WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 19 Haziran 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2021/5596 E.  ,  2024/1085 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : Beraat
TEMYİZ EDENLER : Katılanlar vekili,katılan sanık ... müdafi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılanlar vekili ve katılan sanık ... müdafi tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında taksirle öldürme suçundan ayrı ayrı 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince beratine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca katılanlar vekilinin ve katılan sanık ... müdafinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanlar vekilinin temyiz isteği; sanıkların kusurlu olduğuna ilişkindir.

Katılan sanık ... müdafinin temyiz isteği; diğer sanığın kusurlu olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 24.09.2015 günü, saat 11:20 sıralarında Sanık sürücü ... yönetimindeki 43 LE 780 plakalı otomobil ile Gölmarmara istikametinden Alaşehir istikametine doğru seyir halinde iken olay mahalli ışıklı trafik işaret cihazı ile kontrollü kavşağa geldiğinde, seyrine göre sağ taraftan Salihli istikametinden gelerek kavşak müşterek alanına giriş yapan sanık sürücü ... yönetimindeki 45 SA 6304 plaka sayılı otomobil ile çarpışması sonucunda; sanık ...’in aracındaki yolcu Cemile’nin öldüğü, sanık ... ve aracındaki Suna’nın kemik kırığı, Memiş’in ise basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde yaralandığı, sanık ... ile basit tıbbi müdahale ile giderilemez şekilde ve aracındaki üç yolcunun basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde yaralandığı olayda; her iki sürücünün de yeşil ışıkta geçtiğini iddia ettiği, kamera kaydı ve olayı gören tanık olmadığı, kaza tespit tutanağında her iki sürücünün de kavşağa hızını azaltmadan girmediği nedeniyle kusurlu olduğu tespitinin yer almıştır.

Adli Tıp İstanbul Trafik İhtisas Dairesi'nden soruşturma ve kovuşturma aşamasında alınan her iki raporda da olayın sanık sürücü ... 'ın ışık ihlali yapması sonucunda meydana gelmesinin kabulü halinde sanık sürücü ... yönetimindeki otomobil ile olay mahalli ışık kontrollü kavşağa kendisine yanan kırmızı ışığa rağmen girip ilk geçiş hakkını yeşil ışıkta kavşağa girmiş olan diğer sanık idaresindeki vasıtaya bırakmamış, dikkatsiz, özensiz ve nizamlara aykırı hareket etmiş olup olayda asli ve tam kusurlu olduğu, sanık sürücü ... 'in ışık ihlali yapması sonucunda meydana gelmesinin kabulü halinde sanık sürücü ... yönetimindeki otomobil ile olay mahalli ışık kontrollü kavşağa kendisine yanan kırmızı ışığa rağmen girip ilk geçiş hakkını yeşil ışıkta kavşağa girmiş olan diğer sanık idaresindeki vasıtaya bırakmamış, dikkatsiz, özensiz ve nizamlara aykırı hareket etmiş olup olayda asli ve tam kusurlu olduğu bildirilerek alternatifli kusur dağılımı yapıldığı görülmüştür.

Mahkemece her iki katılan sanığın da yeşil ışıkta geçtiklerini beyan ettikleri, kaza anını kaydeden herhangi bir kamera görüntüsüne rastlanmadığı, kazayı net olarak gören ve ışık ihlali yönünde net bir beyanda bulunan tarafsız tanıkların tespit edilemediği, bu nedenle hangi katılan sanığın ışık ihlalini gerçekleştirdiği belirlenemediği ve sanık savunmalarının aksine her türlü şüpheden uzak soyut isnattan öte herhangi bir delil elde edilemediği anlaşıldığından, amacı maddi gerçeğin ortaya çıkarılması olan ceza yargılamasının en önemli ilkelerinden olan ''şüpheden sanık yararlanır'' ilkesi uyarınca katılan sanıkların atılı suçu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince isnat edilen suçtan ayrı ayrı beraatlerine karar verildiği anlaşılmaktadır.

2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmemiş, hangi katılan sanığın ışık ihlalini gerçekleştirdiği belirlenemediği ve sanık savunmalarının aksine her türlü şüpheden uzak soyut isnattan öte herhangi bir delil elde edilemediği anlaşıldığından, amacı maddi gerçeğin ortaya çıkarılması olan ceza yargılamasının en önemli ilkelerinden olan ''şüpheden sanık yararlanır'' ilkesi uyarınca katılan sanıkların atılı suçu işlediğinin sabit olmaması" gerekçesiyle sanıkların beraatlerine karar verildiği anlaşılmış olup Mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, değerlendirmenin yerinde olduğu anlaşıldığından, sanıkların beraatine yönelik yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği görülmüştür.

IV. GEREKÇE ve KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, katılan sanık ... müdafiinin ve katılanlar vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

Yukarıda izah edilen olur çerçevesinde istinaf aşamasında alınan İTÜ bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, sanık ... yönetimindeki 43 LE 780 plaka sayili otomobil ile kavşağa 60 km hız ile girdiğini beyan ettiği, olay yeri meskun mahal hız sınırının üstünde seyrettiği Taytan kavşağına geldiğinde kavşağa girmekte olan otomobili gördüğünde yavaşlaması gerekir iken hızını azaltmadan kavşağa girerek ve etkin fren tedbirine başvurarak çarpışmayı engellemediği, sanık ...'in ise kavşağa 60-70 km hız ile girdiğini beyan ettiği, kavşağa yaklaşır iken hızını azaltmadığı ve solundan yaklaşmakta olan aracı gorduğunde etkin fren tedbirine başvurarak çarpışmayı engellemediği için kusurlu olduğunun kabulü ile mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde beraatlerine karar verilmesi,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle katılanlar vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Salihli Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.03.2024 tarihinde karar verildi.