WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 27 Haziran 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2021/5789 E.  ,  2023/1812 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SUÇ : Taksirle yaralama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.... 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.10.2018 tarihli ve 2018/478 Esas, 2018/733 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ile dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 4.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 5 ay süreyle ehliyetinin geri alınmasına karar verilmiştir.

2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 18.02.2019 tarihli ve 2019/330 Esas, 2019/525
Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ile mahalli Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının kabulü ile duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 25.09.2021 tarihli ve 2019/39661 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. GEREKÇE
Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde;

1.Mahkemelerce bir yargılama faaliyetinin yapılabilmesi ve hüküm kurulabilmesi için, yargılamaya konu edilecek eylemle ilgili usulüne uygun olarak açılmış bir ceza davası bulunmalıdır. Nitekim, 5271 sayılı Kanun'un 170 inci maddesinin dördünü fıkrasında ''“İddianamede, yüklenen suçu oluşturan olaylar, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanır.” ve aynı Kanun'un 225 inci maddesinin birinci fıkrasında “Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir.” düzenlemelerine yer verilmiş olup, iddianamede, yüklenen suçun unsurlarını oluşturan fiilin ya da fiillerin nelerden ibaret olduğunun hiçbir tereddüte yer bırakmayacak biçimde açıklanması ve açıklanan fiil ve faili hakkında yargılama yapılarak hüküm verilmesi gerekir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 01.10.2019 tarihli ve 2017/550-2019/574 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, bir olayın açıklanması sırasında bir başka olaydan söz edilmesi, o olay hakkında dava açıldığını göstermez. İddianamede dava konusu yapılan fiilin bir başka olaya dayalı olmadan, bağımsız olarak açıklanması gerekir.

Yargılamaya konu somut olayda, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen iddianamede; “Müşteki ... ve ...'ın Narkotik Suçlarla Şube Müdürlüğünde görevli polis memuru oldukları, olay günü ...'ın kullanmakta olduğu araçla yapılan araştırmalar neticesi şehre yüklü miktarda uyuşturucu geleceği istihbaratı üzerine 34 UG 3518 plakalı aracı takibe aldıkları, şüpheli ...'un yapılan tüm ihbarlara rağmen aracını durdurmadığı, trafik güvenliğini tehllikeye sokacak şekilde manevra yaptığı, ...'ın bu araca çarpmamak için manevra yaptığı, bu sırada Malkaçoğlu Sokak yönüne bakan Dominos Pizza'nın köşe kısmına çarptığı, kaza neticesi mağdurlar ... ve ...'un BTM ile giderilebilecek nitelikte yaralandıkları, şikayetçi oldukları,

Olayla ilgili olarak hazırlanan bilirkişi raporunda kazanın oluşumunda ...'un da kusurlu olduğunun bildirildiği,

Taraflar arasında yapılan uzlaştırma işlemlerinin müştekilerin istediği maddi edimin şüpheli tarafından kabul edilmemesi nedeni ile olumsuz sonuçlandığı,

İncelenen tüm dosya kapsamı ile şüphelinin üzerine atılı bulunan suçu işlediğine dair hakkında kamu davası açılmasını gerektirir yeterli şüpheyi oluşturan deliller elde edildiği anlaşılmakla,

Şüphelinin yargılamasının yapılarak yukarıda belirtilen sevk maddeleri gereğince CEZALANDIRILMASINA, TCK'nın 53/6. maddesi gereğince sürücü belgesinin geçici süreyle geri alınmasına karar verilmesi kamu adına talep ve iddia olunur” biçimindeki anlatıma dayalı olarak, sanığın 5237 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası gereğince cezalandırılması istemiyle taksirle yaralama kamu davası açıldığı halde, olay ile bağdaşmayan ve örtüşmeyen şu değerlendirme ile: "Sanıkların aşamalandırılan savunmalarında yüklenen suçlamayı kabul etmedikleri ve kamu görevlisine karşı görevi yaptırmamak için direnme durumlarının söz konusu olmadığını bildirdikleri, sanıkların bu savunmalarının aksine katılana karşı görevi yaptırmamak için cebir veya tehdit kullandığına dair herhangi bir delil bulunmadığı, olay günü kamu görevlilerince yapılan ihbar üzerine katılanın sanıkların içerisinde bulunduğu Atmacam isimli tekne üzerine çıktığı, bunun üzerine sanıkların tekne üzerindeki midyeleri denize attıkları ve evrak ile belgeleri isteyen kamu görevlilerine bu belgeleri ancak limanda verebileceklerini, istenilen belgelerin teknede olmadığını belirttikleri, bunun üzerine kamu görevlilerince olay yeri tespit tutanağı düzenlendiği, tutanakta da bu hususlara yer verildiği, sanıkların tekne üzerindeki midyeleri denize atma ve tekneye ait evrakları teslim etmeme ve göstermeme eylemleri dışında görevlilere karşı cebir ya da tehdit niteliğinde sayılacak herhangi bir eylemlerini tutanağa yansıtılmadığı, bu husus ve olgular itibarı ile sanıkların herhangi bir cebir ve tehditte bulunmadıklarıı, direnme suçunu işlemdiklerine dair savunmalarının aksine delil bulunmadığı, yakalanan midyeleri denize atma, istenilen belgeleri vermemeden ibaret olan eylemin görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturmayacağını bu banada yükelenen eylemin oluşması için gerekli cebir veya tehdit unsurunun söz konusu olayda mevcut olmadığı, bu haliyle eylemin yasada tanımlanan unsurlar itibarı ile oluşmadığı ve suç olarak tanımlanmadığı anlaşıldığından sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken mahkumiyetlerine karar verilmesi yasaya aykırı ise de; CMK'nın 280/1-a maddesi delaletiyle CMK'nın 303/1-a maddesi gereğince olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden toplanan delillere göre beraat kararı verilebileceği anlaşıldığından ilk derece mahkemesince sanıklar hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün kaldırılmasına ve sanıklara yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması nedeniyle CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince ayrı ayrı beraatlerine, ..." sanık hakkında açılmamış olan görevi yaptırmamak için direnme suçundan beraat hükmü kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 225 inci maddesinin birinci fıkrasına aykırı davranılması,

2.Sanık hakkında taksirle yaralama suçundan duruşma açılmaksızın dava dosyası üzerinden yapılan inceleme ile yeni bir hüküm kurulması, 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi kapsamına aykırı davranılması, hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır.

III. KARAR
Başkaca yönleri incelenmeyen ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 18.02.2019 tarihli ve 2019/330 Esas, 2019/525 sayılı kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren
... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.05. 2023 tarihinde karar verildi.