WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2021/4822 E.  ,  2024/1676 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/98 E., 2018/760 K.
SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
HÜKÜM :... 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/449 Esas-2017/645 Karar sayılı kararının hüküm fıkrasının 1.paragrafının hükümden çıkarılarak yerine; "...Sanık ... hakkında iddianameye konu eylem hakkında... 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/704
Esas-2017/477 Karar sayılı dosyasında hüküm verildiği ve bu hükmün
01/11/2017 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla CMK'nun 223/7
maddesi uyarınca DAVANIN REDDİNE..." ibaresi eklenmek suretiyle
hükmün CMK 280/1-c maddesi uyarınca düzeltilerek istinaf
başvurusunun esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk derece mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında,... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.11.2017 tarihli ve 2016/449 Esas, 2017/645 Karar sayılı ilamıyla "Bodrum Belediye Başkanlığı imar ve şehircilik müdürlüğünün yine dosyada bulunan 02/11/2017 günlü cevabi yazısı ve 3 adet 04/07/2017 tarihli 2017/383-3 , 383-2,383-1 sayılı yapı ruhsatlarında suça konu iddia olunan ve fiziki inşai müdahale olarak kabul edilen akaryakıt istasyon deposu , ofis ve işyeri istinat duvarı ile ilgili ruhsat verildiği, dolayısıyla sanığın eyleminin suç olmaktan çıktığı, kaldı ki sanıkça yapıların başlatıldığı ancak tamamlanmadığı inşaat öncesi ruhsat talebinde bulunduğu ancak sürecin uzaması nedeniyle bitirmeden bu halde beklettiği, suça konu olduğu iddia olunan parselin zaten imar planı içerisinde bir taşınmaz olduğu anlaşılmış bu şekilde sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurları oluşmadığı" gerekçeleriyle beraatına karar verilmiş, kararı katılan vekili ile sanık müdafiinin istinaf etmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesince;

"Bodrum 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.11.2017 tarihli ve 2016/449 Esas, 2017/645 Karar sayılı kararına karşı sanık müdafii ile katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan inceleme neticesinde;

" ...
Görüldüğü üzere gerek işbu dosyanın iddianamesi ile dava konusu edilen eylemin gerekse... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/704 Esas- 2017/477 karar sayılı olup 01/11/2017 tarihnde kesinleşen dosyanın iddianamesi ile dava konusu edilen eylemin aynı olduğu; bu hususun ilk derece mahkemesince yerinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirikişi raporları ve kurumlardan gelen yazı cevaplarından da açıkça anlaşıldığı;

Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 20/10/2014 tarih 2013/25636 Esas-2014/20335 sayılı kararı ve emsal mahiyette pek çok kararda da belirtildiği üzere, sit alanında gerekli izinler alınmadan yapılan inşai/fiziki müdahalelerin, yargılama devam ederken "sanık tarafından hazırlanan projenin ilgili kurullarca uygun bulunarak onaylanmasından sonra ilgili belediyece de yapı ruhsatı-yapı kullanma izin belgesi verilmesi halinde mahkemece mahallinde uzman bilirkişiler refakatinde keşif yapılarak imalatlanrın onaylı projelerine-yapı kullanam izin belgelerine uygunluğu denetlenip, onaylı proje ve ruhsat (yapı kullanam izin belgesi) kapsamı dışında imalatın bulunup bulunmadığı kontrol edildikten sonra" sanığın atılı suç yönünden kastının bulunmadığının kabul edilebileceği;

Aynı şekilde TCK 184/1 maddesine muhalefet suçundan açılan kamu davalarında da yapı ruhsatı verilmesinin TCK 184/5 maddesinin uygulanması için yeterli olmayıp, yapı kullanma izin belgesinin aranması gerektiği; zira TCK 184/5 maddesinin uygulanabilmesi için kişinin ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak yaptığı binayı imar planına ve ruhsata uygun hale getirmesi"nin koşul olduğu, burada bahsedilenin tamamlanmış imalatlar yönünden yapı kullanma izin belgesi ularak anlaşılmak gerektiği, zira yapı ruhsatının devam eden imalatlarla ilglg olup, imalatın yapı rhsatında verilen süre içerisinde yapı ruhsatı kapsamına uygun olarak tamamlanması halinde yapı kullanma izin belgesi düzenlenmesi ile yapının ruhsatlı hale geldiğinden sözedilebileceğinin imar mevzuatı hükümleinin gereği olduğu (Anayasa Mahkemesinin 2004/9 E-2008/119 Karar sayılı kararı içeriği, Yargıtay 4.C.D.'nin 11/11/2008 tarih 2009/20770 E-18508 K. sayılı ve benzer mahiyette kararları) ;

Yukarıdaki iki paragrafta izah edilen nedenlerle her ne kadar ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/704 Esas- 2017/477 karar sayılı olup 01/11/2017 tarihnde kesinleşen dosyasında, dava konusu imalatla ilgili olarak sadece yapı ruhsatının bulunduğu, henüz yapı kullanma izin belgesinin olmadığı dikkate alınmadan sanık hakkında TCK 184/5 maddesi uygulanarak hüküm kurulmuş ise de, anılan hükmün istinaf edilmeksizin 01/11/2017 tarihinde kesinleştiği;

İstinaf incelemesine konu işbu dosyadaki kararın ise 02/11/2017 tarihli olduğu, ve yukarıda izah edildiği üzere her iki dosyada yargılamaya konu eylemin aynı eylem olduğu; bu haliyle sanığın eldeki davaya konu eyleminden dolayı açılmış bir dava ve verilip kesinleşmiş bir hüküm bulunduğu anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği, nitekim Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2013/20624 E-2014/22213 K sayılı; aynı dairenin 2013/29179 E-2014/26090 K sayılı; aynı dairenin 2012/28806 E-2013/19050 K sayılı; aynı dairenin 2012/28458 E-2013/720 K sayılı; aynı dairenin 2012/32059 E-2013/6315 K sayılı kararlarının da bu yönde olduğu;

Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin incelemeye konu sanığın beraatine dair kararının dosya kapsamına göre usul ve yeseye aykırı olduğu ...",

Gerekçeleriyle,... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/10/2017 tarih ve 2016/704 Esas ve 2017/477 Karar sayılı kararın hüküm fıkrasının 1. paragrafının çıkarılarak yerine; "...Sanık ... hakkında iddianameye konu eylem hakkında... 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/704 Esas-2017/477 Karar sayılı dosyasında hüküm verildiği ve bu hükmün 01/11/2017 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla CMK'nun 223/7 maddesi uyarınca DAVANIN REDDİNE..." ibaresi eklenerek düzeltilmek suretiyle hükmün CMK 280/1-c maddesi uyarınca düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; sanık hakkında mahkûmiyet hükmü tesis edilmesi gerektiğine ve re'sen tespit olunacak nedenlere ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
11.02.2016 tarihli rapora göre ... ili,... ilçesi, ...Mahallesi, 428 Ada 5 Parsel numaralı tasınmazda yerinde yapılan incelemede, yol kotunun biraz altında eğimsiz arazi yapısına sahip olduğu ve parsel üzerinde iş makinalarının çalıştığının belirtilmesi üzerine sanık hakkında ... Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün ... 2 Nolu Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonunun 16.02.2016 tarihli ve 826 sayılı kararı doğrultusunda suç duyurusunda bulunması üzerine sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılıktan soruşturma işlemlerine başlanıldığı, 13.04.2016 tarihli görgü tespit tutanağına göre taşınmaz üzerinde altyapı çalışmalarına başlandığı, etrafının perde betonla kaplandığı ve iç kısmının molozla doldurulduğu inşaat çalışmalarına devam edildiğinin tespit edildiği, sanık hakkında 11/05/2016 tarihinde düzenlenen iddianameyle 2863 sayılı Kanuna aykırılıktan dava açıldığı, suçlamaya konu yerin ... Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğünün 29.04.2011 tarihli kararıyla 3. derece doğal sit alanında kaldığının tespit edildiği, dosyada belirtilen tescil kararına ilişkin ilan tutanaklarının yer almadığı, sanığın 17.11.2016 tarihli duruşmada müdafii eşliğindeki savunmasında suçlamaya konu yerin doğal sit alanında kaldığını bilmediğini, tapuda herhangi bir şerh de bulunmadığını, belediyeden ilgili ruhsat talebinde bulunduklarını, bu aşamada sadece istinat ve çevre duvarı yapmaya başladığını, mühürleme işleminden sonra devam etmediğini, suç işleme kastı bulunmadığını beyan ettiği, mahkemece 09.12.2016 tarihinde icra edilen keşif üzerine dosyaya sunulan 23.01.2017 tarihli bilirkişi raporunda suçlamaya konu taşınmaza ilişkin 22.02.2016 tarihinde yapı tatil zaptı tutularak mühürlenerek sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan suç duyurusunda bulunulduğu ve taşınmazın 3. derece doğal sit alanında kaldığı gerçekleştirilen izinsiz uygulamaların ruhsat alınmadan yapıldığı belirtilerek LPG istasyonu alt yapı imalatlarının 2863 sayılı Kanun kapsamında izinsiz inşai ve fiziki müdahale olduğunun belirtildiği, ... Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonunun 23.05.2017 tarihli ve 280 sayılı kararıyla suçlamaya konu istinat duvarlarının ilgili mevzuat kapsamında Belediyesi tarafından ruhsatlandırılması kaydıyla uygun olduğunun belirtildiği, İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün 03.10.2017 havale tarihli yazısında suçlamaya konu taşınmaza ilişkin akaryakıt istasyon deposu, ofis ve işyeri istinat duvarı ile ilgili 07.07.2017 tarihli 2017/383-3, 383-2, 383-1,sayılı yapı ruhsatlarının verildiği anlaşılmıştır.

Bodrum 1. Asliye Ceza Mahkemesince, dosyada yer alan tutanaklar, bilirkişi raporu ile sanık savunması birlikte değerlendirilerek yapılan yargılama neticesinde yargılamaya konu müdahalelere ilişkin yapı ruhsatlarının verildiği gerekçesiyle atılı suçun unsurları oluşmadığından sanığın beraatine karar verilmiştir.

Diğer yandan aynı taşınmazla ilgili olarak;... Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün 22.02.2016 tarihli yapı tatil zaptıyla .../Bodrum/ ...mahallesi 428 ada 5 parsel sayılı taşınmaz üzerinde kaçak ve ruhsatsız olarak ebatları tutanakta belirtilen ve krokide gösterilen perde beton duvarlar oluşturulmuş vaziyette inşaat olduğunun tespiti üzerine sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduğu ve 25.10.2016 tarihli iddianame ile sanık hakkında atılı suçtan cezalandırma istemli açılan davanın... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/704 Esas sırasına kaydedilip, 11.10.2017 tarihli ve 2017/477 karar sayılı kararla "dava konusu yerin yapı ruhsatına uygun hale getirildiği" gerekçesi ile kamu davasının TCK 184/5 maddesi ve CMK'nun 223/8 maddesi uyarınca düşürülmesine karar verildiği, bu kararın Uyap kayıtlarına göre 01/11/2017 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Bölge Adliye Mahkemesince, her iki dosyada yargılamaya konu eylemin aynı eylem olduğu; bu haliyle sanığın eldeki davaya konu eyleminden dolayı açılmış bir dava ve verilip kesinleşmiş bir hüküm bulunduğu anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek hükmün CMK 280/1-c maddesi uyarınca düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca,... 1. Asliye Ceza Mahkemesine Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.04.2024 tarihinde karar verildi.