12. Ceza Dairesi 2021/5966 E. , 2023/1748 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 24.07.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Silahlı Terör Örgütü suçlamasına binaen 12.10.2017 tarihinde gözaltına alındığını, 17.10.2017 tarihinde adli kontrol tedbiri ile serbest bırakıldığını, ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/653 Esas, 2018/216 Karar sayılı ilamı ile beraat ettiğini, sonuç olarak 3.000,00 TL maddi, 60.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 63.000,00 TL tazminatın müvekkilinin gözaltına alındığı 12.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı vekili 07.09.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacının, ilgili kovuşturmaya yer olmadığına dair kararının kesinleşmesinden sonra 3 ay içerisinde yetkili mahkemede dava açılmaması sebebiyle davanın süre yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesi, mahkeme masrafları ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
3.... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.22.2018 tarihli ve 2018/224 Esas, 2018/306 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4. ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 15.01.2019 tarihli ve 2018/325 Esas, 2019/66 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2) numaralı alt bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 23.09.2021 tarihli, davacı vekilinin temyiz talebinin esastan reddi görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi;
1.Maddi tazminat talebinin kabul edilmesi gerektiğine,
2.Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna,
ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü:
Davacının soruşturma ve kovuşturma aşamasında kendisini özel müdafii ile temsil ettirdiğinden bahisle 3.000,00 TL maddi tazminat talebinde bulunulmuş ise de; vekâlet ücretine ilişkin düzenlenmiş avukatlık serbest makbuzunun davacı tarafça dosyaya sunulmadığı, yargılamanın yapıldığı ... 4. ACM'nin 2017/653 Esas, 2018/216 Karar sayılı dosyasında sanığın kendisini vekille temsil ettirdiğinden bahisle 4.360,00 TL vekâlet ücretinin hüküm altına alınmış olduğu, SGK İl Müdürlüğünden getirtilen hizmet döküm cetvelinin incelenmesinde davacının gözaltında kaldığı dönem içerisinde çalışmasını sürdürdüğü ve işten atıldığına ilişkin herhangi bir belgenin de dosyaya sunulmadığı anlaşılmış olmakla maddi tazminat talebinin şartları oluşmadığından bu talep yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Davacının maddi tazminat talebi yerinde değilse de, beraat ettiği ... 4. ACM'nin 2017/653 Esas, 2018/216 Karar sayılı dosyası kapsamında 12.10.2017-17.10.2017 tarihleri arasında gözaltında kaldığı ve bu şekilde manevi tazminat talebinin şartlarının oluştuğu değerlendirilerek davacının sosyal ekonomik durumu,beraat ettiği dosyadaki üzerine atılı suçun hukuki niteliği, tazminata konu işlemin gerçekleştiği tarihteki paranın satın alma gücü, gözaltında geçen süreler, hak ve nesafet ilkesi de nazara alınarak takdiren 250,00 TL manevi tazminatın dava dilekçesindeki talep dikkate alınarak 12.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine; davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü:
Hükmedilen manevi tazminatın az olduğu gerekçesiyle manevi tazminat miktarının 1.000,00 TL'ye yükseltilmesi sureti ile düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/653 Esas, 2017/216 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 12.10.2017-17.10.2017 tarihleri arasında 5 gün gözaltında kaldığı, yapılan yargılama üzerine 10.04.2018 tarihinde beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 18.04.2018 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanun'un 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı anlaşılmıştır.
1.Maddi Tazminat Talebinin Kabul Edilmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 29.05.1957 tarihli, 1957/4 Esas ve 1957/16 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararında da açıklandığı üzere , vekâlet ücreti yargılama giderlerindendir. Buna göre karşı tarafa yüklenmesi gereken vekâlet ücretinin bağımsız bir varlığı olamayacağından ayrı bir dava konusu da yapılamayacaktır. Davacının, kendi vekili ile yaptığı ve sadece tarafları bağlayan ücret sözleşmesi niteliğindeki vekâlet akdi uyarınca ödenmesi kararlaştırılan bedelin koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilmelidir.
Anılan içtihadı birleştirme kararı ve yerleşik Yargıtay uygulamaları nazara alındığında, tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine maktu vekâlet ücretine hükmolunması gerektiği, maktu vekâlet ücretini aşan ve serbest meslek makbuzu ile ispatlanan kısmın ise davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, bu nedenle maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Hükmedilen Manevi Tazminat Miktarının Az Olduğuna İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti yapıldığından hükmedilen manevi tazminat miktarında hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 15.01.2019 tarihli ve 2018/325 Esas, 2019/66 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.05.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!