WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2021/5792 E.  ,  2023/1911 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 10.05.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının ... 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/126 esas sayılı ceza dosyası kapsamında 01.10.2016 tarihinde gözaltına alındığını, 06.10.2016 tarihinde salıverildiğini, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiğini, öğretmen olan davacının bu soruşturma sebebiyle açığa alındığını ve ihraç edildiğini maaş kaybının olduğunu belirterek meydana gelen maddi zararları için 150.000,00 TL maddi ve 120.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini talep etmiştir.

2. Davalı vekili 07.06.2018 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılıp açılmadığı, mahkemenin yetkili olup olmadığı, davacı vekilinin tazminat davası açma yetkisinin olup olmadığı, ceza davasının kesinleşip kesinleşmediği hususlarının araştırılması gerektiğini, maddi ve manevi tazminat talebinin yüksek olduğunu, davanın öncelikle zamanaşımı yönünden, daha sonra esastan reddini talep etmiştir.

3. ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.09.2018 tarihli ve 2018/350 Esas, 2018/566 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4. ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 29.11.2018 tarihli ve 2018/3106 Esas, 2018/3246 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.09.2021 tarih, 2019/24966 sayılı tebliğnamesi ile temyiz taleplerinin esastan reddine karar verilmesi talep edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi, öğretmen olan davacının tazminata konu ceza davasının soruşturması nedeniyle açığa alınıp ihraç edildiğini ve özel kurumlarda çalışmasının dahi engellendiğini, dolayısıyla ihraç edilmesi sebebiyle alamadığı maaşlarının maddi tazminat kapsamında ödenmesi gerektiğini ve hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğuna ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mahkeme gerekçesinde "Mahkememizce toplanan tüm delillerin takdir ve değerlendirilmesi sonucunda; davacının ... 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/126 sayılı soruşturma dosyasına konu eylem nedeniyle 01/10/2016 tarihinde gözaltına alındığı, 06/10/2016 tarihinde salıverildiği ve bahse konu ceza dosyasında 30/01/2018 tarihinde sanık hakkında beraat kararı verildiği, kararın kesinleştiği, gözaltında kalınan sürenin mahsup edildiğine dair bir bilgiye ulaşılamadığı ve davacının mükerrer nitelikte açmış olduğu başkaca tazminat davasının bulunmadığı anlaşılmıştır. Davacının maddi tazminat yönünden yapılan değerlendirmede; yapılan araştırma sonucu davacının öğretmen olarak çalıştığının tespit edildiği, gözaltında kaldığı günleri kapsayan Eylül 2016 maaşını tam olarak aldığı, davacı vekilinin 11/09/2018 tarihli celsede alınan beyanından anlaşıldığı üzere gözaltı süresini kapsayan ve peşin olarak almış olduğu Eylül 2016 tarihli maaşını iade etmediği ve dolayısıyla gözaltı süresinde maddi kaybının olmadığı anlaşılmakla maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Davacının manevi tazminat talebi yönünden ise; objektif bir kriter olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, yakalanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında geçen süre, tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle, hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nefaset kurallarına uygun makul bir miktarın tayin ve tespiti gerekeceğinden gözaltı süresi, davacının sosyal ve ekonomik durumu, duymuş olduğu acı, manevi elem, üzüntü gibi hususlar ve zenginleşme yasağı da dikkate alınarak manevi tazminat talebinin 1.000,00 TL üzerinden kısmen kabulüne fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar vermek gerekmiştir." denilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan ... 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/126-2018/79 sayılı ceza dava dosyası kapsamında davacının terör örgütü propagandası yapmak ve 2911 sayılı Kanuna muhalefet suçundan 01.10.2016-06.10.2016 tarihleri arasında 5 gün gözaltında kaldığı, yapılan yargılama sonucunda davacının beraatine hükmedildiği, hükmün 07.02.2018 tarihinde kesinleştiği, gözaltına alınma tarihi itibariyle davanın yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanuna tabii olduğu, süresinde açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların gerçekleştiği anlaşılmıştır.

Öğretmen olan davacının 17.10.2016 tarihinde görevinden uzaklaştırılıp 07.02.2017 tarihinde ihraç edilmesi nedeniyle alamadığı maaşlarının ve çalışamamasından kaynaklı maddi kaybını talep etmiş ise de; 5 gün olan gözaltı süresini kapsayacak şekilde Eylül 2016 maaşını aldığı ve iade etmediğinin anlaşılması karşısında gözaltı süresince maddi kayba uğramadığı, soruşturma nedeniyle kayba uğradığı iddiasının koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasına konu edilemeyeceği ve koruma tedbiri ile doğrudan bağlantısı olmadığı olmadığı anlaşıldığından maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.

Davacı hakkında hükmedilen manevi tazminat miktarının, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin edildiği anlaşıldığından davacı vekilinin manevi tazminat miktarına yönelik temyiz sebepleri de yerinde görülmemiştir.

15.08.2017 tarihli 694 sayılı KHK ile değişik, 01.02.2018 tarihli 7078 sayılı Kanunun 139 uncu maddesi ile aynen kabul edilen düzenleme ile 5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı düzenlendiğinden davacı lehine hükmedilen tazminat miktarına göre belirlenen vekalet ücretinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 29.11.2018 tarihli ve 2018/3106 Esas, 2018/3246 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

30.05.2023 tarihinde karar verildi.