12. Ceza Dairesi 2021/5854 E. , 2023/1792 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 23.06.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; öğretmen olan davacının Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçlaması ile ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/3751 Soruşturma sayılı dosyasıyla yürütülen soruşturma kapsamında 01.09.2016 tarihinde gözaltına alındığını ve ... Sulh Ceza Hakimliğinin 2016/241 sorgu sayılı kararıyla 06.09.2016 tarihinde tutuklandığını, 12.10.2016 tarihine kadar 42 gün boyunca haksız olarak tutuklu kaldığını, yürütülen soruşturma sonucunda davacı hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini kararın 07.04.2017 tarihinde kesinleştiğini, tutuklu kaldığı süre boyunca çalışamadığı için maddi kayıplara uğradığını, bu sürede maaşının tamamını alamayan, eğitime hazırlık ödeneğinden ve ek ders ücretlerinden mahrum kalarak kazanç kaybına uğrayan davacı lehine 3.500,00 maddi, uğradığı manevi zarar nedeniyle ise; 100.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
2. Davalı vekili 17.07.2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacının talebine konu tazminat miktarının fahiş nitelikte olup sebepsiz zenginleşmeye neden olacak şekilde olduğundan davanın reddini talep etmiştir.
3. ... Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.10.2017 tarihli ve 2017/170 Esas, 2017/215 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4. ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 23.10.2018 tarihli ve 2018/374 Esas, 2018/2439 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22.09.2021 tarih, 2019/5894 sayılı tebliğnamesi ile temyiz isteminin esastan reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi, öğretmen olan davacının atılı suçlama nedeniyle yaşadığı manevi sıkıntıya oranla hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük tutulmasına ilişikindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mahkeme gerekçesinde "Davacı ...'ın ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2016/3751 sayılı soruşturma dosyasında "Silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan 01.09.2016 tarihinde gözaltına alındığı, ... Sulh Ceza Hakimliği'nin 2016/241 sorgu sayılı kararı ile 06.09.2016 tarihinde tutuklandığı, ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından re'sen 12.10.2016 tarihinde tahliye edildiği, 22.03.2017 tarihinde kamu davası açmaya yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesiyle hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, kararın 07.04.2017 tarihinde kesinleştiği, davacının haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle tazminat isteminde bulunduğu, 5271 sayılı CMK'nın 141/1-e maddesi hükmü uyarınca kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilen kişilerin maddi ve manevi her türlü zararlarını, Devletten isteyebilecekleri, 5271 sayılı CMK'nın 142/1 maddesi hükmü uyarınca karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her halde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulması gerektiği bu haliyle davanın süresinde açıldığı ve davacının 5271 sayılı CMK'nın 144. maddesine göre tazminat isteyemeyecek kişilerden olmadığı tespit edilmiştir.... Davacı dava dilekçesinde gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği sürede Eylül-Ekim ayı maaşının bir kısmının, eğitime hazırlık ödeneğinin ve ek ders ücretinin ödenmediğini bu sebeple maddi kaybının olduğunu iddia etmiş ise de dosya kapsamında ... İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün 19/07/2017 Tarih 375 sayılı yazısı ile davacının 21.07.2016 tarihinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 137. maddesi uyarınca görevinden uzaklaştırıldığı, 21.07.2016 tarihinden sonra tutuklanma tarihi olan 06.09.2016 tarihinden önce 2016 yılı Ağustos ayı maaşının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 137. maddesi uyarınca 2/3 oranında olmak üzere 2.141,29 TL olarak ödendiği, davacı hakkında uygulanan görevden uzaklaştırma tedbiri sürdüğünden 21.07.2016 tarihinden itibaren sigortasının devam ettiği ancak 1/3 oranında maaş ödemesinin ve her yıl eğitim-öğretim yılı başında ödenen eğitime hazırlık ödeneğinin ödenmediğinin bildirilmesi karşısında davacının alamadığı maaş miktarı, eğitime hazırlık ödeneği ve ek ders ücretinin hakkında uygulanan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 137. maddesindeki görevden uzaklaştırma tedbirinden kaynaklandığı, davacının uğradığını iddia ettiği zarar ile uygulanan koruma tedbiri arasında nedensellik bağı bulunmadığı mahkememizce kabul edilmiştir. Sonuç olarak davacının gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği sürelere ilişkin herhangi bir maddi kaybının bulunmadığı, bu taleplerin idari yollarla kendi kurumundan karşılanabileceği anlaşıldığından maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Öğretmen olan davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına ve tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği süre ve diğer hususlar gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet kurallarına uygun şekilde manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 4.000,00-TL manevi tazminatın taleple bağlı kalınarak gözaltına alındığı 01.09.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazine'den alınarak davacıya verilmesine, davacı kendisini vekil avukat ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre 3.960,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." denilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Tazminat davasının dayanağını oluşturan ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/3751 sayılı soruşturma dosyası kapsamında davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 01.09.2016-12.10.2016 tarihleri arasında 41 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan soruşturma sonucunda davacı hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, kararın 07.04.2017 tarihinde kesinleştiği, gözaltına alınma ve tutuklama tarihi itibariyle davanın yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanuna tabii olduğu, süresinde açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların gerçekleştiği anlaşılmıştır.
15.08.2017 tarihli 694 sayılı KHK ile değişik, 01.02.2018 tarihli 7078 sayılı Kanunun 139 uncu maddesi ile aynen kabul edilen düzenleme ile 5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı anlaşıldığından davacının hakkında hükmedilen tazminat miktarına göre hesaplanan nispi vekalet ücretinin sulh ceza hakimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretin altında kalması nedeniyle, davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin sulh ceza hakimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu vekalet ücreti olan 770,00 TL'ye hükmedilmesi gerekirken, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu vekalet ücreti olan 3.960,00 TL'ye hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de; bu husus temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
Davacı hakkında hükmedilen manevi tazminat miktarının, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin edildiği anlaşıldığından davacı vekilinin manevi tazminat miktarına yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 23.10.2018 tarihli ve 2018/374 Esas, 2018/2439 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.05.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!