeni yapılamadığından yine aynı gerekçe ile davacı vekilinin maddi tazminat miktarının yetersiz olduğuna ilişkin temyiz sebebi de yerinde görülmemiştir.

2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 29.05.1957 tarihli, 1957/4 Esas, 1957/16Karar sayılı içtihadı birleştirme kararında da açıklandığı üzere; vekalet ücreti yargılama giderlerindendir. Buna göre karşı tarafa yüklenmesi gereken vekalet ücretinin bağımsız bir varlığı olamayacağından ayrı bir dava konusu da yapılamayacaktır. Davacının, kendi vekili ile yaptığı ve sadece tarafları bağlayan ücret sözleşmesi niteliğindeki vekalet akdi uyarınca ödenmesi kararlaştırılan bedelin koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilmeyeceği gözetilmelidir.

Anılan ve yerleşik Yargıtay uygulamaları nazara alındığında, tazminat talebinin dayanağını oluşturan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiği, maktu vekalet ücretini aşan ve serbest meslek makbuzu ile ispatlanan kısmın ise davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, bu nedenle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamına dahil edilemeyeceği anlaşıldığından davacı vekilinin ceza davasında dolayısıyla davacının ödemek zorunda kaldığı vekalet ücretinin de maddi zarar hesabında göz önünde bulundurulması gerektiğine yönelik temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.

3.Davacı hakkında hükmedilen manevi tazminat miktarının, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında ve tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin edildiği anlaşıldığından davacının hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğuna yönelik temyiz sebebi de yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 29.01.2019 tarihli ve 2019/144 Esas, 2019/217 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Sinop Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.09.2023 tarihinde karar verildi.